BİRBİRİMİZİ ANLAMALIYIZ

Abone Ol

Dünya ülkelerinin tarihlerinde çok önemli kişiler gelir, gider. Bunlar özellikleri olan, düşündüklerini uygulamaya koyarak ülkesine faydalı olan özel insanlardır. Böyle özel insanlar her ülkede karşımıza çıkmaktadır. Bazılarının isimleri ülkesinin önemli yerlerinde, şehirlerde, meydanlara verilir. Bazılarının resimleri ülkelerinde kullanılan paraların üzerine basılır. Dünya tarihine iz bırakan bu özel insanlar dünya döndükçe konuşulur. Bu insanlar unutulmazlar, hep anılırlar.
Mesela;
1 -  Fatih Sultan Mehmet, Bizans İmparatorluğunu yıkan çok iyi eğitim görmüş büyük Hükümdardır.
2 – Mustafa Kemal ATATÜRK, Asker, Devlet adamı, Siyasetçi. Türkiye Cumhuriyetin kurucusudur. Birinci Dünya Savaşından sonra Anadolu’ ya yayılan işgalcileri, İttifak Devletlerini dur diyerek düşmana karşı Milli Mücadeleyi başlatan büyük insandır. 
3 -  Cengiz Han, Orta Asya da en büyük güç olan Moğol İmparatorluğunun kurucusudur.
4 – Jül Sezar, Büyük Roma İmparatorluğunun ilk imparatoru ve halen hakkında konuşulan İmparator.
5 - Napolyon, Fransız Devrimi'nin generali, Fransa Cumhuriyeti'nin ilk başkanı, sonrasında da    İmparator olmuştur. Ülkesine katkı sağlamıştır.
6 - Abraham Lincoln, Amerika Birleşik Devletlerinde iç savaşında başkanlık yapmıştır. Başarılı bir yöneticidir.
7 - Winston Churchil, İngiltere’de başarılı Politikalar üretmiş bir Devlet adamıdır.
8 – Vladimir Lenin, Rusya’ da devrimler yapan, kalkınmayı başlatan isimdir.
Böyle büyük insanlar zekaları ile, ülkelerine bağlılıkları ile, başarıları ile, dünyada iz bırakarak göçüp gittiler. Hakkın huzuruna giderken de, ne bir çorap, ne de bir toplu iğne götürdüler. Yaptıkları iyiliklerle anılmaya, en önemlisi de hayırla yâd ediliyorlar.
Mustafa Kemal ATATÜRK, Adnan Menderes, Turgut Özal ülkemize çok büyük katkıları olan büyüklerimizdir. Hepsini rahmetle anıyoruz. Bunları yazma sebebim geriye dönüp bazı şeyleri hatırlayarak şimdiki zamanı iyi analiz yapabilmektir.
İlk önce Enerjiden başlarsak,  Geçmişteki enerji üretimimizin artışı şöyle ( Kurulu gücümüz )
2000 Yılında 27.264 MW Üretim yapılırken
2002 Yılında 31.845 MW Üretim olmuştur.
2006 Yılında 40.564 MW Üretim olmuştur.
2010 Yılında 49.524 MW Üretim olmuştur.
2014 Yılında 66.186 MW Üretim olmuştur.
Termik Santral, Hidroelektrik Santral, Rüzgâr ve Güneş Santralleri ile üretim miktarları.
14 yılda 2,5 kat üretim artışı yapılmasaydı, sanayi yatırımları olması mümkün değildi.
Geçmişte yani 1980’ li yıllarda her gün 5 saat enerji tasarrufu kısıtlamasına gidiliyordu. Hatırlayanlar çoktur. Enerji üretimine önem verilmeseydi, bugün bu çağda elektriksiz yaşamın zor olacağını hepimiz biliyoruz. Özellikle sanayide üretim ve istihdam çok ciddi problemler yaşardı. İstihdam daralır, fabrikalar çalışamazdı. 
Ulaşım ve karayollarımızı iyi hatırlayalım. Tek şeritli geliş ve gidişli yollarda hatalı sollama nedeniyle can kayıpları ve maddi kazalar yaşanmaktaydı.  Şimdi ise yollarımız duble yol veya otoban yollar haline gelmiştir. Bu çalışmayı yapan Ulaştırma Bakanlığı büyük işler başarmıştır. Hızlı Tren devreye girdi, şehirler uzak olmaktan çıktı. Ulaşım kolaylaştı.
Ekonomimiz, paramız pul olmuştu.1.000 TL’ye sakız alıyorduk. Paramızdan altı sıfır atıldıktan sonra kullanım kolaylığı ve gerçek değerinde işlem görmeye başladı. Ekonomide bol sıfırlı para kullanılması imkânsızdı.Enflasyon ile mücadele başladı. Yıllık Oranlarda enflasyon aşağıdaki tablodaki gibi yüksek seyirdeydi.
