Denizli haber - CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, 5 Şubat’ta laikliğin Anayasa’ya girişinin yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, laikliğin Türkiye Cumhuriyeti’nin temel devlet niteliği olduğunu vurgulayarak, son yıllarda bu ilkenin sistemli biçimde aşındırıldığını ifade etti.
Laikliğin 5 Şubat 1937’de Anayasa’nın 2. maddesine girmesinin, devletin hukukla işleyeceğine dair toplumsal bir sözleşme anlamı taşıdığını belirten Karaca, “Bugün gelinen noktada laiklik açıkça hedef alınmadan, kurumlar ve uygulamalar üzerinden işlevsizleştirilmeye çalışılıyor. Bu bir tersine mühendislik sürecidir” dedi.
“Laiklik Kurumlar Üzerinden Aşındırılıyor”
Karaca, tarikat ve cemaat yapılarıyla kurulan ilişkiler, kadrolaşma pratikleri ve eğitimden sosyal hizmetlere kadar uzanan protokoller aracılığıyla laikliğin aşındırıldığını savundu. 4+4+4 eğitim düzenlemesi ve ÇEDES benzeri protokollerle kamusal eğitim alanının dini yapılarla iç içe geçirildiğini belirten Karaca, bu sürecin bilinçli bir tercih olduğuna dikkat çekti.
“Yoksulluğa İmtihan, Eşitsizliğe Kader Deniyor”
Uygulanan politikaların diline de değinen Karaca, yoksulluğun “imtihan”, sömürünün “şükür”, eşitsizliğin ise “kader” olarak sunulduğunu ifade ederek, itiraz edenlerin hedef gösterildiğini söyledi.
“Laiklik En Çok Kadına Lazımdır”
Laikliğin kadınlar açısından hayati önemde olduğunu vurgulayan Karaca, laikliğin kadını ailenin eklentisi olmaktan çıkararak hak sahibi birey haline getirdiğini belirtti. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının bir politika tercihi değil, laik hukuk anlayışının daraltılması olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
“Çocuk Cemaatin Değil, Hukukun Öznesidir”
Karaca, laikliğin çocuklar için de temel bir güvence olduğunu belirterek, çocukların bir cemaatin emaneti olarak görülemeyeceğini, akıl, bilim ve pedagojik güvenlik temelinde korunması gerektiğini dile getirdi.
“Emek Günah-Sevap Ölçeğiyle Tartılamaz”
Laikliğin işçiler açısından da vazgeçilmez olduğunu kaydeden Karaca, emeğin hakkının ve grevin meşruiyetinin dini referanslarla sorgulanamayacağını belirtti.
“5 Şubat Bir Uyarı Günüdür”
Laikliğin 1928’de Anayasa’dan “Devletin dini İslam’dır” ifadesinin çıkarılmasıyla başlayan sürecin, 5 Şubat 1937’de devlet karakterine dönüştüğünü hatırlatan Karaca, “Bugün tartışılan, bu karakterin kâğıt üzerinde kalıp kalmayacağıdır. Laiklik ortak yaşamın oksijenidir” ifadelerini kullandı.