• dolar dolar 3.5857
  • euro euro 3.7937
  • 14-12-2016 11:37

AYSİAD Başkanı Hüseyin Erikler açıkladı..

AYSİAD Başkanı Erikler: Dolar bozdurarak ekonomiye yön veremeyiz

AYSİAD Başkanı Hüseyin Erikler açıkladı..

Yaşanan olumsuzluklar iş dünyasının psikolojini bozdu, moralini ve motivasyonunu düşürdü.  Ekonominin yeniden atağa geçmesi için öncelikle iş dünyasının motivasyonunun yükseltilmesi gerektiğini söyleyen AYSİAD Başkanı Hüseyin Erikler, bunun için hem STK’lara hem de siyasi iktidara önemli görevler düştüğünü belirtti.

PAMUKKALEHABER
AYSİAD Başkanı Hüseyin Erikler ile Türkiye ve Denizli ekonomisini, iş dünyasının içinde bulunduğu durumu değerlendirmeye devam ediyoruz.  AYSİAD’ın kuruluşu, üye profili ve faaliyetleri ile ilgili açıklamalarda bulunan Erikler, ekonominin rakamlardan ibaret olduğunu belirterek, “Rakamlar düşer yükselir. Önemli olan iş adamlarının motivasyonudur” diyerek iş dünyasının moral ve motivasyonunun yükseltilmesi gerektiği vurguladı. Erikler, iş dünyasının bu karanlık durumdan çıkması ve moral ve motivasyonlarını yeniden işe vermeleri içinse hem STK’lara hem de siyasi iktidara önemli görevler düştüğünü belirtti. İşte Erikler’e göre yeniden bir ekonomik atılım için yapılması gerekenler.



KARANLIK TABLODAN ÇIKIP YENİDEN EKONOMİYE YÖNLENMELİYİZ
Aslında ekonomi demek rakamdır. Rakamlar ne kadar düşük olursa olsun eğer, psikolojiniz, moral ve motivasyonunuz yerinde olmazsa o ekonomiyi canlandıramazsınız. Öncelikle moral ve motivasyonumuzu yeniden işe vermeliyiz. Bu sucuydu, bu bucuydu veya o şu örgüttendi gibi şeyleri biz sanayici, işadamları olarak bırakmalıyız.  Zaten devletin birimleri, personeli var bu işlerle ilgilenen. Tüm STK’lara ben sizlerin aracılığı ile seslenmek istiyorum. Artık biz bu karanlık tablodan çıkarak eğitimler, organizasyonlar düzenlemeliyiz ki bütün sanayicinin çalışanın motivasyonu yükselsin. Onun içinde STK’lar bu konuda çok önemli. Ticaret Odamız, Sanayi Odası, Borsa ve biz tüm STK’lar seferber olmalı diye düşünüyorum. Ekonomiye yönlenmeliyiz. Bunun örneğini geçenler BASİAD yaptı. Çokta güzel oldu. Getirdiği konuk Denizli sanayicisine, ihracatçısına önemli sunumlar gerçekleştirdi.  Bizlerde ordaydık, bizlerde yapmalıyız. Bizler gittiği gibi o sivil toplum kuruluşları da bizlere gelmeli. Ve birlik bütünlük ve beraberliği sergilemeliyiz.



PLATFORM ÇOK VERİMLİ DEĞİL 
Denizli’de çok sayıda işadamları derneğinin üyesi olduğu Denizli İşadamları Tüccarlar ve Sanayiciler Platformu'nun bende üyesiyim. Öz eleştiri yapmak gerekirse ben çok verimli görüşmelerin yapıldığını düşünmüyorum.  Hala baskının o olayların etkisinde. Bu çalışmaları olumsuz etkiliyor.  Biz AYSİAD olarak bundan sıyrılabilmek adına, İŞKUR ve KOSGEB ile görüşmeler yaptık. Dedik ki biz ortamdan sıyrılmak için adım atmalıyız.  Onların desteği ile genç girişimci yetiştirmek adına protokol imzaladık. 4 haftada 25’en kişiden 100 kişiye, KOSGEB destekli yeni girişimcilik belgesi tasdik ettik.  Bu insanlardan bir kısmı hepsi olmasa da bir kısmı sanayiye dönse iş yeri açsa ülkeye faydalı hale gelir. Bir kişi bile çalıştırsa yanında ekonomiye can verecektir.  Bizim gücümüz buydu AYSİAD olarak, biz bunu yaptık.  Şimdi diğer STK’larda şu karanlık durumu insanlardan söküp atmalı. Televizyonu açıyorsunuz kriz haberleri. Kriz haberlerine bakarak, ağlayarak biz bu ülkeyi kurtaramayız. Çalışarak üreterek kurtarabiliriz. 



