Denizli Haber - BASİAD, 2025 yılı büyüme rakamlarını değerlendirerek, sürdürülebilir kalkınma için üretim ve ihracat odaklı büyümenin zorunlu olduğuna dikkat çekti.
2025 BÜYÜMESİ İSTİKRAR AÇISINDAN ÖNEMLİ, ANCAK YETERLİ DEĞİL
BASİAD tarafından yapılan açıklamada, Türkiye ekonomisinin 2025 yılında yüzde 3,6 oranında büyüdüğü hatırlatıldı. Küresel talep koşulları, finansman maliyetleri ve jeopolitik riskler dikkate alındığında bu oranın istikrar açısından önemli olduğu belirtilirken, büyümenin yapısının önümüzdeki dönem için dikkatle değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
SANAYİ VE İHRACAT BÜYÜMEYE YETERLİ KATKI SUNAMADI
Derneğin değerlendirmesine göre 2025 verileri; sanayi büyümesinin sınırlı kaldığını, ihracatın büyümeye belirgin katkı veremediğini ve büyümenin ağırlıklı olarak iç talep ile hizmetler sektöründen kaynaklandığını ortaya koydu. Bu tablonun kısa vadede denge sağlayabileceği ancak orta ve uzun vadede dış ticaret dengesi ve rekabet gücü açısından riskler barındırdığı ifade edildi.
ÜRETİM VE İHRACAT EKONOMİNİN TEMEL TAŞI
Açıklamada sanayi üretimi ve ihracatın döviz kazandıran, istihdam yaratan ve cari dengeyi güçlendiren temel unsurlar olduğuna dikkat çekildi. Özellikle tekstil ve hazır giyim gibi emek yoğun ve yüksek ihracat kapasitesine sahip sektörlerin, Türkiye’nin küresel tedarik zincirindeki konumunu belirleyen stratejik alanlar arasında yer aldığı vurgulandı.
İHRACATÇILARIN GÜNDEMİNDE MALİYET VE FİNANSMAN SORUNU
Son dönemde ihracatçı firmaların küresel talepteki yavaşlama, artan girdi maliyetleri ve finansmana erişimde yaşanan zorluklarla karşı karşıya kaldığına işaret edilen açıklamada; fiyat istikrarı, kur dengesi ve finansman erişiminin üretim kapasitesini destekleyecek şekilde uyumlu ilerlemesinin önemine dikkat çekildi.
SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜME İÇİN DÖRT BAŞLIKTA ÖNERİ
BASİAD, sürdürülebilir büyüme için şu başlıkların önceliklendirilmesini önerdi:
- Üretim yatırımlarının desteklenmesi: Makine, teçhizat ve teknoloji yatırımlarına uzun vadeli, uygun maliyetli finansman sağlanması.
- İhracat rekabetçiliğinin korunması: Kur, enflasyon ve maliyet dengesinin ihracatçı sektörlerin rekabet gücünü zayıflatmayacak şekilde yönetilmesi.
- Katma değerli üretim: Tekstil ve hazır giyimde teknik tekstiller, markalaşma ve tasarım yatırımlarının teşvik edilmesi.
- Enerji ve girdi maliyetleri: Enerji yoğun sektörler için öngörülebilir ve rekabetçi maliyet yapısının oluşturulması.
“KALICI REFAH ÜRETİMLE MÜMKÜN”
Açıklamanın sonunda, Türkiye’nin sürdürülebilir refah artışının üretim kapasitesinin güçlenmesine, sanayinin ekonomideki payının artmasına ve ihracatın büyümeye daha fazla katkı sağlamasına bağlı olduğu vurgulandı. BASİAD, kamu ve özel sektör iş birliğiyle üretim ve ihracat temelli bir büyüme modelinin ülkenin ekonomik dayanıklılığını artıracağına inandıklarını belirtti.