DİRENEN KADINLAR - 3 (STEREOTİP TEHDİDİ - 6)

Abone Ol

Dünkü yazımın devamı…

 

Kadın İnşaat Mühendisimiz yukarıda bahsettiğim gibi, yapılacak altyapı projelerindeki sorunları görmüştü. Bunun yanında Antalya’da Avrupa Birliği Projesi kapsamında yapılan silindirle sıkıştırılmış beton yol uygulamasını görmüştü. Çünkü o uygulamaya beton veren şirkette görev yapıyordu. Denizli’ye gelir gelmez bana ulaştı ve:

- Hocam, Antalya’da beton yol uygulaması yaptık. Bunu Denizli’de yapılacak üstyapı projelerinde de uygulasak dedi.

 

Antalya’daki uygulamayı detayları ile bana anlattı. Sonrasında “yakın bir tarihte ikinci beton dökümünü yapacağız, sizi de götürelim” dedi. Ve sözü benden aldı. Gün geldiğinde birkaç kişi gittik, uygulamayı yerinde gördük. Dönüşte değişik çimento, çelik tel oranlarında deneyler yaptık. Uygulamada istenilen özellikleri yakalayabileceğimizi belirledik.

 

Bu arada mühendisimiz elinde deney sonuçları, beton yol hesapları ile Denizli Belediye’sinin yolunu tuttu. Fen İşleri Müdürü ve teknik elemanlarına konuyu anlattı. Antalya’daki bir sonraki beton yol uygulamasına onları da götürdü. Bu gezide daha önceki beton yol uygulamalarının eksiklikleri de görüldü.

 

Bir ara İstanbul, Ankara ve diğer illerdeki üniversitelerdeki hocaları ziyaret etme kararı alındı. Bu gezinin masrafını şirketine karşılatma sözünü de aldı. Bu gerçekleşmedi ancak İstanbul’dan Prof. Dr. Emine Ağar hocamız Denizli’de misafir edildi. Konu hakkında ondan da bilgi alındı. Bu arada fiyat analizleri yapıldı. Ne de olsa Asfalt petrol üretimi atığı idi ve betondan daha ucuz olurdu. Ancak betonda yapılacak alt tabaka ve yol kalınlıkları daha düşük olduğu için, o dönem çimento fiyatları da daha düşük olunca beton yol biraz daha ucuza geliyordu ve bir takım uygulama avantajları vardı.

 

Prof. Dr. Emine Ağar’ın da katıldığı son toplantı dönemin Belediye Başkanı Nihat Zeybekçi ile yapıldı. Orada gelinen nokta anlatıldı. Asfalt olmasını destekleyenler de vardı. Maliyeti, daha sonraki tamir olanakları konuşuldu. Toplantıdan “Olur kararı” çıkmadı. “Bir deneyelim” dendi.

 

Belediye başkanı haklıydı… “Hiç denenmeyen bir şey yapılacaktı. Bir caddede deneyelim, bir sene takip edelim, eğer uygunsa yapmaya karar verelim” kararı benimsendi.

 

Denenecekti ama Belediye, haklı olarak, uygun olmayacak bir işe para vermek istemiyordu. Yapılacak iş de 300 metrelik yoldu. Hatırı sayılır miktarda beton dökülecekti. Mühendisimiz şirketini ikna etti. Şirket dökülecek betonun büyük bir kısmını karşılamayı kabul etti. Beton serme işlemi asfalt sericisi ile yapılacaktı. Yine bir Denizli firması ikna edildi. Serme ve silindirme sıkıştırma işlemini onlar sağladı.

 

Bu arada komik bir şey de yaşandı. Firma bugüne kadar asfalt serme makinası ile beton sermediği için oluşacak sorunlardan çekiniyordu. Asfalt 200 derecede erimiş halde olduğu için cihaz ısınınca, asfalt temizlenebiliyordu. Ancak serme sırasında beton sertleşirse, makinayı atma riski de vardı. Bu yüzden firma her ihtimale karşı bir yangın tankerini “Herhangi bir sorun olursa, basınçlı su verip, aracı temizleyelim” diye yan sokakta bekletmiş.

 

Sonunda beton dökümü sorunsuz bir şekilde döküldü. Beton döküm ve silindirme sıkıştırma işleminden sonra Belediye Başkanı Nihat Zeybekçi ve diğer yetkililer geldi. Beton dökümünü yerinde incelediler. O yol, Bir yıl kadar  üzerine herhangi bir kaplama yapılmadan kullanıldı.

 

Bunların hepsinin sonunda ana yollarda silindirle sıkıştırılmış beton, ara yollarda poroz beton üzerine kilit parke taşı yapılması kararı alındı ve ihaleye çıkılarak uygulandı.

 

Eğer bizim mühendisimizin gayreti, mücadelesi olmasaydı, o alt ve üst yapı yine yapılacaktı. Ancak ilk kıştan sonra yollarda çökmeler olacaktı ve tüm yolların üst kaplamasını bir daha yapacaktık. Şu ana kadar uygulamadan kaynaklanan bazı eksiklikler dışında yollar kendilerinden beklenilen performansı göstermiştir.

 

Bu hikâyeyi bizzat yaşayan biri olarak kendinize şunu sormanızı istiyorum

 

- Bu uygulamanın gerçekleşmesinde “Kadın Mühendisimizin” katkısı var mıdır?

- Bu projenin gerçekleşmesi için geçen süre ne kadardır?

- Sonuçta Belediye Başkanı ve ekibi ikna edilebilmiş midir?

 

Buhikaye bana mücadele ruhu adına, sağlam karakter adına, değerler adına, bilgiye ve sonuca ulaşma adına bana çok şeyler anlatıyor ve Türkiye’de bir şeylerin doğrular adına değiştirilebileceği hakkında ümit veriyor.  Umarım size de anlatır ve ümit verir. 

 

Eğer yazıyı sonuna kadar okuduysanız, mutlaka bu kadın mühendisin kim olduğunu merak etmişsinizdir. Yıllar içerisinde bu projeler hakkında boy boy ilanlar da gördünüz. Ancak, bu kadın mühendisimizin adını belki de hiç duymadınız. Ama O yukarıdaki anlattıklarımın hepsini başaran kadın…

 

Benim deüniversitede iken araştırma görevliliğini yaptığım iki kız annesi, İnşaat Mühendisi Nagehan Haldenbilen… Doğru işlerin, doğru üslupla, doğru kişilerle sonuca ulaşacağını gösterdiği için ben de kendisine teşekkür ediyorum. Bence tüm Denizli’den de bir teşekkürü hak ediyor…

 

Dostlukla…

 

25.04.2015

hayri.un@gmail.com