TÜM KURUMLAR SEFERBER OLMALI
Denizli ekonomisini müteşebbis ruhlu insanlar yön veriyor.  Devletin bir lirası bile olmaz. İnsanlar borç alır, evini-arsasını satar iş kurar. Denizli’nin potansiyeli var. Ama bunların hepsi moral ve motivasyonla olur. Biz işverenlerin moralini yükseltmeliyiz ve devletin bütün kurumları, kamu kurumları onlara yardımcı olmalı. Bu devirde biraz bürokrasi azaltılmalı. Bürokrasiyle insanlar boğulmamalı.  Burada Vergi Dairesi başkanı, vergi dairelerinin müdürleri, belediye başkanları,  tüm kamu kurumları, valiler kaymakamlar seferber olmalı. Ben yatırım yapacağım, ben bir iş yeri açacağım,  ben 1 kişi çalıştıracağım diyen insanların önü açmalı. 

DOLAR BOZDURARAK EKONOMİYE YÖN VEREMEYİZ AMA…
Ben mali müşavirim. Çok sayıda sanayici, işadamı, tüccar mükelleflerimiz var. İhracatçı olanlar elbette dolarla çalışıyor, Euro ile çalışıyor. Eğer ihracat yapıyorsanız yabancı paradan sıyrılma şansınız yok. Dolar bozdurmak ekonomiye yön verir mi? Derseniz. Eğer doların yükselmesiyle ülke zor duruma düşürülmeye çalışılıyorsa ki öyle. O zaman Gaspıralı İsmail’in dediği gibi elimizden gelen işle başlamamız gerek.  5 dolar olur,10dolar olur, 50 dolar olur bozdurarak Dolar bozdurma kampanyasını desteklemeliyiz. Ama tabiki birde bunun realitesi var. Bugün Merkez Bankası’nın döviz rezervi 115-120 milyar dolar. Bunun bürüt karşılıkları var. Bunlar düştüğü zaman 25 milyar dolar 26 milyar dolara düşüyor Merkez Bankası’nın dolar rezervi, halkın yastık altı tabir ettiğimiz elinde bulunan dolar 1.5 milyar. 1.5 milyar dolarla biz dövize yön veremeyiz. Ama bize karşı ekonomik olarak savaşan ülkelere biz yıkılmadık ayaktayız, biriz, birlikteyiz ve diriyiz sinyalini verebiliriz. Bu bunun için önemli ve ben de son derece olumlu buluyorum dolar bozdurma kampanyasını.  Herkesin katılmasında fayda görüyorum. Bu ülke bizim. Bu gün bozdururuz durumlar iyileştiğinde de almayı da biliriz.  Saklayabildiğimiz gibi almaya da biliriz. Sıkıntı yok. 



EN AZ DOLAR KADAR FAİZ RİSKİ VAR
Evet dolar bu ülke için çok önemli, ama bu ülke için en az dolar kadar önemli faiz riski var. Bugün hepimiz taksitle alışveriş yapıyoruz.  Bugün 48 taksit araba alıyoruz, 120 taksit ev alıyoruz, bu faizlerin yüzde 1, yüzde 2 arttığını düşünüyor musunuz?  Bankalar bu faizleri yükselttiği zaman zaten ekonomik olarak belirli bir bütçe ile yaşayan halkımızın bu faizleri kaldırabilme gücü var mı? Biz sadece dolara endeksli yaşamamalıyız. Faiz de bu ülkenin en büyük risklerinden bugün. Gayrisafi milli hasılamız kadar borcumuz var. Borçlanma oranımız var. Gayrisafi milli hasılanın yüzde 90’ların üzerinde borçlanmamız var. Yani bire bire gelmişiz. O zaman demek ki bu ülkenin sorunu sadece döviz değil. Yüksek faizde bu ülkenin sorunu. Ve dışarda yüzde 05, yüzde 1 gibi faizler ülkemizde 8’lerde 10’larda. Avrupa’da örneğin bir Alman, bir Fransız parasını bankaya götürdüğünde yıllık yüzde 2 alıyor. Türkiye’ye getirdiği zaman yüzde 10-12 alıyor. Almanya’da 5 yılda alacağı faizi Türkiye’de bir yılda alıyor. Bu bizim kaynağımız, bu ülkeden yurt dışına giden bir para. Döviz ne kadar tehlikeliyse faizde bu ülke için o kadar tehlikeli. Onu da göz ardı etmemeliyiz. 


İHRACATTA KAR MARJI DÜŞTÜ
MİKTAR BAZINDA ARTAN İHRACAT SEVİNDİRMEZ 
DENİZLİ SANAYİCİSİ TEŞVİKLERDEN YARARLANMIYOR
EKONOMİ İŞADAMLARININ AYAKLARININ ALTINDA 
ORTA GELİR TUZAĞINDAN NASIL KURTULURUZ?

Yarın Denizli Ekonomisinin Nabzı’nda
 
 



HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

BAŞKANLIK SİSTEMİ İÇİN HALK NE DÜŞÜNÜYOR