MODERNİTENİN AŞKI

Abone Ol

En temel ihtiyaçlarımızdan biri sevgidir. Gerekçeli sevgilerde gerekçe ortadan kalkınca sevgiden yoksun kalırız. Çıkar amaçlı bir yatırım gibi : para kazanmak için bir işletme kurarasınız ,sevgi kazanmak için bir ilişki kurarsınız. Modernizm dinin, inancın değerlerin ve geleneğin zıddını söyler realizmden bahseder yani gerçek ve gerçeklik . sezgiyle ,inançla ,duyguyla ve dinle fazla haşır neşirliği de geçeklikten kopma olarak tanımlar.

Modernitede sevgi yoktur,içi boştur ve gerekçeli ve nedenlidir. Sadece kendi çıkarları üzerine inşası vardır ve çıkar üzerine kurulu bir gelecek vaad eder. Sevgi ve aşkı da kendi penceresinden bakarak kendine müşteri bulmak için kullanır . sevgililer günündeki alışveriş çılgınlığı herkesin malumüdür. Sadece kendini seven ve bu denli ben merkezci olan ,paylaşımdan uzak kar maksimizasyonu için yaşayan bir insan yaratıyor ki bu da aslında tehlike çanlarının çaldığını gösteriyor.

Duygusallığa ve içten bir sevgiye ve ilgiye olan ihtiyaç her geçen gün ilaç kullanımını arttırıyor ve prozak toplumu denilen duyguları hissetmekten kaçan kendini uyuşturan insanlar yaratıyor. Kişi sadece kendi çıkarlarını ve o anki hazına odaklanarak evrenini ve bütünün  faydasını düşünmeketen alıkoyuluyor. Bu tip insanların yaşadığı ilişkiler de bitme mahkum, empatiden yoksun bireysel faydayı bütünün hayrından üstün tutan zihniyetle sabır olması ve ihtimam olması beklenemez. Öyle bir temel oluştururlar ki narsist temel onları her şeyi yapmaya haklı görür. Burada temel ihtiyaç acı elemden kurtulmak olduğundan ötekilere yabancılaşır , soyutlanır ve yaşamakta olduğu depresif ruh halinin artarak devam etmesini engel olamaz. Bulundukları  ilişkide ortamdan çıkar amaçlı yararlanmayı hedef alan bu kişiler bu yabancılaşmanın farkına varamazlar. Kısa günün karına odaklanmışlardır.Bu kültürel algıda dostluğa ,samimiyete içtenliğe kültürümüzü besleyen yüzlerce yıllık emeğin ürünü olan kadim öğretilere de yer yoktur. Değişken benlik o anki  çıkarlarına göre değişim gösterip bugün bu kişiden elde etmeye çalıştığı (aşk, sevgi, para)ihtiyacı ne ise ,aldığı sürece sorun yoktur. Ancak beklentileri karşılanmadığında başkasına yönelir. Bu tipler hep yedekli çalışırlar . evlilikleri ekstramarital ilişkiler yumağıdır. Adına da sözüm ona “özgür ruh” kisvesi yakıştırıp aslında bağlanamazlar. Bu bağlanamama mahkümiyetinin pençesinde kıvranıp dururla rve travmaları o kadar büyüktür ki bir süre sonda bu duruma katlanabilmek için duyarsızlaşırlar.bütünüyle zedelenmek istemeyen bu narsist kişiler kendilerin kandırıp etrafındakileri mutsuz ederler

Özgür ruh kendi özüne dönmedikçe mutlu olmayacaktır . modernitenin tuzağından kurtulmanın yolu duygularımızın farkında olmamız ve asla hissetmekten kaçmamaktan geçiyor bence .değerlemizin farkında olarak yaşamak .kendi iç dünyamızdan geçmeden . empati içinde sağduyuyla zira hayat bir yolculuk ve gelip geçeriz

Mutlulukla …