Hafta başında Aziz SANCAR hocamıza Nobel ödülü verildiği haberleri, yoğun seçim ve terör gündemini biraz olsun dağıttı. Bazı anlarda gündemin birinci maddesini dahi teşkil etti. Bu durum olması gerekendi aslında. Ama sık yaşamadığımız için, daha doğrusu Aziz hocamız gibi bilim alanında ilk genelde de ikinci defa yaşadığımız bir duygu olduğu için daha fazla gündemde kalması da gerekiyordu bence. Yine de çok güzel bir duygu.
Size daha geçen haftaya kadar hocamızın ismini hiç duymadığım itirafını da yapmadan edemeyeceğim. Meğer bizim değerli bilim adamımız Amerika birleşik devletlerinde yaşıyor, orada bir üniversitede çalışmalarına devam ediyormuş. Kendisine ait açmış olduğu bir laboratuarda da faaliyetlerini sürdürüyormuş. Dedim ya bilmiyordum ben. Çoğu insanımızın da bilmediği kanaatindeyim.
Ben gibi BBC muhabiri de bilmiyor olacak ki Nobel ödülü haberini alır almaz bağlantı kuruyorlar Aziz hocamızla. Sorduğu soru manidar: Arap mısın? Kısmen Türk müsün? Aziz hocamızın verdiği cevap: Arapça konuşmuyorum, Kürtçe konuşmuyorum, ben Türküm. "
Sancar hocamız bu yıl olmasa bile bir gün bu ödülü alacağını bildiğini dile getiriyor ve ekliyor, "Yaptığım katkılardan dolayı bu ödülü alacağımı evet biliyordum. Benim için, yaptığım araştırmalar, verdiğim onca emek için tabii ki büyük memnuniyet verici bir ödül. Ayrıca ailem için sevindim. Çünkü büyük bir aileyiz. Sekiz öz, iki üvey kardeşim var. Onlar için tabi çok sevindim. Fakat en çok memleketim için sevindim. Çünkü Türkiye için bence bilim lazım, Türkiye'nin kalkınması için, bu güç durumdan çıkıp Avrupa düzeyine varması için bilim gerekli. O yönden katkı sunduğum için çok sevinçliyim."
Hocamızın Mardin ilimizin Savur ilçesinde doğup büyüdüğünü dikkate alırsak BBC muhabirinin sorusundaki maksadı görebiliriz. Hocamız da çok iyi görmüş ve cevabı tokattan da beter olmuş: Ben Türküm!
Değerli hocam biz de Ülkemize yaşattığınız büyük gurur nedeniyle size çok teşekkür ediyoruz. Türküyle, Kürdüyle, lazıyla, çerkeziyle hepimiz Türküz ve Seninle gurur duyuyoruz.