BUNUN ADI NEDİR SİZCE?..

Abone Ol

Bu güne kadar yazdığım yazılarda önceliğim her zaman motivasyon arttırmak ve hayata dair yaşam enerjimizi daha üst seviyelere çekmek olmuştur. En azından bunlar için çabalamışımdır.

Özellikle yaşlar daha da olgunlaşıp çeşitli alanlarda ve yaşama dair tecrübeler kazandıkça, insan daha da pozitif olmak adına çabalamakta ve çevresine de bu konuda örnek olmaya çalışmakta. (en azından ben bu konularda kendi adıma gayret etmeye çalışıyorum)…

Fakat son zamanlarda içinde yaşadığımız dünyamız mı garipleşti acaba diye kendime sormadan edemiyorum. Doğru bildiğimiz her şey neredeyse tepe taklak oldu. Aslında bu konu oldukça kapsamlı fakat ben bu gün yalnızca bir yönüne bakmaya çalışacağım.

Öncelikle göz bebeğimiz çocuklarımız ve onları yetiştirmek için yaptıklarımızı ve hala yapmaya devam ettiklerimizi hatırlatarak başlamak istiyorum. İlk olarak tabii ki bin bir ümit ve heyecan ile dünyaya gelişlerinden başlamak gerekir. Dünyaya gelişleri heyecan ve ümit yanında kocaman da sorumluluklar yüklemektedir anne ve babanın omuzlarına.

Ama olsun bu sorumluluk ne kadar büyük olursa olsun, onların sizin gözlerinizin içine  o sıcacık bir gülümseme ile bakışları ve içten bir kucaklama ile, ANNEM veya BABAM deyişleri, tamamen unutturur bütün yorgunluğunuzu.

Hatta o anı yaşamanın huzur ve mutluluğu kelimelerle anlatılamaz, hani denir ya “anlatılmaz yaşanır”.

Bu duygu ve düşüncelerle üzerine titrediğiniz, canınızdan öte can olan o göz bebekleriniz ve onları yetiştirmek adına elinizden gelen ya da gelemeyen, yaptığınız veya yapamayıp da içinizde kalan şeyler, o iç sızıları, o burukluklar ya da coşkular.

Evet öncelikle ana okuluna başlamaları, bizler için adeta bir milat gibidir. Okul yıllarının ilk basamağıdır çünkü anaokulu. Önlerinde oldukça uzun ve de çetin geçecek okul yıllarının ilk basamağıdır.

Derken ilköğretim çok önemlidir. Hele öğretmen seçimi sanki o an bize ölüm kalım meselesi gibi gelmektedir, illa ki önceden methini duyduğumuz bir öğretmenin sınıfına kaydını yaptırabildik mi, dünyalar bizim olur.

Lise eğitimi, tabii ki iyi bir üniversiteye gidebilmenin yolu iyi bir lise eğitiminden geçmektedir ve bu uğurda anne ve babalar ellerinden gelen bütün çabayı gösterir, maddi manevi hiçbir fedakârlıktan kaçınmazlar. Çocuklar ise tabii ki bu arada sürekli denemeler ve bitmek bilmeyen sınavlar, sınavlar, sınavlar…

 Çocuklar bir taraftan yarış atı kıvamında koştururken anne baba tam gaz arkalarında destek. Derken hayatlarının o an en büyük sınavı gibi gelen üniversite sınavı, tabii ki gene hummalı bir hazırlık dönemi ve hedeflenen en güzel okullar.

Bu arada gençlerin istekleri arasında bir de, anne babadan ayrı kendi hayatlarını yaşamak adına aileden oldukça uzak illerde seçilen okullar hayali yer almaktadır. Bir taraftan hayat stajı olmaktadır onlar için. Evet bütün bu çabalar gençlerin geleceği adına güzel bir iş ve kariyer sahibi olarak kaliteli ve bir o kadar da rahat hayat yaşayabilmeleri içindir.

Bu eğitimlerin her biri başarı ile tamamlandıktan sonra, aslında gerçek anlamda hayat mücadelesi şimdi başlamaktadır. O çetin sınavlarda gösterilen başarılar sonrası girilen kaliteli okullar, hatta yabancı dilde alınan eğitimler, yurt dışlarına gidilerek tamamlanan eğitimler sonrası biten okullar ve sonrasında hak edilen diplomalar ve oluşan statüler!..

Evet, artık hayattaki o ekilen tohumların meyvesini alma zamanı gelmiştir. Bir an önce aldığı eğitimi hayata geçirmek için olanca heyecan ve heves ile genç iş başvuruları yapmaya başlar, güzel de geçmektedir başvurular, idealleri de vardır gencin öyle her alanda çalışmakta olmaz tabii ki. Bunca çaba ve kaliteli eğitimler sonrası, seçici olacaktır haklı olarak.

Öncelikle içine sinen alanlarda başvurular yapacak ve onların içinden seçecektir, idealleri çerçevesinde başarmak istediği o kadar çok şey vardır ki, vakit kaybedemez bir an önce başlamalıdır iş hayatına.

Bir, iki, üç- beş görüşme derken, arka arkaya nerede ise aralıksız süren görüşmeler ve her bir görüşmede başlayan yeni umutlar, yeni hayaller ve görüşmelerin sonucunda edinilen yeni düş kırıklıkları yeni ümitsizlikler hayal kırıklıkları ve uzun uzun bekleyişler…

Bu günlerde yakın çevremde en çok görebildiğim manzara!..

Bir yerlerde yanlış yapılıyor ama nerede?