Denizli Haber - Denizli'de 2018 yılında iş insanı ve müteahhit Mehmet Yamer'in silahlı saldırıyla öldürüldüğü cinayet dosyasında yeni bir tartışma yaşanıyor. Hakkında kesinleşmiş müebbet hapis cezası bulunan Halil Karabağ'ın sağlık raporu gerekçesiyle cezaevinden tahliye edilmesi, maktulün ailesinin tepkisine neden oldu. Aile, tahliye sonrasında dosyaya giren yeni emniyet tutanakları ve POLNET kayıtlarının infaza ara verilmesi kararının kaldırılması için yeterli olduğunu savunurken, dosya Denizli İnfaz Hâkimliği'nde karara bağlanmayı bekliyor.
DENİZLİ'Yİ SARSAN CİNAYETTE SÜREÇ NASIL İLERLEDİ?
Denizli'de müteahhit Mehmet Yamer, 9 Kasım 2018 tarihinde sahibi olduğu inşaat firmasının önünde uğradığı silahlı saldırıda yaşamını yitirdi. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında Halil Karabağ, oğlu Kutluğhan Karabağ, beden eğitimi öğretmeni Gökhan Dülger ile Mert Danacı ve Kemal Atik hakkında dava açıldı.
Denizli 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Halil Karabağ hakkında beraat kararı verilirken; Kutluğhan Karabağ, Gökhan Dülger, Mert Danacı ve Kemal Atik "tasarlayarak öldürme" suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Sanıklar ayrıca olayda kullanılan sahte plakaya ilişkin suçlardan da çeşitli süreli hapis cezaları aldı.
Dosya daha sonra Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi tarafından incelendi. İstinaf mahkemesi, Halil Karabağ hakkındaki beraat kararını kaldırarak onu da "tasarlayarak öldürme" suçundan müebbet hapis cezasına mahkûm etti. Aynı kararla Kutluğhan Karabağ, Gökhan Dülger ve Kemal Atik hakkındaki müebbet hapis cezaları onanırken, Mert Danacı'nın cezası "tasarlayarak öldürmeye yardım" suçundan 15 yıl hapis olarak belirlendi. Yargıtay'ın da kararı onamasıyla birlikte dosya kesinleşti.
3 YIL FİRAR ETTİ, JASAT OPERASYONUYLA YAKALANDI
Kesinleşen kararın ardından Halil Karabağ hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Yaklaşık üç yıl boyunca firari olarak aranan Karabağ, 2024 yılında Denizli İl Jandarma Komutanlığı JASAT ekiplerinin yaklaşık iki ay süren teknik ve fiziki takibi sonucunda Merkezefendi ilçesinde saklandığı evde yakalanarak cezaevine gönderildi. Kesinleşmiş müebbet hapis cezası nedeniyle uzun yıllar cezaevinde kalması beklenen Karabağ'ın yaklaşık iki yıl sonra sağlık raporu gerekçesiyle tahliye edilmesi ise kamuoyunda tartışma yarattı.
CEZAEVİNDE KALABİLİR" GÖRÜŞÜNE RAĞMEN TAHLİYE EDİLDİ
Dosyada yer alan bilgilere göre Denizli Servergazi Devlet Hastanesi tarafından yapılan değerlendirmede hükümlünün ceza infaz kurumunda kalabileceği yönünde doktor görüşü bulunduğu belirtildi. Ancak daha sonra alınan farklı bir sağlık raporuna dayanılarak Halil Karabağ hakkında infaza ara verilmesi kararı verildi ve hükümlü cezaevinden tahliye edildi.
TAHLİYE SONRASI YENİ EMNİYET TUTANAKLARI DOSYAYA GİRDİ
Tahliye kararının ardından hazırlanan emniyet araştırma tutanakları ile POLNET kayıtları infaz dosyasına sunuldu. Dosyadaki emniyet tutanaklarına göre Halil Karabağ'ın, tahliye edildikten yaklaşık 10 gün sonra "eşe karşı aile içi şiddet" olayı nedeniyle şüpheli olarak işlem gördüğü belirtildi.
Ayrıca dosyaya sunulan POLNET kayıtlarında hükümlü hakkında kasten öldürme, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, mala zarar verme, tehdit ve hakaret suçlarına ilişkin adli kayıtların bulunduğu ifade edildi. Emniyet birimlerince hazırlanan saha araştırma raporunda ise Yamer ve Karabağ aileleri arasındaki husumetin halen devam ettiğine yönelik tespitlere yer verildi.
AİLE: "KANUNDAKİ ŞARTLAR OLUŞMADI"
Maktulün oğlu Yusuf Yamer tarafından infaz dosyasına sunulan başvuruda, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 16. maddesinde yer alan şartların somut olayda gerçekleşmediği ileri sürüldü. Başvuruda, emniyetin hazırladığı saha araştırmasının taraflar arasındaki husumetin sürdüğünü ortaya koyduğu belirtilerek, bu durumun hükümlünün toplum güvenliği açısından ağır ve somut tehlike oluşturmadığı yönündeki değerlendirmenin aksini gösterdiği savunuldu. Yine başvuruda, tahliyeden kısa süre sonra yaşandığı belirtilen aile içi şiddet olayı ile POLNET kayıtlarının birlikte değerlendirildiğinde infaza ara verilmesi kararının yeniden gözden geçirilmesi gerektiği ifade edildi.
"TEK BAŞINA YAŞAMINI SÜRDÜREBİLİYOR" İDDİASI
Başvuruda ayrıca Halil Karabağ'ın hastaneye kendi imkânlarıyla gidip gelebildiği, günlük yaşam faaliyetlerini tek başına yerine getirebildiği ve aktif şekilde hareket edebildiğine ilişkin bilgi ve belgelerin dosyaya sunulduğu belirtildi. Bu nedenle ceza infaz kurumunda hayatını tek başına sürdüremeyeceği yönündeki kanuni şartın somut olayda oluşmadığı ileri sürülerek, infaza ara verilmesi kararının kaldırılması talep edildi.
DOSYA İNFAZ HÂKİMLİĞİ'NİN ÖNÜNDE
Yusuf Yamer tarafından Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan başvuruda emniyet tutanakları, POLNET kayıtları ve diğer yeni deliller dosyaya sunularak infaza ara verilmesi kararının kaldırılması istendi. Ancak aile, tüm yeni delillere rağmen bugüne kadar olumlu bir sonuç alınamadığını, dosyanın halen Denizli İnfaz Hâkimliği'nin önünde bulunduğunu ve kararın beklendiğini açıkladı.
"BABAMI İKİNCİ KEZ KAYBETMİŞ GİBİ OLDUM"
Cinayetin işlendiği dönemde genç yaşta babasını kaybeden Yusuf Yamer'in olayın ardından uzun süre psikolojik tedavi gördüğü belirtildi. Tahliye kararının ardından yaşadığı travmanın yeniden tetiklendiğini ifade eden Yamer, tekrar psikolojik destek almaya başladığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Bizim tek isteğimiz hukukun uygulanmasıdır. Dosyaya sunduğumuz yeni delillerin değerlendirilmesini ve infaza ara verilmesi kararının kaldırılarak hükümlünün kalan cezasını ceza infaz kurumunda çekmesini istiyoruz."
Ailenin başvurusu doğrultusunda dosyanın Denizli İnfaz Hâkimliği'nde incelenmeye devam ettiği, infaza ara verilmesi kararına ilişkin nihai değerlendirmenin mahkeme tarafından yapılacağı öğrenildi