1994 Yılı  --- % 125,5
1996 Yılı ---  %   79,8
1998 Yılı --- %    69,7
2001 Yılı --- %    68,5
2003 Yılı --- %    18,4
2005 Yılı --- %     7,7
2010 Yılı --- %     6,4
2012 Yılı --- %    6,2
Bu tablodaki enflasyonlu yıllarda ülkemden yılda en az 50 milyar dolar yüksek faiz ödüyordu. Şimdi ise şartlar değişti. Geçmiş yıllarda Türk lirasını Sanayici % 80 faiz oranlarına yakın kredi kullanıyordu. Döviz kredileri ise %25 oranlarında idi. Şimdi ise bu oranlar tek haneli rakamlardadır.dahada düşmesi bekleniyor.
2002 yılında İhracat rakamları 36 Milyar Dolar seviyelerindeydi. Şu anda 165 Milyar Dolarlarda artarak yükselmektedir. 2023 yılına konulan hedef 500 Milyar Dolardır. Hedef koymak başarı getirir. Umarım Türkiye’miz başarılı olur. Bunu başarmak için gayret ve çalışma gerekiyor.
İthalat ve İhracatın çok verimli bir şekilde kullanılması, lüks tüketim mallarının ithalatında yüksek vergi konulması dış ticaret açığımızın bir miktar düşmesine yardımcı olacaktır.
Dört mevsimi en iyi şartlarda yaşayan ülkemizde Tarım imkânlarını çok iyi kullanarak, sürülmeyen, ekilmeyen bir karış dahi toprak kalmamalıdır. Ülkesine katkı koymak budur. Üretmek de ülkeye katkıdır. Güneşi bizden daha az gören ülkelerde iki hasat alınırken, maalesef bizde bir hasatla yetiniyoruz. Mümkünse alınabiliyorsa bizde iki hasat yapmalıyız. İşte ekonomiye katkı sağlamak budur. Hedefe ulaşmak için yapılmalıdır.  
Ülke kalkınmasında tarihe ismini yazdırmaya, bu kalkınma hamlesinde büyük çaba ve katkıları olan başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, bakanları ve ekibidir. Makamlar hizmet için vardır. Hizmetlerdeki başarı takdir, yanlışlar tenkit edilebilir. 
2002 yılında AK Parti iktidara geldiğinde Türkiye’ deki belirsizlik, sıkıntılar yavaş yavaş bertaraf edildi. Ülkemiz kalkınma hamlesi yaptı. Kalkınmaya devam edecek.kalkınmada yerimizi almalıyız.
Çalışkan ve başarılı devlet adamlarımız dünyada kendilerini kabul ettirmişlerdir. Halen ülkesi için mücadele verirken incir çekirdeğini doldurmayacak meseleleri gündeme getirmek, hükümetin çalışmalarında hızının kesilmesine gerek var mıdır? Kavga ile neyi,nasıl sonuçlandırabiliriz.
Bu ülkenin dışında yaşayabileceğimiz başka toprak veya ülke var mıdır? 
Neden hep birlikte kalkınma hamlesine katkı koymuyoruz. Neden her şeyin iyi gittiği bu dönemi baltalıyoruz. Ülke bayrağı altında toplanıp kalkınmada, üretmede birlikte hareket ederek gelecek nesillerimize iyi bir Türkiye bırakmak hepimizin boynunun borcu değil midir? 
Bence dil, ırk, renk, mezhep, düşünce, fikir ne olursa olsun bu ülkede yaşayan her birey için Türkiye önemli olmalıdır. Ülkem için gerekeni yapmalıyım denilmelidir.
Bazı konularda muhalif olabilirsiniz ancak neden ve niçin’lerini açıklayıp çözüme katkı koymak en doğru bir davranış biçimi olmalıdır.
Tarihe iz bırakacak olan 2002 yılından sonraki gelişmeler mutlaka arşivlerde yerini almıştır.
Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ ın kıymetini yine rahmetli Turgut Özal gibi kaybettikten sonramı anlayacağız. 
Çok geç olmadan yaşanan tecrübeler bize örnek olmalı. Bir çuval ceviz içinde, birkaç çürük ceviz çıkacak, ancak çuvaldaki diğer cevizler çürük değildir. Sağlam cevizle yola devam etmeliyiz.
Ülkem için iyi düşünen, dua eden, üreten, çalışan, katkı koyan her kim olursa olsun herkese bu katkılarından dolayı çok teşekkür ediyorum. 2015 yılı kardeşliğin ve barışın hâkim olduğu bir yıl olsun.
2015 yılı inşallah bereketli bir yıl olsun. Her şeye negatif bakmayı, uzlaşmayı ve anlaşmayı bilmeyen bir toplum olmak yerine fikirlerini, düşüncelerini karşılıklı saygı ve sevgi çerçevesinde alıp vermek en doğru olanı değil midir? 
Farkına varmak, ülkesini sevmek çok önemli. İnsan sevdiğine kötülük yapar mı? Asla yapamaz….! 
HOŞÇAKALIN