DUR YOLCU!

Abone Ol

Çanakkale’ye gidenler bilirler. Boğazda gözlerine ilk takılan şey yarımadadaki DUR YOLCU! Yazısıdır.  Dur yolcu, bilmeden gelip bastığın,

Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.

Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın,

Bir vatan kalbinin attığı yerdir!

18 Mart Çanakkale Deniz Zaferinin yüzüncü yılını kutladığımız bu günde şehitlerimizi bir kez daha minnetle anıyor, mekanlarının cennet olmasını diliyorum.

Bu savaş öyle oturduğumuz yerden hayal edebileceğimiz bir mücadele kesinlikle değildir. Kara savaşlarından bahsetmiyorum. Deniz savaşlarının birinci dünya savaşının başlamasıyla 1914 yılında başladığını söyleyebiliriz.Geniş çaplı saldırılar 1915 Şubat ayında başlıyor. Aylarca devam eden bir savaştan bahsediyoruz.

Şu Boğaz Harbi Nedir? Var mı ki dünyada eşi?

diye soruyor Mehmet Akif bizlere. Zaferin yüzüncü yılında Akif’in sorusuna gönül rahatlığı ile cevabını verebilecek kaç kişi var acaba?

Kimi Hindu, kimi Yamyam, kimi bilmem ne bela...

Hani tauna da züldür bu rezil istila...

Yamyamlar boğazı istila edince bizim vatan savunması başlıyor. Türkü ile kürdü ile kuzeyi ile güneyi ile topyekün bir mücadele. İşte 18 Mart 1915 günü ise tüm yamyamlar mağlup oluyor ve koca seyitler zaferini ilan ediyorlar. Düşman ise deniz yoluyla Çanakkale’nin geçilerek, İstanbul’un kuşatılamayacağını öğrenmiş oluyor. Darma duman oluyorlar ve kara savaşları hazırlığı yapmak üzere çekiliyorlar. Kara savaşları konusu ise ayrı bir destan.

18 Mart Çanakkale Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi'nin 100'üncü yıl dönümü, tarihi boyunca destanlar yazmış ulusumuza kutlu olsun.