Denizli Haber - PAÜ Hastaneleri Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Öğr. Üyesi Prof. Dr. Sevin Başer Öncel yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Astım, akciğer içi hava yollarında mikrobik olmayan bir iltihaplanma sonucu hava yolu duvarının daralmasıyla ortaya çıkan kronik bir akciğer hastalığıdır. Tekrarlayan ataklar halinde görülen nefes darlığı, nefes alıp verirken ortaya çıkan hırıltı veya ıslık sesi, göğüste baskı hissi ve öksürük en sık karşılaşılan belirtiler arasındadır. Astım, güçlü bir genetik altyapıya sahip, çok faktörlü bir solunum yolu hastalığıdır. Ancak genetik yatkınlık tek başına belirleyici değildir; çevresel etkenlerle birleştiğinde hastalık gelişir. Ebeveynlerde astım bulunması çocukta risk oranını artırsa da genetik yatkınlığı olmayan bireylerde de astım görülebilir. Astıma yatkınlık oluşturan veya mevcut astımı tetikleyen meslek grupları, genellikle solunum yollarını tahriş eden toz, kimyasal, gaz ve dumanlara maruz kalınan iş kollarıdır. Temizlik maddeleri, deterjanlar ve dezenfektanlarla yoğun çalışanlar, kuaförler, fırıncılar, boyacılar, mobilya üretiminde çalışanlar ve özellikle tekstil sektörü işçileri risk altındadır. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada yaklaşık 350 milyon astım hastası bulunmaktadır. Her yıl 400 binden fazla kişi astıma bağlı nedenlerle hayatını kaybetmektedir. Ülkemizde ise her on çocuktan birinde astım görülmekte, bu oran yaşla birlikte azalmaktadır. 2024 yılında 1.300’den fazla ölümün astım nedeniyle gerçekleştiği bilinmektedir. Bu veriler, astımın önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.”
Prof. Dr. Sevin Başer Öncel: “Astım kontrol altına alınabilir; doğru tedavi ve düzenli ilaç kullanımıyla sağlıklı bir yaşam mümkündür.”
Günümüzde astımı tamamen ortadan kaldıran bir tedavi yöntemi bulunmadığına değinen Prof. Dr. Başer Öncel, tedavinin temel amacı, hastalığın kontrol altına alınması ve hastaların yaşamlarını normale en yakın şekilde sürdürebilmelerinin sağlanması olduğunu vurguladı. Uygun ilaç tedavisi ve tetikleyici faktörlerden kaçınma ile astım belirtileri büyük ölçüde kontrol altına alındığını belirten Prof. Dr. Sevin Başer Öncel sözlerine şöyle devam etti: “Düzenli ve doğru ilaç kullanımı hayati önem taşımaktadır. Astım tedavisinde çoğunlukla inhalasyon (ilacın nefes yoluyla akciğerlere çekilmesi) yoluyla kullanılan, halk arasında ‘fıs fıs’ olarak bilinen inhaler (sprey) ve diskus tipi ilaçlar tercih edilmektedir. Bu ilaçların nefes yoluyla doğrudan hava yollarına ulaşması, daha düşük dozlarda etkili olmalarını sağlarken yan etki riskini de azaltmaktadır. Ancak cihazların yanlış teknikle kullanılması durumunda ilaç akciğerlere yeterince ulaşamaz ve beklenen tedavi etkisi sağlanamaz. Bu nedenle hastaların ilaç kullanım tekniklerinin düzenli olarak değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.”