BÖYLE OLUR, 2023 HATTA 2071 HEDEFİ…

Abone Ol

Üzeyir Garih’ten Liderlik, Strateji Adına Aldığım Üç Ders – 2. Ders

 

Bir önceki yazımda 1998 yılının Ocak ayında, Üzeyir Garih’ten aldığım üç dersin birincisini anlatmıştım. Dilerseniz bu üç dersi bir daha hatırlayalım ve ikinci derse geçelim.

 

1. ders: Sıktığın eli tam sıkacaksın…

2. ders: Elindeki değerleri ileriki yıllara dönük kullanmayı bileceksin…

3. ders: Beraber çalıştığın idareci ve ekibi yok sayıp, onları harcamaya kalkarsan kendi kellen gider…

 

İkinci Ders: Elindeki değerleri ileriki yıllara dönük kullanmayı bileceksin…

 

Turgut Özal başbakan iken birgün Üzeyir Garih’i huzuruna çağırır:

- Türkiye’den Kıbrıs’a Deniz altından içme suyu boru hattı çekelim. Bu içme suyu ile Güney Kıbrıs dahiltüm Kıbrıs’ın su ihtiyacını karşılayalım. Bu konuda bir fizibilite çalışması yapsanız… der.

 

Üzeyir Garih, bir ön çalışma yapar:

- Sayın başbakanım, bu boru hattının yapılması çok zor,bunun yanındaimkânsız değil… Yapılabilir. Ancak maliyeti çok yüksek… Suyu, mevcut fiyatın 20 katına satsanız bile, yaptığınız yatırımı hiçbir zaman karşılayamazsınız. Ekonomik açıdan anlamsız bir yatırım olacağı kanaatindeyiz… der.

 

Bunun üzerine Başbakan Turgut Özal ile aralarında şu konuşma geçer:

 

Turgut Özal:  - Üzeyir Bey, büyük ve güzel bir eviniz var, evinizde kaç tane hizmetçiniz var?

Üzeyir Garih: - 4 tane…

Turgut Özal:  - Bir tanesi olmasa ne olur?

Üzeyir Garih: - İşler biraz zor ve geç olur. Eşim ve ben rahatsız oluruz.

Turgut Özal:  - iki, üç tanesi olmasa?

Üzeyir Garih: - Eşim de ev işlerine yardım etmek zorunda kalır. Bu yüzden yorulur, mutsuz olur ve üzülür…

Turgut Özal:  - Hiç biri olmasa ne olur?

Üzeyir Garih: - Tüm evin işini eşim yapmak zorunda kalır ve bu yaştan sonra da bu olmaz…

 

Başbakan Turgut Özal benzer soruları evdeki arabalar için sorar. Evde Üzeyir Garih’in, eşinin ve çocuklarının ayrı ayrı arabaları vardır. Sonunda Başbakan Turgut Özal şunu söyler:

 

- Bakın Üzeyir Bey, eşinizin bu yaştan sonra onların yaptığı işleri yapamayacağını ve bunu kabul etmeyeceğini, söylediniz. Araçlar içinde bir arabanın kesinlikle size yeterli olamayacağını belirttiniz. Ancak bu ülkede sizin eşinizin yaşında olup evde hiç hizmetçisi olmayan milyonlarca aile var.Ev işleri de yapılıyor ve hiç de mutsuz değiller. Araçlarınız için de bunlar geçerlidir. Zorunlu olursanız bir araçla gayet güzel şekilde yaşayabilirsiniz. Belediye otobüsleri ve dolmuşları kullanırsınız. Bu ülkede milyonlarca kişi böyle yapıyor… der ve sonunda şu sözleri söyler:

 

- Siz bu yaşam tarzınızdan vazgeçmiyorsunuz. Çünkü maddi olarak imkânınız var ve böyle yaşıyorsunuz. Belki de onlarca yıldır, hizmetçilerinizle, şoförlerinizle size sunulan hazır hayata alıştınız. Alıştığınız bu şeylerden vazgeçemezsiniz. Otobüse nereden binileceğini bile bilmezsiniz. Paranız olduğu sürece de bu olanaklardan vazgeçmek, varlık içinde yoklu çekmek olur. Siz dâhil hiçbir kimse bu yaşamı kendi isteği ile bırakmaz.

 

- Biz de Kıbrıs’a bu su hattını çekeceğiz. Oradaki insanlar bu suyu kesintisiz olarak çeşmelerinde, duşlarında kullanmaya alışacaklar. Maddi olarak karşılayabildikleri sürece de bundan kesinlikle vazgeçmeyecekler. Kıbrıs ile herhangi bir sorun yaşandığında, Kıbrıs’ın ve abilerinin idarecileri musluğun vanasının Türkiye’de olduğunu bilecekler. Herhangi bir su kesintisinin sebebini de hiçbir zaman halklarına anlatamazlar. Bu konuda bize bağımlı olacaklar. Bunları bilerek bizimle masaya oturacaklar. Bu da o masada bizim elimizi her zaman güçlü tutacaktır.

 

- Dolayısıyla amaç su satıp para kazanmak değil; ileriye dönük strateji oluşturmaktır.

 

 İşte böyle olur 2023 hatta 2071 stratejik hedefleri… Hedeflenen projeler bizi dışa bağımlı değil, aksine onları bize bağımlı yapacak hedefler olmalıdır. Bu anlamda eğer Turgut Özal gibi buna kafa yorulursa sudan bile stratejik hedefler ortaya konulabilir. Daha önceki dediğim gibi “Neyi ararsanız, onu bulursunuz”

 

Devam edecek….

 

Dostlukla…

 

06.05.2015

hayri.un@gmail.com