GÜNÜN İÇİNDEN

Kamu Çalışanlarından TÜİK Zammına Protesto

Kamu çalışanları, Pamukkale Üniversitesi Hastanesi önünde bir araya gelerek Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan haziran ayı enflasyon verilerinin ardından kesinleşen maaş artış oranlarını protesto etti. Eylemciler, enflasyon farkının gerçek bir zam olmadığını, yalnızca son altı ayda yaşanan gelir kaybının gecikmeli telafisi niteliği taşıdığını savundu.

Abone Ol

Denizli Haber - Kamu çalışanları, Pamukkale Üniversitesi Hastanesi önünde bir araya gelerek Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan haziran ayı enflasyon verilerinin ardından kesinleşen maaş artış oranlarını protesto etti. Eylemciler, enflasyon farkının gerçek bir zam olmadığını, yalnızca son altı ayda yaşanan gelir kaybının gecikmeli telafisi niteliği taşıdığını savundu.

Eylem, Bağımsız Kamu Sendikaları Konfederasyonu (KASK)’a bağlı sendikaların katılımıyla gerçekleştirildi. Hep Sen, Üniper-Sen, Bizim Sen, Hep Büro Sen ve Kamu 399 Sen üyeleri, alanda taşıdıkları pankart ve sloganlarla maaş artış oranlarına tepki gösterdi. Protestoda “Alın terimiz satılık değil”, “Sefalet zammını kabul etmiyoruz”, “Memur enflasyona ezildi, sabrımız tükendi”, “Emeğin pazarlığı olmaz” ve “TÜİK değil pazar cebimizi gösteriyor” sloganları öne çıktı.

“Enflasyon Farkı Zam Değildir”

Grup adına basın açıklamasını Nadidegül Elpeze Özbengi, okudu. Enflasyon farkının bir maaş zammı olmadığını vurgulayan Özbengi, “Enflasyon farkı yalnızca geçmiş altı ay boyunca yaşanan gelir kaybının gecikmeli telafisidir. Gerçek bir ücret artışı sağlamadığı gibi kamu çalışanlarının alım gücünü de koruyamamaktadır” dedi.

Türkiye’de milyonlarca memur, sözleşmeli personel ve emeklinin TÜİK verileri üzerinden belirlenen oranlarla yaşamını sürdürdüğünü ifade eden Özbengi, açıklanan enflasyon rakamları ile vatandaşın pazarda, markette, kirada ve faturalarda hissettiği hayat pahalılığı arasındaki farkın her geçen gün arttığını söyledi. Elektrik, doğalgaz, akaryakıt, kira, eğitim, gıda ve sağlık harcamalarındaki fiyat artışlarının maaş zamlarının çok üzerinde olduğuna dikkat çekti.

İlave Artış Talebi

Ekonomik krizin yükünün işçiye, memura ve emekliye yüklenemeyeceğini dile getiren Özbengi, kamu çalışanlarının emeğinin devletin kurumsal gücünün temel dayanağı olduğunu vurguladı. Kamu görevlilerinin insanca yaşayabilecekleri bir gelir düzeyine kavuşturulmasının sosyal adaletin gereği olduğunu ifade etti.

KASK adına taleplerini sıralayan Özbengi, temmuz ayı maaşlarına ilave artış yapılmasını, 2027 yılı için belirlenen toplu sözleşme zam oranlarının yeniden müzakere edilmesini, maaşların gerçek yaşam maliyetlerine göre güncellenmesini ve gelir vergisi sisteminin tüm ücretliler lehine yeniden düzenlenmesini istedi. Ayrıca şeffaf ve güvenilir bir fiyat endeksi oluşturulması çağrısında bulunan Özbengi, “Bizler bu devletin yükü değil, gücüyüz. Devlet, kendi gücünü yoksullaştırarak büyüyemez” ifadelerini kullandı.