Muş ilimizin bir köyünde Yabancı dil öğretmeni olarak çalışan öğretmenimizin intihar haberi beni çok derinden etkiledi. Bizim örfümüzde cenazenin ardından taziye de bulunulur. Allah yakınlarına sabırlar versin. İnşallah son nefesinde aklı başında değilmiştir. Allah taksiratını affetsin.
Olay hakkında bilgim olmadan, acılı aileyi bir de ben yıkmak istemem. Onun için aşağıdaki yazdıklarım Muştaki elim intihar olayı bağlamında değerlendirilmemeli, genel kanaatlerim olarak görülmelidir.
Diyelim ki parçalanmış bir aile çocuğuydun; anneni ya da babanı hatta ikisini de hayatında hiç görmedin, ekonomik sıkıntılar içindeydin, aşıktın, aldatılmıştın, ailen veya arkadaşlarının yüzüne bakacak durumda değildin. Bütün kötü senaryolar bir araya gelmiş, hepsi senin kara bahtını oluşturmuş dahi olsa, yine canına kıymağa değer miydi benim güzel kardeşim?
Şu intihar denen olgu üzerinde azıcık durmak gerektiği kanaatindeyim. Adamın birisi intihar etmek maksadıyla yüksek bir binanın çatısına çıkmış. Meraklı kalabalık da her zamanki gibi anında toplanmış olay yerine: Yapma ağabeyciğim, kıyma canına. Çoluğun çocuğun yok mu senin? Onlara acı… Türlü türlü şeyler söylüyorlar. Kalabalığın içinden biri en öne geçiyor ve yukarıdakine bağırıyor; Kardeşim şov yapma. Yürek varsa atla diyor. Adam atlamaz mı? Kalabalıktan gelen şahıs ne desin istersiniz? Yürekli adammış.
Yukarıdaki örneği öğretmenimizin intiharı bağlamında vermedim. Buradaki yürekli adam meselesi maalesef çoğu intiharda var gibi geliyor bana. Maalesef intihar eden vatandaşlarımızın bilinçaltında intihar edeyim de nam olsun kalsın anlayışı yatıyor.
Medyatik şahısların açlık grevi ne ise senin benim gibi sade vatandaşın intihar eylemi aynı gibi geliyor bana. Her ikisinde de kendinden söz ettirme, örnekteki gibi yürekli kişi söylemi yatıyor. Maalesef ki hayatımda adam yerine koyulmadım, intihar edince tüm dünya adımdan söz edecek, yaklaşımı tetikleyici rol oynuyor.
Öyleyse ne yapacağız? Çocuklarımıza dünyevi bilgileri sonuna kadar öğretirken, manevi huzurunu sağlayacak uhrevi bilgileri de aynı hassasiyetle öğreteceğiz. Kader denen olguyu, kara yazılan bir şey olarak bilmeyecek insanımız. Bu dünyanın aşağıki dünyaya hazırlık için çok kısa bir bir safha olduğunu, sonsuz hayatın öldükten sonra başladığını öğreteceğiz çocuklarımıza. Eğer intihar eden kişi bu olayı gerçekleştirme kararı aldığı aşamalarda ve intihar esnasında akıl denen o güzel melekesini kaybetmediyse küfre dahi girdiğini söylüyorlar din adamlarımız. Onun için de cana kıyma olaylarının olmaması için hepimiz gayret edeceğiz. Aksi halde yürek varsa atla diyen insanların hitabına karşı yürekli(!) insan profili olarak görmeğe devam ederiz.
İntihar yürekli insanların başvurduğu bir şey değil, aksine korkak insanların, iradesi zayıf insanların başvurduğu bir eylemdir ve çok kötüdür.