banner346
banner19

EĞİTİM-BİR-SEN 13'ÜNCÜ KEZ BULUŞTU

DENİZLİ PAMUKKALE HABER

EĞİTİM-BİR-SEN 13'ÜNCÜ KEZ BULUŞTU
banner20
banner243

Eğitim-Bir-Sen 13. Türkiye Buluşması 29 Kasım – 02 Aralık 2018 tarihleri arasında Antalya’da yapıldı. Denizli 1 ve 2 Nolu Şubeler ile 19 İlçe Temsilcisinin katılım sağladığı toplantı ile ilgili açıklamalarda bulunan Denizli 1 Nolu Şube Başkanı Feyzullah Öselmiş;

"Eğitim-Bir-Sen gelinen son noktada dalları tüm anadoluyu saran ulu bir çınarın heybeti; bilginin hakikate, fikrin hikmete, beşerin insana dönüştüğü mücadelenin en anlamlı adı olmuştur. Bu gün 81 İlde 131 şube ile 957 ilçenin de tamamında örgütlenerek insanı merkeze alan büyük bir davanın, kadim medeniyetin öncüsü durumundadır.

Eğitim-Bir-Sen; Doğru bakmanın, çözüm aramanın, kamu görevlilerine kazandırmanın pusulası; bin yıl sürecek denilen 28 Şubat kararlarının çöpe atılmasının, başörtüsü yasağının sona erdirilmesinin, katsayı engelinin kaldırılmasının kavgacısı, ihanetin son perdesi 15 Temmuz’un püskürtülmesinin en büyük mücadelecisi olmuştur.

Bizler; Kadim kardeşliği birlikte haykırmanın idrakinde, sivil toplum örgütü vasfını hiç kaybetmeyen; hamasetle değil, ferasetle iş yapmayı ilke edinmiş; husumetle değil, uhuvvetle yol alan; sınırları aşan bakış açısıyla tarihî derinliğimiz, güçlü vizyonumuz ve gelecek tasavvurumuzla yepyeni bir sendikal kimlik inşa ettik.

Sorumluluğumuzun farkındayız. Bu nedenle, Türkiye’de daha nitelikli bir sendikacılığın yapılması, sendikal bilincin artması için Genel Merkezimiz tarafından düzenlenen Türkiye Buluşmaları ve ‘Teşkilat Eğitim Programları’ içimize, işimize ve dışımıza yolculuğumuzu tüm hızıyla sürdürecek; hak, emek ve özgürlük mücadelemizi, hep birlikte yeni ufuklara taşıma azmimizi arttıracaktır.

13. Türkiye Buluşması’nda düzenlenen 42. Başkanlar Kurulu Sonuç Bildirgesi ile ilgili açıklamalarda da bulunan ÖSELMİŞ;

Doğu Türkistan, Filistin, Suriye, Arakan ve Yemen başta olmak üzere, mazlum halklara ve insanlara karşı sürdürülen, insanlığın ortak utancı olan katliamları, cinayetleri, açlığa maruz bırakılmayı ve hak ihlallerini şiddetle kınıyor; insanlık âlemini zulme karşı durmaya, barış, adalet, özgürlük ve insan haklarını dünyamıza hâkim kılmak için sorumluluk almaya, zalime ve zulme dur demeye çağırıyoruz.

Öğrenci andı, anma törenleri gibi ülkenin yakın tarihinde fay hattı hâline getirilen içerik ve ritüeller üzerinden gerginlik üreterek toplumsal kargaşa çıkarma heveslisi mihraklara fırsat verilmemelidir.

2018 yılının özellikle ikinci altı aylık döneminde enflasyonun, maaş ve ücret gelirine bağlı çalışan kesim üzerinde oluşturduğu baskı, yaşattığı mağduriyet ve buna dayalı memnuniyetsizlikleri gidermek adına ‘Enflasyonla Topyekûn Mücadele’ kapsamında kamu görevlilerinin hak kayıpları giderilmelidir.

3600 ek gösterge ile ilgili verilen sözün gereği bir an evvel yerine getirilmeli; kadro ve unvan bazlı değil, memnuniyet katsayısını artıracak, tüm kamu görevlilerini kapsayacak ek gösterge artışını sağlayacak düzenleme yapılmalıdır.

Liyakat ve kariyer temelli, kapsamlı ve kalıcı bir kamu personel sistemi kurulmalıdır.

Kamu hizmetinin devlet memurları eliyle yürütülmesinin asıl olduğu gerçeğinden hareketle, ücretli- sözleşmeli öğretmenlik önceliğinde kamu personel sisteminde sözleşmeli personel uygulamasının sona erdirilmesi, kadrolu istihdam dışındaki her türlü istihdam şekline son verilmelidir.

Ülkemizin eğitim sisteminin gelecek projeksiyonunu betimleyen 2023 Eğitim Vizyonu Belgesi’nin içerdiği tespitleri ve hedefleri yerinde bulmakla birlikte, çözüme yönelik boşlukların tamamlanmasını, belirsizliklerin giderilmesini bekliyoruz.

Millî Eğitim Bakanlığı’nın, öğretmenlik mesleğinin ve öğretmenin değerinin anlaşılması ve gereğinin yapılması konusundaki söylem değişikliğini olumlu buluyoruz. Bununla birlikte, öğretmenleri moral ve motivasyon açısından çökerten, eğitim sisteminin köküne dinamit koymakla eş değer sorunlu uygulamaların geçmişte bırakılarak, eğitim çalışanlarının eğitim-öğretim faaliyetlerinin en önemli aktörü ve vazgeçilmez unsuru görülüp saygınlığının artırılması noktasında söylemden icraata geçilmesini sağlayacak somut ve kalıcı adımlar bekliyoruz.

Eğitim çalışanlarının, her geçen gün dozu artarak devam eden, kimi zaman da ölümle sonuçlanan şiddet olaylarının mağduru hâline getirilmesini kınıyor; samimiyet, fedakârlık ve sabır da gerektiren bir mesleği icra eden eğitimcilerin her zaman yanında olduğumuzu bir defa daha dile getiriyoruz.

Eğitim-öğretim faaliyetinin verimli ve nitelikli bir şekilde sürdürülmesinde emekleri ve hakları inkâr edilemeyecek şef, memur, hizmetli ve diğer kadrolarda görev yapan eğitim çalışanlarının özlük haklarının yetersizliği göz önüne alınmalı, daha verimli bir kamu hizmeti için özlük haklarında mutlaka iyileştirme yapılmalıdır."

Güncelleme Tarihi: 04 Aralık 2018, 14:39
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER