<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Pamukkale Haber | Denizli Haber -  Denizli Haberleri</title>
    <link>https://www.pamukkalehaber.com</link>
    <description>Denizli Haber | Pamukkale Haber | Denizli Haberleri</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.pamukkalehaber.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 15 Sep 2026 21:44:42 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.pamukkalehaber.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarda görülen her döküntü alerji olmayabilir]]></title>
      <link>https://www.pamukkalehaber.com/cocuklarda-gorulen-her-dokuntu-alerji-olmayabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pamukkalehaber.com/cocuklarda-gorulen-her-dokuntu-alerji-olmayabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuklarda alerjik hastalıkların sanılandan daha sık görüldüğüne dikkat çeken Denizli Devlet Hastanesi Çocuk Alerji Uzmanı Dr. Gülten Tunçerler, alerjinin bağışıklık sisteminin normalde zararsız olan bazı maddelere karşı aşırı tepki vermesi sonucu ortaya çıktığını belirterek, doğru tanı ve kişiye özel tedavinin önemine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><strong>Denizli Haber</strong> - Polenler, ev tozu akarları, hayvanlar, bazı besinler ve ilaçların çocuklarda alerjik reaksiyonlara neden olabileceğini ifade eden Dr. Gülten Tunçerler, alerjik hastalıkların ortaya çıkmasında hem genetik yatkınlığın hem de çevresel faktörlerin etkili olduğunu söyledi. Tunçerler; "Ailede alerjik hastalıkların bulunması çocukta alerji gelişme riskini artırabilir. Ancak ailesinde hiç alerji olmayan çocuklarda da alerjik hastalıklar görülebilir. Sigara dumanı, hava kirliliği ve çeşitli çevresel alerjenler de bu süreçte önemli rol oynayabilir. Biz Çocuk Alerji ve İmmünoloji uzmanları olarak en sık astım, alerjik nezle, egzama, besin alerjileri, ilaç alerjileri, arı ve böcek alerjileri ve kurdeşen gibi hastalıklarla ilgileniyoruz. Bunun yanında sık, ağır veya alışılmadık enfeksiyon geçiren çocuklarda bağışıklık sistemiyle ilgili bir problem olup olmadığını da değerlendiriyoruz" dedi.<br />
<br />
ALERJİ TANISINDA EN ÖNEMLİ NOKTA ÇOCUĞUN HİKÂYESİDİR<br />
Ailelerin en çok merak ettiği konulardan birinin çocuklarında alerji olup olmadığını nasıl anlayabilecekleri konusunda olduğunu belirten Dr. Tunçerler, tanı sürecinde çocuğun hikâyesinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Tunçerler; "Çocuğun şikâyetinin ne zaman ortaya çıktığı, neyle temas ettiğinde başladığı, ne kadar sürdüğü ve tekrarlayıp tekrarlamadığı bizim için çok önemli. Bu değerlendirmeden sonra gerekli durumlarda deri alerji testleri, kan testleri ve solunum fonksiyon testlerinden yararlanıyoruz. Burada önemli bir noktayı özellikle vurgulamak isterim. Alerji testinin pozitif çıkması tek başına o çocukta alerjik hastalık olduğu anlamına gelmez. Test sonuçlarının mutlaka çocuğun şikâyetleri ve muayene bulgularıyla birlikte bir çocuk alerji uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekir" dedi.<br />
<br />
TEDAVİ ÇOCUĞA ÖZEL PLANLANMAKTADIR<br />
Tanı sonrasında tedavinin hastalığın türüne ve şiddetine göre planlandığını belirten Dr. Gülten Tunçerler, öncelikle çocuğun şikâyetlerini artıran alerjenlerin ve çevresel faktörlerin belirlenmesinin önemli olduğunu ifade etti. Gerektiğinde uygun ilaç tedavilerinin uygulandığını belirten Tunçerler, bazı uygun hastalarda halk arasında "alerji aşısı" olarak bilinen immünoterapi ile çocuğun alerjene karşı duyarlılığını azaltmayı hedeflediklerini, burada önemli olanın gereksiz kısıtlamalar yapmak yerine doğru tanıya dayanan, çocuğa özel bir tedavi planı oluşturmak olduğunu söyledi.<br />
<br />
HANGİ DURUMLARDA ÇOCUK ALERJİ UZMANINA BAŞVURULMALI<br />
Çocuklarda tekrarlayan hırıltı, nefes darlığı, uzun süre öksürük, sürekli hapşırma, burun akıntısı, burun tıkanıklığı, tekrarlayan egzama ve kurdeşen varsa yada belirli bir besin veya ilaç sonrasında döküntü, şişme, kusma ve nefes almada güçlük gelişiyorsa çocuk alerji uzmanına başvurulması gerektiğinin altını çizen Uz. Dr. Gülten Tunçerler ailelere de son olarak şu mesajları verdi: "Her döküntü alerji, her öksürük astım, her burun akıntısı da alerjik nezle değildir. Özellikle çocuklarda gereksiz besin kısıtlamalarından ve doktor önerisi olmadan kullanılan tedavilerden kaçınmak çok önemlidir. Alerjik hastalıklar doğru tanı, uygun tedavi ve düzenli takip ile büyük ölçüde kontrol altına alınabilir. Bizim asıl amacımız da çocuklarımızın hastalıkları nedeniyle günlük yaşamlarından geri kalmadan, sağlıklı ve aktif bir çocukluk geçirmelerini sağlamaktır" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.pamukkalehaber.com/cocuklarda-gorulen-her-dokuntu-alerji-olmayabilir</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 14:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pamukkalehabercom.teimg.com/crop/1280x720/pamukkalehaber-com/uploads/2026/09/c-o-c-u-k-l-a-r-d-a-g-o-r-u-l-e-n-h-e-r-d-o-k-u-n-t-u-a-l-e-r-j-i-o-l-m-a-y-a-b-i-l-i-r.jpg" type="image/jpeg" length="10817"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[PAÜ Hastanelerinde Miyom Tedavisinde Yeni Dönem]]></title>
      <link>https://www.pamukkalehaber.com/pau-hastanelerinde-miyom-tedavisinde-yeni-donem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pamukkalehaber.com/pau-hastanelerinde-miyom-tedavisinde-yeni-donem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastaneleri Girişimsel Radyoloji Bilim Dalı Öğr. Üyesi Prof. Dr. Muhammet Arslan, rahim miyomlarının tedavisinde kullanılan mikrodalga ablasyon yöntemini Denizli’de ilk kez uyguladı. Ameliyatsız ve rahim koruyucu olarak gerçekleştirilen yöntem, uygun hastalar için miyom tedavisinde yeni bir seçenek sunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Denizli Haber </strong>- Kadınlarda sık görülen rahim miyomları; aşırı adet kanaması, ağrı, baskı hissi ve buna bağlı kansızlık gibi şikâyetlere yol açabiliyor. Pamukkale Üniversitesi Hastaneleri Girişimsel Radyoloji Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Muhammet Arslan, miyom tedavisinde uygulanan mikrodalga ablasyon yöntemi hakkında bilgi verdi. Arslan, işlem sırasında ultrason eşliğinde karın bölgesinden ince bir iğneyle miyomun içerisine ulaşıldığını ve mikrodalga enerjisi kullanılarak miyom dokusunun kontrollü şekilde ısıtıldığını belirtti. Tedavi edilen miyomun zaman içerisinde küçülmesi ve buna bağlı olarak hastaların yaşadığı şikâyetlerin azalmasının hedeflendiğini ifade etti.</p>

<p></p>

<h3><strong>Prof. Dr. Muhammet Arslan: “Rahim koruyucu tedavi seçeneği”</strong></h3>

<p>Mikrodalga ablasyonun önemli avantajlarından birinin rahim koruyucu bir yöntem olması olduğunu belirten Prof. Dr. Arslan, rahmin alınmasına gerek kalmadan doğrudan miyom dokusunun tedavi edildiğini söyledi. Bu özelliğiyle yöntemin özellikle rahmini korumak isteyen kadınlar için önemli bir alternatif oluşturduğunu ifade eden Arslan, gebelik planlayan hastalarda ise tedavi kararının hastanın özellikleri ve miyomun boyutu ile yerleşimi gibi faktörler değerlendirilerek kişiye özel verilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Tedavi kapsamında bilimsel literatürde tanımlanan güncel bir yaklaşımın da kullanıldığını belirten Arslan, mikrodalga ablasyon öncesinde miyomu besleyen damarlara özel bir ilaçla skleroterapi uygulandığını aktardı. Bu işlemle miyomun kanlanmasının azaltılmasının amaçlandığını belirten Arslan, böylece kan akımının oluşturulan ısıyı uzaklaştırıcı etkisinin azaltılması ve mikrodalga ablasyonun miyom dokusundaki etkinliğinin artırılmasının hedeflendiğini söyledi.</p>

<p></p>

<h3><strong>“Yöntem Şanghay’dan Denizli’ye taşındı”</strong></h3>

<p>Prof. Dr. Muhammet Arslan, yönteme ilişkin eğitim ve klinik deneyimini Çin’in Şanghay kentinde, Tongji Üniversitesi’ne bağlı Shanghai Tenth People’s Hospital’da gerçekleştirdiği eğitim ve klinik gözlemler sırasında edindiğini belirtti. Çin’de kazandığı deneyimleri Pamukkale Üniversitesi Hastanesi’ne taşıdığını ifade eden Arslan, yöntemin Denizli’de ilk kez uygulanmaya başlandığını söyledi.</p>

<p>Mikrodalga ablasyonun genel anestezi gerektirmeden uygulanabilmesinin de önemli avantajlarından biri olduğunu belirten Arslan, işlemin lokal anestezi ve bölgesel ağrı bloklarıyla gerçekleştirilebildiğini kaydetti. Büyük bir cerrahi kesi yapılmayan işlem sonrasında hastaların bir süre takip edildiğini ve uygun hastaların aynı gün taburcu edilebildiğini ifade etti.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.pamukkalehaber.com/pau-hastanelerinde-miyom-tedavisinde-yeni-donem</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 15:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pamukkalehabercom.teimg.com/crop/1280x720/pamukkalehaber-com/uploads/2026/09/p-a-u-h-a-s-t-a-n-e-l-e-r-i-n-d-e-m-i-y-o-m-t-e-d-a-v-i-s-i-n-d-e-y-e-n-i-d-o-n-e-m.jpg" type="image/jpeg" length="68984"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[PAÜ Hastanelerinden Çocukların Beslenme Çantası İçin Altın Öneriler]]></title>
      <link>https://www.pamukkalehaber.com/pau-hastanelerinden-cocuklarin-beslenme-cantasi-icin-altin-oneriler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pamukkalehaber.com/pau-hastanelerinden-cocuklarin-beslenme-cantasi-icin-altin-oneriler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastaneleri Diyetisyeni Fatma Kileci Keskin, okul çocuklarında sağlıklı ve dengeli beslenme konusunda önemli önerilerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Denizli Haber - PAÜ Hastaneleri Diyetisyeni Fatma Kileci Keskin</strong> yaptığı açıklamada şunlara değindi: “Okul çocuklarında dengeli ve yeterli beslenme; büyüme, zihinsel gelişim ve ders başarısı açısından büyük önem taşımaktadır. Çocukların günlük beslenmelerinde farklı besin gruplarına yer vermeleri ve mümkün olduğunca paketli, işlenmiş ve besin değeri düşük gıdalardan uzak durmaları gerekmektedir. Güne zinde başlayabilmeleri için çocukların evde mutlaka kahvaltı yapmaları, özellikle protein ve tam tahıl içeren besinleri tercih etmeleri önemlidir. Günlük beslenmede süt ve süt ürünleri, et, yumurta ve benzeri protein kaynakları, sebze ve meyveler ile tahıl gruplarına dengeli şekilde yer verilmelidir. Bunun yanı sıra çocuklara gün boyunca yeterli miktarda su içme alışkanlığı kazandırılmalıdır. Okula giderken hazırlanacak beslenme çantası da çocukların gün içerisinde ihtiyaç duyduğu enerji, vitamin, mineral ve proteinleri dengeli bir şekilde karşılayacak besinlerden oluşmalıdır. Beslenme çantasının içeriği kadar, kullanılan çantanın özellikleri de hijyen ve kullanım kolaylığı açısından önemlidir. Yiyeceklerin bozulmasını önlemek amacıyla iç kısmı termal folyo ile kaplı, sıcak ve soğuk tutma özelliğine sahip çantalar tercih edilmelidir. Çantanın iç kısmının kolay silinebilir, suya dayanıklı ve leke tutmayan bir kumaştan yapılması temizlik açısından avantaj sağlar. Ayrıca çantanın çocuğun rahat taşıyabileceği boyutlarda ve hafif olması, kaliteli ve kolay açılıp kapanan fermuarlara sahip bulunması gerekir. Gıdaların birbirine karışmasını ve dökülmesini önlemek için bölmeli çantalar veya sızdırmaz kapların kullanılabileceği modeller tercih edilmelidir.”</p>

<p><strong>Diyetisyen Kileci Keskin: “Beslenme çantasında sağlıklı seçimlere yer açın.”</strong></p>

<p>Beslenme çantasına ana öğün olarak peynirli, tavuklu veya köfteli tam buğday ekmeğinden hazırlanmış ev yapımı sandviçler ya da sebzeli ve peynirli böreklerin konulabileceğine değinen Diyetisyen Fatma Kileci Keskin, kalsiyum ve protein desteği sağlamak amacıyla ayran, kefir veya süt gibi süt grubu besinlerine de yer verilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Çocukların kolay tüketebileceği mevsim meyveleri ve sebzelerin de beslenme çantasının önemli bir parçası olduğunu söyleyen Diyetisyen Kileci Keskin, sözlerine şöyle devam etti: “Elma, muz dilimleri, mandalina, havuç veya salatalık çubukları gibi taze meyve ve sebzelerin yanı sıra kuru üzüm ve hurma gibi kuru meyveler de tercih edilebilir. Enerji ve besin desteği sağlamak amacıyla çiğ badem, fındık ve ceviz içi gibi yağlı tohumlar da uygun miktarlarda beslenme çantasına eklenebilir. Çocukların sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanabilmeleri için şeker ve şekerli içecekler, asitli içecekler, hazır meyve suları ve limonata gibi ürünlerin tüketimi sınırlandırılmalı veya mümkün olduğunca tercih edilmemelidir. Hazır paketli cips, kek, kurabiye ve kremalı bisküviler gibi besin değeri düşük, yüksek miktarda şeker, tuz veya yağ içerebilen ürünlerden de uzak durulmalıdır. Fast-food tarzı yağda kızartılmış veya aşırı yağlı yiyeceklerin yanı sıra yağlı etler, sakatatlar, kaymak, krema ve margarin gibi yüksek yağ içeren besinlerin tüketimine de dikkat edilmelidir. Sucuk, salam ve sosis gibi işlenmiş gıdaların tüketimi sınırlandırılmalı, içeriği ve hazırlanma koşulları bilinmeyen yiyecekler çocukların beslenme çantasına konulmamalıdır. Sağlıklı ve dengeli bir beslenme çantası hazırlanırken temel amaç, çocuğun büyüme ve gelişimini destekleyecek, okul gününü enerjik ve sağlıklı bir şekilde geçirmesine yardımcı olacak çeşitli ve besleyici yiyecekleri uygun miktarlarda sunmaktır.”</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.pamukkalehaber.com/pau-hastanelerinden-cocuklarin-beslenme-cantasi-icin-altin-oneriler</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 13:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pamukkalehabercom.teimg.com/crop/1280x720/pamukkalehaber-com/uploads/2026/09/p-a-u-h-a-s-t-a-n-e-l-e-r-i-n-d-e-n-c-o-c-u-k-l-a-r-i-n-b-e-s-l-e-n-m-e-c-a-n-t-a-s-i-i-c-i-n-a-l-t-i-n-o-n-e-r-i-l-e-r.jpg" type="image/jpeg" length="20672"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[PAÜ’lü uzman uyardı! Migren sadece baş ağrısı değil]]></title>
      <link>https://www.pamukkalehaber.com/paulu-uzman-uyardi-migren-sadece-bas-agrisi-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pamukkalehaber.com/paulu-uzman-uyardi-migren-sadece-bas-agrisi-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pamukkale Üniversitesi Hastaneleri Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nesrin Ergin, 5-11 Eylül Migren Haftası kapsamında migren hastalığına ilişkin önemli bilgiler verdi. Migrenin yalnızca baş ağrısından ibaret olmadığını belirten Ergin, baş dönmesi ve denge sorunlarının da migrenle ilişkili olabileceğine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Denizli Haber - Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastaneleri Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nesrin Ergin</strong>, <strong>5-11 Eylül Migren Haftası</strong> dolayısıyla toplumda migren konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Migrenin toplumda oldukça yaygın görülen nörolojik hastalıklardan biri olduğunu belirten Ergin, hastalığın yalnızca baş ağrısı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>“MİGREN YALNIZCA BİR BAŞ AĞRISI DEĞİL”</strong></p>

<p>Migrenin beynin işleyişini etkileyen kompleks bir nörolojik hastalık olduğunu ifade eden Doç. Dr. Ergin, dünya genelinde 1 milyardan fazla kişinin migrenden etkilendiğini, Türkiye’de ise yaklaşık her 6 kişiden birinde görüldüğünü belirtti. Ergin, migrenin kadınlarda erkeklere oranla daha sık ortaya çıktığını kaydetti.</p>

<p>Migren ataklarının çoğunlukla zonklayıcı karakterde ve saatler, hatta günler sürebilen baş ağrılarıyla kendini gösterdiğini aktaran Ergin, hastalığın bununla sınırlı olmadığını vurguladı.</p>

<p>Migren sırasında <strong>bulantı, kusma, ışık, ses ve koku hassasiyeti, konsantrasyon güçlüğü, görme bozuklukları, uyuşma ve konuşma güçlüğü</strong> gibi farklı nörolojik belirtilerin de görülebileceğini belirten Ergin, belirtilerin kişiden kişiye değişebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>BAŞ DÖNMESİ DE MİGREN BELİRTİSİ OLABİLİR</strong></p>

<p>Son yıllarda daha fazla tanınan <strong>vestibüler migrene</strong> de dikkat çeken Ergin, bazı hastalarda baş dönmesi, dengesizlik, sersemlik hissi ve hareket hassasiyetinin baş ağrısından daha belirgin olabileceğini ifade etti.</p>

<p>Baş dönmesi ve denge problemi yaşayan kişilerin bu şikâyetlerin migrenle bağlantılı olabileceğini bilmesinin önemli olduğunu belirten Ergin, farklı belirtiler yaşayan kişilerin gerektiğinde nöroloji uzmanına başvurması gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>MİGREN ATAĞINDAN ÖNCE BU BELİRTİLERE DİKKAT</strong></p>

<p>Migren atağından saatler önce bazı belirtilerin ortaya çıkabileceğini belirten Doç. Dr. Ergin, <strong>yorgunluk, sık esneme, dikkat dağınıklığı, ense sertliği, ruh hali değişiklikleri ve bazı yiyeceklere aşırı istek duyma</strong> gibi durumların yaklaşan atağın habercisi olabileceğini kaydetti.</p>

<p>Her hastada aynı belirtilerin görülmeyebileceğini ifade eden Ergin, kişisel belirtilerin ve atak öncesinde yaşanan değişikliklerin takip edilmesinin önemli olduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“MİGREN KONTROL ALTINA ALINABİLİR”</strong></p>

<p>Migrenin ortaya çıkmasında genetik yatkınlığın önemli rol oynadığını belirten Ergin, <strong>stres, düzensiz uyku, açlık, susuzluk, hormonal değişiklikler ve çevresel faktörlerin</strong> de migreni tetikleyebildiğini söyledi.</p>

<p>Kişiye özel tetikleyicilerin belirlenmesinin hastalığın kontrol altına alınmasında önemli olduğunu ifade eden Ergin, düzenli uyku ve beslenme, yeterli sıvı tüketimi, stresin azaltılması ve kişinin kendi tetikleyicilerini tanımasının atakların yönetilmesine katkı sağlayabileceğini belirtti.</p>

<p>Günümüzde yaşam tarzı düzenlemeleri, tetikleyicilerin belirlenmesi ve uygun tedavi seçenekleri sayesinde migren ataklarının sıklığının ve şiddetinin önemli ölçüde azaltılabildiğini kaydeden Ergin, hastaların yaşam kalitesinin de belirgin şekilde iyileştirilebildiğini söyledi.</p>

<p>Tedavinin kişiye özel planlanmasının önemine dikkat çeken Ergin, hastaların şikâyetlerinin düzenli olarak değerlendirilmesinin tedavi başarısında önemli rol oynadığını ifade etti.</p>

<p><strong>“ERKEN TANI VE UYGUN TEDAVİ ÖNEMLİ”</strong></p>

<p>5-11 Eylül Migren Haftası'nın migren konusunda toplumsal farkındalığın artırılması açısından önemli olduğunu belirten Doç. Dr. Nesrin Ergin, migrenin yalnızca baş ağrısı olmadığının, <strong>baş dönmesi ve denge bozukluğu gibi farklı belirtilerle de ortaya çıkabileceğinin</strong> bilinmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Ergin, erken tanı ve uygun tedaviyle kontrol altına alınabilen migren konusunda doğru bilgilerin yaygınlaştırılmasının, hastaların yaşam kalitesinin artırılmasına ve tedaviye daha erken ulaşmalarına katkı sağlayacağını ifade etti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.pamukkalehaber.com/paulu-uzman-uyardi-migren-sadece-bas-agrisi-degil</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 14:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pamukkalehabercom.teimg.com/crop/1280x720/pamukkalehaber-com/uploads/2026/09/p-a-u-l-u-u-z-m-a-n-u-y-a-r-d-i-m-i-g-r-e-n-s-a-d-e-c-e-b-a-s-a-g-r-i-s-i-d-e-g-i-l.jpg" type="image/jpeg" length="90645"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Okula Yeni Başlayan Çocuklarda Uyum Sürecine Dikkat…]]></title>
      <link>https://www.pamukkalehaber.com/okula-yeni-baslayan-cocuklarda-uyum-surecine-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pamukkalehaber.com/okula-yeni-baslayan-cocuklarda-uyum-surecine-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Denizli Devlet Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Elif Burcu Bağçeli, okula yeni başlayacak çocuklarda uyum sürecinin önemine dikkat çekerek ailelere önemli tavsiyelerde bulundu. Bağçeli, çocukların okula başlama döneminde yaşayabileceği kaygıların çoğunlukla doğal olduğunu belirterek, ailelerin sakin, sabırlı ve tutarlı bir yaklaşım sergilemesinin süreci kolaylaştıracağını ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Denizli Haber </strong>- Okula başlamanın, çocuklar için önemli bir yaşam değişikliği anlamına geldiğini çocuğun ailesinden ayrılmasının, yeni çevreye girmesinin, farklı kurallara uyum sağlamasının ve yeni ilişkiler kurmasının beraberinde çeşitli duygusal tepkiler getirebileceğini ifade eden Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uz.Dr. Elif Burcu Bağçeli; “Okula başlama döneminde belli bir düzeyde kaygı yaşanması normaldir. Ancak çocuklar kaygılarını her zaman ‘Korkuyorum’ şeklinde ifade etmeyebilirler. Okul kaygısı; okula gitmek istememe, gitmeyi reddetme ve bahaneler üretme, okul sabahlarında yoğun ağlama ve huzursuzluk, anne-babadan ayrılmak istememe, karın ağrısı, mide bulantısı gibi bedensel belirtiler, uykuya dalmakta güçlük, içe kapanma şeklinde kendini gösterebilir. Okula gitmek istemiyorum diyen bir çocuğa ‘Bunda korkacak ne var?, herkes okula gidiyor, sen neden gitmiyorsun?’ gibi ifadeler kullanmak çocuğun yaşadığı duygunun anlaşılmadığını hissetmesine neden olabilir. Bunun yerine net ve kısa cümlelerle süreç anlatılmalı, anlatırken kaygılı bir tutumdan uzak durulmalı, çabayı takdir eden olumlu ifadeler kullanılmalıdır” dedi.</p>

<p><strong>Aileler Çocuklarının Okula Uyum Sağlaması İçin Neler Yapmalı? </strong></p>

<p>Ebeveynlerin okul sürecinde sakin, sabırlı ve tutarlı bir davranış sergilemesinin önemine değinen Uz.Dr. Elif Burcu Bağçeli; “Çocuğa okul hakkında yaşına uygun ve gerçekçi bilgiler verilmelidir.Okul süreci başlamadan önce uyku-uyanma rutinlerine kademeli olarak geçiş yapılabilir. Mümkünse okul binasını önceden gezmek, öğretmenle tanışmak çocuğun belirsizlik duygusunu azaltacaktır.Vedalaşmalar ise kısa, net ve güven verici olmalıdır. Okula gitmesi, uyum sağlaması, arkadaş edinmesi gibi adımları fark edilip desteklenmelidir. İlk günlerde kısa süreli ağlama, anne-babadan ayrılmak istememe, sabahları huzursuzluk veya ‘Okula gitmek istemiyorum’ şeklindeki ifadelerin görülmesi ruhsal bozukluk olduğu anlamına gelmez. Burada önemli olan bu durumların giderek azalıp azalmadığı, belirtilerin şiddeti, süresi ve günlük işlevselliğini ne kadar etkilediği takip edilmelidir” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Okula uyum sürecinin bir anda gerçekleşen bir durum olmadığını ve bir süreç olduğunu, çocukların bu süreci birbirinden farklı şekillerde yaşamalarının normal olduğunun altını çizen Uz. Dr. Elif Burcu Bağçeli; “Belirtiler yoğun ve sürekli hale geliyorsa veya çocuğun işlevselliğini belirgin etkiliyorsa Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları uzmanına başvurmak önemlidir” diyerek sözlerini tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.pamukkalehaber.com/okula-yeni-baslayan-cocuklarda-uyum-surecine-dikkat</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 15:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pamukkalehabercom.teimg.com/crop/1280x720/pamukkalehaber-com/uploads/2026/09/o-k-u-l-a-y-e-n-i-b-a-s-l-a-y-a-n-c-o-c-u-k-l-a-r-d-a-u-y-u-m-s-u-r-e-c-i-n-e-d-i-k-k-a-t.jpg" type="image/jpeg" length="31766"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[PAÜ’de Dünya Fizyoterapistler Günü mesajı “Hareket varsa hayat var”]]></title>
      <link>https://www.pamukkalehaber.com/paude-dunya-fizyoterapistler-gunu-mesaji-hareket-varsa-hayat-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pamukkalehaber.com/paude-dunya-fizyoterapistler-gunu-mesaji-hareket-varsa-hayat-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastaneleri Başfizyoterapisti Hülya Tuncer, 8 Eylül Dünya Fizyoterapistler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, fizyoterapinin insanların yaşam kalitesinin artırılmasındaki önemine dikkat çekti. Tuncer, tüm fizyoterapistlerin gününü kutladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Denizli Haber - PAÜ Hastaneleri Başfizyoterapisti Hülya Tuncer, 8 Eylül Dünya Fizyoterapistler Günü</strong> kapsamında fizyoterapistlik mesleğinin sağlık sistemindeki rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Fizyoterapistlerin, bireylerin hareket kabiliyetini yeniden kazanması, fonksiyonelliğinin artırılması ve günlük yaşamda bağımsızlığının desteklenmesi açısından önemli görevler üstlendiğini belirten Tuncer, hareketin sağlıklı yaşamın temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“FİZİK TEDAVİ YAŞAM KALİTESİNİ YÜKSELTMEYİ AMAÇLIYOR”</strong></p>

<p>Dünya Fizyoterapistler Günü’nün her yıl 8 Eylül’de kutlandığını belirten Tuncer, günün fizyoterapistlerin sağlık sistemine ve toplumun yaşam kalitesine sunduğu katkılara dikkat çekmek açısından önemli olduğunu söyledi.</p>

<p>Tuncer, fizik tedavinin yalnızca kaybedilen hareketin yeniden kazanılmasına yönelik olmadığını belirterek, fonksiyonelliğin artırılması, bağımsızlığın desteklenmesi ve yaşam kalitesinin yükseltilmesinin de tedavinin temel amaçları arasında yer aldığını kaydetti.</p>

<p>Ameliyat öncesi ve sonrası rehabilitasyonun yanı sıra nörolojik hastalıklar, ortopedik sorunlar ve kronik ağrıların yönetiminde fizyoterapinin önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Tuncer, çocuklarda ve yaşlılarda hareket kaybının önlenmesinin de yaşam kalitesi açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi.</p>

<p><strong>“HASTALARIMIZA UMUT VE ÖZGÜVEN DE KAZANDIRIYORUZ”</strong></p>

<p>Fizyoterapistlerin hastaların yalnızca fiziksel iyileşme süreçlerine değil, psikolojik olarak yeniden hayata tutunmalarına da katkı sunduğunu belirten Tuncer, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Biz fizyoterapistler olarak hastalarımıza sadece hareket kazandırmayı değil; umudu, özgüveni ve bireylerin yeniden hayata tutunabilme cesaretini de güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Her tedavi ettiğimiz hastanın yeni bir yaşam umuduyla yanımızdan ayrılması en büyük sevinç kaynağımızdır.”</p>

<p>Hareketin insan yaşamındaki önemine vurgu yapan Tuncer, yürümek, nefes almak ve günlük yaşam aktivitelerini bağımsız şekilde gerçekleştirebilmenin sağlıklı yaşamın önemli unsurları olduğunu belirtti.</p>

<p>Tuncer, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:</p>

<p>“Hareket varsa hayat var. Hayat varsa umut vardır ve biz hareketin yeniden başladığı yerdeyiz. 8 Eylül Dünya Fizyoterapistler Günü kutlu olsun.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.pamukkalehaber.com/paude-dunya-fizyoterapistler-gunu-mesaji-hareket-varsa-hayat-var</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 14:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pamukkalehabercom.teimg.com/crop/1280x720/pamukkalehaber-com/uploads/2026/09/p-a-u-d-e-d-u-n-y-a-f-i-z-y-o-t-e-r-a-p-i-s-t-l-e-r-g-u-n-u-m-e-s-a-j-i-h-a-r-e-k-e-t-v-a-r-s-a-h-a-y-a-t-v-a-r.jpg" type="image/jpeg" length="84769"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Acımış “Sağlık Bir Ayrıcalık Değil, Temel Bir İnsan Hakkıdır”]]></title>
      <link>https://www.pamukkalehaber.com/acimis-saglik-bir-ayricalik-degil-temel-bir-insan-hakkidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pamukkalehaber.com/acimis-saglik-bir-ayricalik-degil-temel-bir-insan-hakkidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastaneleri Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurhan Meydan Acımış, 3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada koruyucu sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çekti. Acımış, “Hastalıkları tedavi etmek kadar, hastalıkların ortaya çıkmasını önlemek de büyük önem taşıyor” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Denizli Haber - Pamukkale Üniversitesi Hastaneleri Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurhan Meydan Acımış, Halk Sağlığı Haftası </strong>kapsamında toplum sağlığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlığın yalnızca hastalıkların tedavi edilmesiyle korunamayacağını belirten Acımış, hastalıklar ortaya çıkmadan önce risklerin azaltılması, sağlıklı yaşam davranışlarının geliştirilmesi ve toplumun genel sağlık düzeyinin yükseltilmesinin de halk sağlığının temel unsurları olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>“Sağlığımızı korumak, geleceğimizi korumaktır”</strong></p>

<p>Halk sağlığının yalnızca hastanelerde şekillenmediğini vurgulayan Prof. Dr. Acımış, sağlığın ev, okul, işyeri, sokak ve çevre gibi yaşam alanlarında belirlendiğine dikkat çekti.</p>

<p>Aşılama, anne ve çocuk sağlığı, kanser taramaları, kronik hastalıkların erken tanısı ve takibi, sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite, tütün kontrolü, ruh sağlığının korunması, çevre sağlığı ve bulaşıcı hastalıkların önlenmesinin koruyucu sağlık yaklaşımının temel unsurları olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>“Koruyucu sağlık, geleceğe yapılan en değerli yatırımdır”</strong></p>

<p>Sağlıklı yaşamın yalnızca bireysel tercihler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Acımış, sağlıklı gıdaya ekonomik erişim, okullarda sağlıklı beslenme ortamları, yürüyüş ve fiziksel aktivite alanları, temiz hava ve suya erişim ile güvenli çalışma koşullarının da toplum sağlığı açısından önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Sağlıkta eşitliğin toplum sağlığının vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu dile getiren Acımış, yoksulluk, işsizlik, eğitim olanakları, çalışma koşulları, yaş, engellilik, barınma şartları ve sağlık hizmetlerine erişimdeki farklılıkların insanların sağlıklarını doğrudan etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p><strong>İklim değişikliği ve çevre sağlığına dikkat çekti</strong></p>

<p>Prof. Dr. Acımış, iklim değişikliğinin de giderek daha önemli bir halk sağlığı konusu haline geldiğini belirterek aşırı sıcaklar, hava ve su kirliliği, orman yangınları, seller ve diğer afetlerin toplum sağlığını etkilediğini ifade etti.</p>

<p>Temiz hava, güvenli su, sağlıklı gıda ve güvenli bir çevrede yaşamanın yalnızca yaşam kalitesini artıran unsurlar olmadığını söyleyen Acımış, bunların aynı zamanda sağlık hakkının bir parçası olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>“Güçlü bir halk sağlığı sistemi için güçlü birinci basamak şart”</strong></p>

<p>Birinci basamak sağlık hizmetlerinin halk sağlığının en güçlü araçlarından biri olduğunu belirten Acımış, aşılama, kanser taramaları, kronik hastalıkların takibi, gebelik ve çocukluk dönemi izlemleri ile sağlık danışmanlığı gibi birçok koruyucu hizmetin birinci basamakta yürütüldüğünü hatırlattı.</p>

<p>Toplumun sağlığının korunması için herkesin sorumluluk alması gerektiğini belirten Acımış; aşıların zamanında yaptırılması, yaş ve risk grubuna uygun kanser taramalarına katılım, düzenli fiziksel aktivite, dengeli beslenme, tütün ve nikotin ürünlerinden uzak durulması, ruh sağlığına önem verilmesi ve gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınılması çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>“Sağlık bir ayrıcalık değil, temel bir insan hakkıdır”</strong></p>

<p>Prof. Dr. Nurhan Meydan Acımış, Halk Sağlığı Haftası dolayısıyla toplumun tüm kesimlerini sağlığın korunması ve geliştirilmesi konusunda ortak sorumluluk almaya davet ederek açıklamasını şu sözlerle tamamladı:</p>

<p>“Bir hekim olarak biliyorum ki hastalıkları tedavi etmek kadar, hastalıkların ortaya çıkmasını önlemek de büyük önem taşıyor. Sağlığımızı korumak; yalnızca bugünümüz için değil, çocuklarımızın ve gelecek nesillerin sağlığı için de atabileceğimiz en önemli adımlardan biridir. Çünkü sağlık bir ayrıcalık değil, temel bir insan hakkıdır.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.pamukkalehaber.com/acimis-saglik-bir-ayricalik-degil-temel-bir-insan-hakkidir</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 17:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pamukkalehabercom.teimg.com/crop/1280x720/pamukkalehaber-com/uploads/2026/09/a-c-i-m-i-s-s-a-g-l-i-k-b-i-r-a-y-r-i-c-a-l-i-k-d-e-g-i-l-t-e-m-e-l-b-i-r-i-n-s-a-n-h-a-k-k-i-d-i-r.jpg" type="image/jpeg" length="68129"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Denizli İl Sağlık Müdürü Öztürk “Hastalanmayı beklemeyin”]]></title>
      <link>https://www.pamukkalehaber.com/denizli-il-saglik-muduru-ozturk-hastalanmayi-beklemeyin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pamukkalehaber.com/denizli-il-saglik-muduru-ozturk-hastalanmayi-beklemeyin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası kapsamında açıklama yapan Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, koruyucu sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çekerek vatandaşlara düzenli sağlık kontrollerini yaptırmaları çağrısında bulundu. Öztürk, “Sağlığınızı korumak için hastalanmayı beklemeyin” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Denizli Haber - Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, 3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası</strong> dolayısıyla yaptığı açıklamada, toplum sağlığının korunması ve geliştirilmesinde koruyucu sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Birinci basamak sağlık hizmetlerinin vatandaşların sağlık sistemiyle ilk temas noktası olduğunu belirten Öztürk, düzenli kontroller, sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivitenin artırılması gibi alışkanlıkların toplum sağlığının güçlendirilmesinde önemli rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Öztürk; tütün ve tütün ürünlerinden uzak durulması, aşırı tuz ve şeker tüketiminin azaltılması, kişisel ve çevresel hijyene dikkat edilmesi, aşılama programlarına uyulması ve kanser taramalarının zamanında yaptırılması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>DENİZLİ’DE 137 AİLE SAĞLIĞI MERKEZİ HİZMET VERİYOR</strong></p>

<p>Denizli’de vatandaşların hastalanmadan önce sağlıklarını korumaya yönelik çalışmaların sürdürüldüğünü belirten Öztürk, kent genelindeki birinci basamak sağlık hizmetlerine ilişkin rakamları paylaştı.</p>

<p>Öztürk, Denizli’de <strong>137 Aile Sağlığı Merkezi ve 383 Aile Hekimliği Birimi</strong> ile hizmet verildiğini belirterek, 2026 yılında 10 yeni Aile Hekimliği Biriminin hizmet ağına dahil edildiğini ve birim başına düşen nüfusun yaklaşık 2 bin 730’a indirildiğini ifade etti.</p>

<p>Aile Sağlığı Merkezlerinin yanı sıra 7 İlçe Sağlık Müdürlüğü ve 12 Toplum Sağlığı Merkezi ile de sağlık hizmetlerinin sürdürüldüğünü aktaran Öztürk, çocuk ve gebe izlemlerinden kronik hastalık takibine, bağışıklamadan koruyucu sağlık hizmetlerine kadar geniş kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü kaydetti.</p>

<p><strong>KANSER TARAMALARI İL GENELİNE YAYILIYOR</strong></p>

<p>Kanserle mücadelede erken teşhisin önemine dikkat çeken Öztürk, Denizli’de KETEM merkezleri ve Mobil Kanser Tarama Tırı aracılığıyla tarama çalışmalarının sürdürüldüğünü belirtti.</p>

<p>Merkezefendi, Pamukkale, Sümer, Acıpayam ve Tavas’taki KETEM merkezleri ile Mobil Kanser Tarama Tırı sayesinde vatandaşlara kanser taraması hizmeti sunulduğunu ifade eden Öztürk, çalışmaların kentin en uzak noktalarına kadar ulaştırıldığını söyledi.</p>

<p><strong>SAĞLIKLI HAYAT MERKEZLERİNDE ÜCRETSİZ HİZMET</strong></p>

<p>Acıpayam, Tavas, Merkezefendi ve Pamukkale’de bulunan Sağlıklı Hayat Merkezlerinde de vatandaşların sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirilmesine yönelik hizmetlerin devam ettiğini belirten Öztürk; beslenme danışmanlığı, fiziksel aktivite, psikososyal destek, çocuk ve ergen sağlığı, kadın ve üreme sağlığı, sigara bırakma danışmanlığı ve kronik hastalıklarla mücadele alanlarında ücretsiz hizmet verildiğini ifade etti.</p>

<p>Halk Sağlığı Haftası’nın toplumdaki sağlık bilincinin güçlenmesine katkı sağlamasını dileyen Öztürk, tüm vatandaşları düzenli kontrollerini yaptırmaya ve birinci basamak sağlık hizmetlerinden etkin şekilde yararlanmaya çağırdı.</p>

<p>Öztürk, <strong>“Tüm vatandaşlarımızı sağlıklarını korumaya, düzenli kontrollerini yaptırmaya, birinci basamak sağlık hizmetlerinden etkin bir şekilde yararlanmaya ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını günlük hayatlarının ayrılmaz bir parçası haline getirmeye davet ediyorum”</strong> dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.pamukkalehaber.com/denizli-il-saglik-muduru-ozturk-hastalanmayi-beklemeyin</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 13:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pamukkalehabercom.teimg.com/crop/1280x720/pamukkalehaber-com/uploads/2026/09/d-e-n-i-z-l-i-i-l-s-a-g-l-i-k-m-u-d-u-r-u-o-z-t-u-r-k-h-a-s-t-a-l-a-n-m-a-y-i-b-e-k-l-e-m-e-y-i-n.jpg" type="image/jpeg" length="20769"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Okul zili çalmadan önce bu uyariya kulak verin!]]></title>
      <link>https://www.pamukkalehaber.com/okul-zili-calmadan-once-bu-uyariya-kulak-verin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pamukkalehaber.com/okul-zili-calmadan-once-bu-uyariya-kulak-verin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni eğitim öğretim yılına sayılı günler kala, çocukların okula uyum süreci de ailelerin gündeminde. Özellikle ilk kez okula başlayacak çocuklar için yeni bir ortam, yeni arkadaşlar, öğretmenler ve aileden ayrılma düşüncesi heyecan kadar kaygıyı da beraberinde getirebiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Denizli Haber - Özel Denipol Denipollife Hastaneleri Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Fatma Belger</strong>, okul başlamadan önce ebeveynlerin çocuklarını hem duygusal hem de günlük yaşam açısından yeni düzene hazırlamalarının önemine dikkat çekti.</p>

<p></p>

<p><strong>“Okula başlamadan önce kaygıyı konuşmak önemli”</strong></p>

<p>Çocukların okula başlama konusunda birbirinden farklı tepkiler gösterebileceğini belirten Uzm. Dr. Fatma Belger, bazı çocukların yeni başlangıcı heyecanla karşılarken bazılarının kaygı yaşayabileceğini söyledi.</p>

<p>Belger, “Yeni bir ortama girmek, öğretmen ve arkadaşlarla tanışmak, aileden ayrılmak ve yeni kurallara uyum sağlamak çocuklar için önemli bir değişimdir. Bu nedenle okul başlamadan önce bazı çocuklarda kaygı, huzursuzluk veya okula gitmek istememe düşüncesi görülebilir. Burada önemli olan, çocuğun yaşadığı duyguyu küçümsememek ve onu anlamaya çalışmaktır” dedi.</p>

<p></p>

<p><strong>Uyku düzeni okuldan önce değiştirilmeli</strong></p>

<p>Okul başlamadan birkaç gün önce uyku ve uyanma saatlerinin okul rutinine yaklaştırılmasının yararlı olacağını ifade eden Belger, ailelere günlük düzeni kademeli olarak değiştirmelerini önerdi.</p>

<p>Belger, “Çocukların okul başlamadan hemen önce uyku saatlerini değiştirmesi yerine, yeni düzene birkaç gün önceden hazırlanması daha kolay bir geçiş sağlayabilir. Sabah kalkma, kahvaltı yapma, hazırlanma ve evden çıkma gibi rutinlerin önceden oluşturulması çocuğun yeni düzene alışmasını kolaylaştırır” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p><strong>Okulu birlikte konuşun, mümkünse önceden görün</strong></p>

<p>Çocukların bilmedikleri durumlar karşısında daha fazla kaygı yaşayabileceğine dikkat çeken Belger, okul başlamadan önce çocukla okul hakkında konuşulmasını önerdi.</p>

<p>“Çocuğunuza okulda neler yaşayabileceğini yaşına uygun ve gerçekçi bir şekilde anlatabilirsiniz. Öğretmeni, sınıfı, teneffüsleri ve gün içerisinde kimlerin yanında olacağı hakkında konuşmak belirsizliği azaltabilir. Mümkünse okulu önceden görmek, sınıfını veya okul çevresini tanımak da çocuğun kendisini daha hazırlıklı hissetmesine yardımcı olabilir” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p><strong>“Kaygılanma” demek yerine duygusunu kabul edin</strong></p>

<p>Ebeveynlerin çocuklarının kaygısını ortadan kaldırmaya çalışırken bazen farkında olmadan duygularını geçersizleştirebildiğini belirten Belger, “Korkacak bir şey yok” veya “Sen artık büyüdün, ağlama” demek yerine, ‘Okula başlamak seni biraz endişelendiriyor olabilir, seni anlıyorum’ gibi ifadeler kullanılabilir. Çocuğun duygusunun kabul edilmesi, kendisini güvende hissetmesi açısından önemlidir” dedi.</p>

<p></p>

<p><strong>Vedalaşma kısa ve kararlı olmalı</strong></p>

<p>Özellikle ilk günlerde ebeveyn-çocuk ayrılığının zorlayıcı olabileceğini söyleyen Belger, vedalaşmaların uzatılmaması gerektiğine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Belger, “Ebeveynin kararsız veya aşırı kaygılı bir tutum sergilemesi çocuğun da kaygısını artırabilir. Vedalaşmaların kısa, sakin ve tutarlı olması; çocuğa ne zaman geri dönüleceğinin yaşına uygun biçimde anlatılması önemlidir. Çocuğun ağlaması halinde uzun süre yanında kalmak ya da tekrar tekrar vedalaşmak yerine, güven veren ve kararlı bir tutum sergilemek daha faydalı olabilir” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p><strong>Her çocuk aynı hızda uyum sağlamayabilir</strong></p>

<p>Okula uyumun çocuklar arasında farklılık gösterebileceğini vurgulayan Uzm. Dr. Fatma Belger, ailelerin çocuklarını başka çocuklarla kıyaslamaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Bir çocuğun birkaç günde okula alışması, başka bir çocuğun da aynı sürede alışacağı anlamına gelmez. Çocukların mizacı, önceki deneyimleri ve değişikliklere verdikleri tepkiler farklı olabilir. Bu nedenle karşılaştırmak yerine çocuğun kendi sürecine odaklanmak gerekir” dedi.</p>

<p></p>

<p><strong>Uzun süren belirtiler göz ardı edilmemeli</strong></p>

<p>Okul başlamadan önce yaşanan kaygının çoğu zaman geçici olabileceğini belirten Belger, ancak belirtilerin yoğun ve uzun süreli olması halinde profesyonel destek alınabileceğini ifade etti.</p>

<p>Belger, “Okula başladıktan sonra yoğun kaygının uzun süre devam etmesi, çocuğun sürekli okula gitmeyi reddetmesi, belirgin ve tekrarlayan karın veya baş ağrısı gibi bedensel yakınmalar yaşaması, uyku veya iştahının ciddi şekilde bozulması ya da okul başarısı ve sosyal ilişkilerinin belirgin biçimde etkilenmesi durumunda çocuk ve ergen psikiyatrisine başvurmak gerekebilir” uyarısında bulundu.</p>

<p>Çocuğun okula hazırlanmasının yalnızca çanta ve kıyafet hazırlığından ibaret olmadığının altını çizen Belger, “Çocuğun duygusal olarak da yeni döneme hazırlanması gerekiyor. Güven veren bir aile tutumu, okul ile kurulacak iş birliği ve çocuğun duygularının anlaşılması, okula uyum sürecinin en önemli destekleyicileridir” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.pamukkalehaber.com/okul-zili-calmadan-once-bu-uyariya-kulak-verin</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 12:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pamukkalehabercom.teimg.com/crop/1280x720/pamukkalehaber-com/uploads/2026/09/o-k-u-l-z-i-l-i-c-a-l-m-a-d-a-n-o-n-c-e-b-u-u-y-a-r-i-y-a-k-u-l-a-k-v-e-r-i-n.jpg" type="image/jpeg" length="85643"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mide kanserli hastaya, kapalı ameliyat yöntemiyle yeni sindirim sistemi yapıldı]]></title>
      <link>https://www.pamukkalehaber.com/mide-kanserli-hastaya-kapali-ameliyat-yontemiyle-yeni-sindirim-sistemi-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pamukkalehaber.com/mide-kanserli-hastaya-kapali-ameliyat-yontemiyle-yeni-sindirim-sistemi-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Denizli’de mide kanseri tanısı konulan 60 yaşındaki hasta, Denizli Özel Tekden Hastanesi’nde, kapalı yöntemle gerçekleştirilen ameliyatın ardından sağlığına kavuştu. Midesinin tamamı alınan ve ince bağırsaklardan yeni bir sindirim yolu oluşturulan hasta, operasyonun 3’üncü gününde ayağa kalktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><strong>Denizli Haber </strong>- Şiddetli karın ağrısı şikâyetiyle<strong> <u>Denizli</u> Özel Tekden Hastanesi</strong>’ne başvuran 60 yaşındaki C.B.’ın yapılan tetkiklerinde mide kanseri tespit edildi. Hastanın genel durumu ve kanserin özellikleri değerlendirildikten sonra ameliyatın kapalı yöntemle gerçekleştirilebileceğine karar verildi.<br />
<br />
<strong><u>Denizli</u></strong> Özel Tekden Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Yunus Acar tarafından gerçekleştirilen laparoskopik total gastrektomide hastanın midesinin tamamı çıkarıldı. Ameliyatın devamında ince bağırsaklar kullanılarak yeni bir sindirim yolu oluşturuldu. Başarılı geçen operasyonun ardından hastanın iyileşme süreci de sorunsuz ilerledi.<br />
<br />
"AMELİYATIN KAPALI YÖNTEMLE YAPILABİLECEĞİNE KARAR VERDİK"<br />
<strong><u>Denizli</u></strong> Özel Tekden Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Yunus Acar, hastanın şiddetli karın ağrısı şikâyetiyle başvurduğunu belirterek, "Hastamız şiddetli karın ağrısı şikâyetiyle hastanemize başvurdu. Yapılan değerlendirmeler sonucunda hastamıza mide kanseri tanısı koyduk. Hastamızın genel durumunu ve kanserin özelliklerini değerlendirdiğimizde kapalı ameliyat için uygun olduğuna karar verdik. Laparoskopik total gastrektomi gerçekleştirdik. Midenin tamamını çıkardıktan sonra ince bağırsaklardan yeni bir sindirim yolu oluşturduk. Ameliyatımız sorunsuz geçti ve hastamızın iyileşme süreci de oldukça iyi ilerledi" dedi.<br />
<br />
Uygun hastalarda mide kanseri ameliyatlarının kapalı yöntemle gerçekleştirilebildiğine dikkat çeken Acar, "Hastalarımızın bu tür ameliyatlardan korkmamasını, uygun hastalarda mide kanseri ameliyatlarının kapalı yöntemle de gerçekleştirilebildiğini bilmelerini istiyoruz" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
"AMELİYATTAN SONRA ÜÇ GÜNDE AYAĞA KALKTIM"<br />
Ameliyat sonrası sağlık durumunun iyi olduğunu belirten hasta C.B., "<strong><u>Denizli</u></strong> Özel Tekden Hastanesi’ne başvurdum. Yapılan testler sonucunda mide kanseri olduğumu öğrendim. Genel Cerrahi Uzmanı Yunus Acar hocam sayesinde ameliyatımı kapalı bir şekilde oldum. Kendisine teşekkür ediyorum. Allah’a şükür hiçbir sorunum yok. Kimsenin korkmasına gerek yok. Ameliyattan üç gün sonra ayağa kalktım. <strong><u>Denizli</u></strong> Özel Tekden Hastanesi’nin doktor, hemşire ve hastabakıcılarından çok memnunum" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.pamukkalehaber.com/mide-kanserli-hastaya-kapali-ameliyat-yontemiyle-yeni-sindirim-sistemi-yapildi</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 10:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pamukkalehabercom.teimg.com/crop/1280x720/pamukkalehaber-com/uploads/2026/09/m-i-d-e-k-a-n-s-e-r-l-i-h-a-s-t-a-y-a-k-a-p-a-l-i-a-m-e-l-i-y-a-t-y-o-n-t-e-m-i-y-l-e-y-e-n-i-s-i-n-d-i-r-i-m-s-i-s-t-e-m-i-y-a-p-i-l-d-i.jpg" type="image/jpeg" length="68650"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Denizli’de Dev Hava Balonu Ameliyatla Çıkarıldı]]></title>
      <link>https://www.pamukkalehaber.com/denizlide-dev-hava-balonu-ameliyatla-cikarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pamukkalehaber.com/denizlide-dev-hava-balonu-ameliyatla-cikarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla’dan göğüs ağrısı ve nefes darlığı şikâyetleriyle Denizli Devlet Hastanesi Göğüs Cerrahi Kliniği’ne başvuran 63 yaşındaki Adnan Aydın’ın sağ akciğerinde 20 santimetre büyüklüğünde dev bir hava balonu(BÜL) tespit edildi. Ameliyata alınan ve 4 saatlik başarılı bir operasyon geçiren hasta, 2 aylık takip ve tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Denizli Haber - Denizli Devlet Hastanesi Göğüs Cerrahi polikliniği</strong>ne 2 ay önce göğüs ağrısı ve nefes darlığı şikayetleriyle başvuran 63 yaşındaki Adnan Aydın’a yapılan tahlil ve tetkiklerden sonra akciğerinde 20 santimetre büyüklüğünde dev bir hava balonu olduğu tespit edildi. Göğüs boşluğunda geniş yer kaplayan dev bülün kalbi sola doğru ittiği ve sağlam akciğer dokusunu sıkıştırdığı belirlendi. Hastanın günlük yaşamını ciddi şekilde etkileyen şikâyetleri nedeniyle operasyon kararı alındı. Yaklaşık 4 saat süren ameliyat sonunda hasta 10 gün yoğun bakım ve serviste takip edilerek taburcu edildi. Taburcu olduktan sonra da 2 ay boyunca takip ve tedavisi devam eden hasta son yapılan kontrollerinin ardından daha önce yaşadığı göğüs ağrısı ve nefes darlığı şikâyetlerinin tamamen ortadan kalktığı ve sağlık durumunun iyi olduğu görüldü.</p>

<p>Hastanın ameliyatını gerçekleştiren Göğüs Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Yasin Ekinci de ameliyat süreci ile ilgili şu bilgileri verdi: “ Muğla Fethiye’den gelen hastamızda şiddetli göğüs ağrısı ve nefes darlığı mevcuttu. Yapılan tetkiklerde nefes darlığının sebebinin akciğerdeki dev hava balonunun normal akciğer dokusunu sıkıştırmasından, göğüs arısının nedeninin ise hava balonunun çok büyük olmasından kaynaklı kalbi sola doğru itmesi ve göğüs duvarını zorlamasından kaynaklandığı anlaşıldı. Gerekli tüm hazırlıkları yaptıktan sonra multidisipliner yaklaşımla ameliyata aldığımız hastamızda dev hava balonu kaburgalar, kalp ve sağlam akciğerden dikkatli bir şekilde ayrıldı. Sağ akciğerin alt, orta ve çok küçük kalan üst parçası yeniden çalışır hale getirildi. Yoğun bakım ve servis sürecinden sonra hastamız ameliyatın 10. günü taburcu edildi. Ameliyattan sonra da hastamızın takip ve tedavilerine devam ettik. Bu tarz özellikli ve yüksek riskli ameliyatlarda hastanın operasyon öncesinde multidisipliner değerlendirilmesi, ameliyat sırasında deneyimli ekiplerin koordinasyonu ve ameliyat sonrasında yoğun bakım ile servis takibinin etkin şekilde yürütülmesi tedavinin başarısında büyük önem taşımaktadır” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ameliyattan sonra sağlığına kavuşan Adnan Aydın da duygularını şu şekilde aktardı: “ Ameliyat olmadan önce nefes almada sıkıntılarım vardı. Şimdi çok daha iyiyim. Ülkemizde çok kıymetli doktorlarımız var. Yasin hocamı çok seviyorum. Beni hayata bağladı. Ona ne söylesem, ne kadar teşekkür etsem de azdır. Sağlığımı yerine getirdi” dedi.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.pamukkalehaber.com/denizlide-dev-hava-balonu-ameliyatla-cikarildi</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pamukkalehabercom.teimg.com/crop/1280x720/pamukkalehaber-com/uploads/2026/09/d-e-n-i-z-l-i-d-e-d-e-v-h-a-v-a-b-a-l-o-n-u-a-m-e-l-i-y-a-t-l-a-c-i-k-a-r-i-l-d-i.jpg" type="image/jpeg" length="76587"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Denizli Devlet Hastanesi’nde taşınma sürüyor! 4 birim daha yeni hastaneye geçiyor]]></title>
      <link>https://www.pamukkalehaber.com/denizli-devlet-hastanesinde-tasinma-suruyor-4-birim-daha-yeni-hastaneye-geciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pamukkalehaber.com/denizli-devlet-hastanesinde-tasinma-suruyor-4-birim-daha-yeni-hastaneye-geciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Denizli Devlet Hastanesi’nde birimlerin Karahasanlı’daki Acil Durum Hastanesi’ne taşınma süreci devam ediyor. 7 Eylül Pazartesi gününden itibaren Göğüs Hastalıkları Poliklinikleri, Göğüs Hastalıkları Servisi, Bronkoskopi ve Uyku Laboratuvarı yeni hastanede hizmet vermeye başlayacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Denizli Haber -</strong> Depremsellik testlerinden geçemeyen eski Denizli Devlet Hastanesi’nin yeni hastane binasına taşınma işlemleri sürüyor. Geçtiğimiz yıl Kasım ayında hazırlanan plan doğrultusunda birimler aşamalı olarak Karahasanlı’da bulunan Acil Durum Hastanesi’ne naklediliyor.</p>

<p>Denizli İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan duyuruda, 7 Eylül Pazartesi günü itibarıyla 4 birimin daha yeni hastanede hizmet vermeye başlayacağı bildirildi.</p>

<p><strong>4 BİRİM DAHA YENİ HASTANEDE</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Taşınma programı kapsamında <strong>Göğüs Hastalıkları Poliklinikleri, Göğüs Hastalıkları Servisi, Bronkoskopi ve Uyku Laboratuvarı</strong> yeni hastaneye nakledilecek.</p>

<p>Öte yandan hafta başından itibaren <strong>Kardiyoloji Poliklinikleri, Plastik Cerrahi Polikliniği ve Servisi ile Endokrinoloji Polikliniği ve Servisi</strong> de Acil Durum Hastanesi’nde hizmet vermeye başladı.</p>

<p>Taşınma işlemlerinin tamamlanmasıyla birlikte Denizli Devlet Hastanesi’ndeki sağlık hizmetlerinin yeni hastane yerleşkesinde sürdürülmesi planlanıyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.pamukkalehaber.com/denizli-devlet-hastanesinde-tasinma-suruyor-4-birim-daha-yeni-hastaneye-geciyor</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 14:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pamukkalehabercom.teimg.com/crop/1280x720/pamukkalehaber-com/uploads/2026/09/d-e-n-i-z-l-i-d-e-v-l-e-t-h-a-s-t-a-n-e-s-i-n-d-e-t-a-s-i-n-m-a-s-u-r-u-y-o-r-4-b-i-r-i-m-d-a-h-a-y-e-n-i-h-a-s-t-a-n-e-y-e-g-e-c-i-y-o-r.jpg" type="image/jpeg" length="24662"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Denizli’ye 142 yeni hekim kadrosu tahsis edildi]]></title>
      <link>https://www.pamukkalehaber.com/denizliye-142-yeni-hekim-kadrosu-tahsis-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pamukkalehaber.com/denizliye-142-yeni-hekim-kadrosu-tahsis-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti Denizli İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, 130. Dönem Devlet Hizmeti Yükümlülüğü kapsamında Denizli’ye 122 hekim ve 20 uzman hekim olmak üzere toplam 142 yeni hekim kadrosu tahsis edildiğini açıkladı. Yeni kadrolarla birlikte kent merkezi ve ilçelerde sağlık hizmetlerinin kalitesinin artırılması hedefleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Denizli Haber - AK Parti <u>Denizli</u> İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu,</strong> <strong><u>Denizli</u></strong>’nin sağlık hizmetleri altyapısının güçlendirilmesine yönelik önemli bir gelişmeyi kamuoyuyla paylaştı. Subaşıoğlu, 130. Dönem Devlet Hizmeti Yükümlülüğü kapsamında <strong><u>Denizli</u></strong> merkez ve ilçelerde görev yapmak üzere toplam 142 yeni hekim kadrosunun tahsis edildiğini belirtti. Tahsis edilen kadroların 122’sini hekim, 20’sini ise uzman hekim kadroları oluşturuyor. Yeni hekim kadrolarının <strong><u>Denizli</u></strong>’nin sağlık hizmetlerinin kapasitesine önemli katkı sunacağını ifade eden Subaşıoğlu, merkez ve ilçelerde vatandaşların sağlık hizmetlerine daha hızlı ve etkin şekilde ulaşabilmesinin amaçlandığını belirtti.<br />
<br />
BİRÇOK BRANŞTA YENİ HEKİMLER GÖREVE GELECEK<br />
<strong><u>Denizli</u></strong>’ye tahsis edilen 142 yeni hekim kadrosu kapsamında farklı branşlarda sağlık personeli görev yapacak. Yeni kadrolarda pratisyen hekimlik, aile hekimliği, anesteziyoloji ve reanimasyon, deri ve zührevi hastalıkları, endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları, fizyoloji, genel cerrahi, kadın hastalıkları ve doğum, ruh sağlığı ve hastalıkları, tıbbi mikrobiyoloji, çocuk sağlığı ve hastalıkları, fiziksel tıp ve rehabilitasyon, nöroloji, tıbbi onkoloji ve tıbbi patoloji branşları yer alıyor. Subaşıoğlu, yeni hekim kadrolarının <strong><u>Denizli</u></strong>’nin hem merkezinde hem de ilçelerinde sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesine katkı sağlayacağını ifade etti.<br />
<br />
AK Parti <strong><u>Denizli</u></strong> İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, <strong><u>Denizli</u></strong>’ye kazandırılan yeni hekim kadroları dolayısıyla başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Ekonomi İşleri Başkanı Nihat Zeybekci ile <strong><u>Denizli</u></strong> Milletvekilleri Cahit Özkan, Şahin Tin ve Nilgün Ök’e teşekkür etti.<br />
<br />
Subaşıoğlu, <strong><u>Denizli</u></strong>’nin sağlık alanındaki ihtiyaçlarının karşılanması ve vatandaşların daha kaliteli sağlık hizmeti alabilmesi için çalışmaların sürdürüleceğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, SİYASET, Ak Parti</category>
      <guid>https://www.pamukkalehaber.com/denizliye-142-yeni-hekim-kadrosu-tahsis-edildi</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pamukkalehabercom.teimg.com/crop/1280x720/pamukkalehaber-com/uploads/2026/08/d-e-n-i-z-l-i-y-e-142-y-e-n-i-h-e-k-i-m-k-a-d-r-o-s-u-t-a-h-s-i-s-e-d-i-l-d-i.jpg" type="image/jpeg" length="98026"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Denizli Devlet Hastanesindeki bazı bölümler Acil Durum Hastanesine taşınıyor]]></title>
      <link>https://www.pamukkalehaber.com/denizli-devlet-hastanesindeki-bazi-bolumler-acil-durum-hastanesine-tasiniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pamukkalehaber.com/denizli-devlet-hastanesindeki-bazi-bolumler-acil-durum-hastanesine-tasiniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Denizli Devlet Hastanesi bünyesinde hizmet veren KBB, Göz, Jinekolojik Onkoloji ve Yetişkin Alerji poliklinikleri ile bağlantılı servisler, 24 Ağustos Pazartesi gününden itibaren Acil Durum Hastanesinde hizmet vermeye başlayacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Denizli Haber - Denizli İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Denizli Devlet Hastanesindeki bazı bölümlerin hizmet vereceği yeni yerleşkeye ilişkin duyuru yayımlandı. Yapılan planlama doğrultusunda hastanedeki bazı poliklinik, servis ve yoğun bakım ünitelerinin yeri değiştirildi. Yapılan açıklamada, 24 Ağustos 2026 Pazartesi gününden itibaren Kulak Burun Boğaz, Göz Hastalıkları, Jinekolojik Onkoloji ve Yetişkin Alerji polikliniklerinin taşınacağı belirtildi. Ayrıca KBB ve Göz servisleri ile bu bölümlere ait ameliyathanelerin ve Erişkin Yoğun Bakım ünitesinin de yeni adresinde olacağı ifade edildi. Belirtilen tarih itibarıyla söz konusu tüm bölümlerin ve birimlerin, Karahasanlı Mahallesi'nde bulunan Acil Durum Hastanesinde vatandaşlara hizmet sunmaya başlayacağı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.pamukkalehaber.com/denizli-devlet-hastanesindeki-bazi-bolumler-acil-durum-hastanesine-tasiniyor</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 13:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pamukkalehabercom.teimg.com/crop/1280x720/pamukkalehaber-com/uploads/2026/08/d-e-n-i-z-l-i-d-e-v-l-e-t-h-a-s-t-a-n-e-s-i-n-d-e-k-i-b-a-z-i-b-o-l-u-m-l-e-r-a-c-i-l-d-u-r-u-m-h-a-s-t-a-n-e-s-i-n-e-t-a-s-i-n-i-y-o-r.jpg" type="image/jpeg" length="95639"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[PAÜ Tıp Fakültesi’nde Hasta-Hekim İletişimine İbn-i Sina’nın Bütüncül Tıp Anlayışıyla Yeni Yaklaşım]]></title>
      <link>https://www.pamukkalehaber.com/pau-tip-fakultesinde-hasta-hekim-iletisimine-ibn-i-sinanin-butuncul-tip-anlayisiyla-yeni-yaklasim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pamukkalehaber.com/pau-tip-fakultesinde-hasta-hekim-iletisimine-ibn-i-sinanin-butuncul-tip-anlayisiyla-yeni-yaklasim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Tıp Fakültesinde, yoğun poliklinik koşullarında hasta-hekim iletişimini güçlendirmek, hastaların tedavi süreçlerine ilişkin bilgileri daha doğru ve kalıcı şekilde edinmelerini sağlamak amacıyla hasta eğitimini merkeze alan uygulamalar öne çıkıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Denizli Haber - Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Tıp Fakültesinde, yoğun poliklinik koşullarında hasta-hekim iletişimini güçlendirmek, hastaların tedavi süreçlerine ilişkin bilgileri daha doğru ve kalıcı şekilde edinmelerini sağlamak amacıyla hasta eğitimini merkeze alan uygulamalar öne çıkıyor. Bu kapsamda İbn-i Sina’nın bütüncül tıp anlayışıyla da örtüşen bu yaklaşım ile hastalara yapılan sözlü bilgilendirmenin yanı sıra yazılı ve görsel materyallerle hastaların tedavi sürecine aktif katılımının desteklenmesi hedefleniyor.</strong></p>

<p>İbn-i Sina Haftası dolayısıyla gündeme taşınan uygulama ve değerlendirmelerde, İbn-i Sina’nın bin yılı aşkın süre önce ortaya koyduğu bütüncül tıp anlayışı ile PAÜ Tıp Fakültesinde benimsenen insan odaklı sağlık hizmeti yaklaşımı arasındaki benzerliklere dikkat çekiliyor. Modern tıbbın teknolojik imkânlarını insan odaklı hekimlik anlayışıyla bir araya getiren yaklaşımıyla hasta-hekim iletişiminin güçlendirilmesine yönelik çalışmalara önem veren Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi, özellikle yoğun poliklinik şartlarında hastaların kendilerine aktarılan sağlık bilgilerini daha iyi anlayabilmeleri ve tedavi süreçlerini doğru şekilde sürdürebilmeleri için hasta eğitiminin önemli bir araç olduğu vurgulanıyor.</p>

<p><strong>PAÜ Tıp Fakültesinde Hasta Odaklı Yaklaşım</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>PAÜ Tıp Fakültesinde hastanın yalnızca mevcut hastalığı ve fiziksel belirtileri üzerinden değil; yaşam koşulları, beslenme alışkanlıkları, ruhsal durumu ve günlük yaşam biçimiyle birlikte değerlendirilmesinin önemine dikkat çekiliyor. Bu yaklaşım, İbn-i Sina’nın hastayı bedensel, ruhsal ve zihinsel yönleriyle bir bütün olarak ele alan tıp anlayışıyla da örtüşüyor. İbn-i Sina’nın klinik metodolojisinde hekimin hastasını değerlendirirken onun yaşadığı çevreyi, mesleğini, beslenme ve uyku alışkanlıklarını ve ruhsal durumunu dikkate alması gerektiği ifade ediliyor. PAÜ Tıp Fakültesinde de modern tıbbın tanı ve tedavi olanaklarının yanı sıra hasta ile sağlıklı iletişim kurulması, hastanın dinlenmesi ve tedavi sürecine ilişkin yeterli bilgiye sahip olmasının sağlık hizmetinin ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulanıyor.</p>

<p><strong>Yoğun Polikliniklerde İletişimin Güçlendirilmesi Hedefleniyor</strong></p>

<p>Sağlık sisteminde artan hasta yoğunluğu, hekimlerin hastalarına ayırabilecekleri zamanı sınırlandırırken, bu durum hasta-hekim iletişimini de doğrudan etkileyebiliyor. PAÜ Tıp Fakültesinde bu sorunun yalnızca muayene süresi açısından değil, hastanın tedaviye uyumu açısından da değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiliyor.</p>

<p>Hastaların muayene sırasında yaşadıkları kaygı, polikliniklerin yoğunluğu ve kendilerine kısa süre içerisinde aktarılan çok sayıda tıbbi bilgi, verilen önerilerin bir bölümünün unutulmasına veya yanlış hatırlanmasına neden olabiliyor.</p>

<p>Bu nedenle PAÜ Tıp Fakültesinde hasta-hekim iletişiminin muayene odasında yapılan sözlü bilgilendirmeyle sınırlı kalmaması gerektiği anlayışı öne çıkıyor.</p>

<p><strong>Sözlü Bilgilendirme Yazılı ve Görsel Materyallerle Destekleniyor</strong></p>

<p>PAÜ Tıp Fakültesinde hasta eğitimine yönelik yaklaşımın önemli unsurlarından birini, hastalara verilen bilgilerin anlaşılır ve kalıcı hâle getirilmesi oluşturuyor. Bu kapsamda sözlü bilgilendirmenin yanı sıra hastaların daha sonra yeniden inceleyebilecekleri yazılı ve görsel eğitim materyallerinin kullanılması önem taşıyor. Hastaların anlayabileceği sade bir dille hazırlanan materyallerin görseller, şemalar ve takip çizelgeleriyle desteklenmesi, tedavi sürecinin hastalar tarafından daha kolay anlaşılmasına katkı sağlıyor.</p>

<p>Özellikle kronik hastalıkların takibinde hastaların ilaçlarını hangi zamanlarda kullanacaklarını, beslenmelerinde nelere dikkat edeceklerini ve günlük sağlık takiplerini nasıl gerçekleştireceklerini gösteren materyaller, hekim tarafından verilen bilgilerin muayene sonrasında da sürdürülebilir olmasını sağlıyor. Böylelikle hasta, sağlık kuruluşundan ayrıldıktan sonra da kendisine aktarılan bilgileri tekrar inceleme ve tedavisini daha bilinçli şekilde sürdürme imkânına sahip oluyor.</p>

<p><strong>Tedaviye Uyumun Artırılması Amaçlanıyor</strong></p>

<p>PAÜ Tıp Fakültesinde uygulanan yaklaşımın temel hedeflerinden biri de hastaların tedaviye uyumunun artırılması olarak öne çıkıyor. Özellikle diyabet, hipertansiyon ve kalp yetmezliği gibi düzenli ilaç kullanımı ve yaşam tarzı değişikliği gerektiren kronik hastalıklarda hastanın doğru bilgilendirilmesi büyük önem taşıyor. Benzer şekilde gebelik takiplerinde anne adaylarının vitamin kullanımı, beslenme ve risk faktörleri konusunda verilen bilgileri doğru anlamaları anne ve bebek sağlığı açısından önem arz ediyor.</p>

<p>Hasta eğitim materyalleriyle desteklenen iletişim sayesinde, hastaların tedavilerinin yalnızca pasif birer uygulayıcısı olmaları yerine kendi sağlık süreçlerinin aktif bir parçası hâline gelmeleri hedefleniyor. Bu yaklaşımın aynı zamanda tedaviye uyumsuzluktan kaynaklanabilecek tekrar başvuruların azaltılmasına ve yoğun poliklinik hizmetlerinin daha etkin yürütülmesine katkı sağlayabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>İbn-i Sina’nın Bin Yıllık Mirası PAÜ’de Modern Tıpla Buluşuyor</strong></p>

<p>PAÜ Tıp Fakültesinde benimsenen hasta odaklı yaklaşım, İbn-i Sina’nın tıp anlayışının günümüz koşullarındaki karşılığını da ortaya koyuyor. İbn-i Sina’nın yalnızca hastalığı değil insanı merkeze alan; beslenme, çevre, ruhsal durum ve yaşam biçimini sağlığın birer parçası kabul eden bütüncül yaklaşımı, modern sağlık hizmetlerinde hasta-hekim iletişiminin önemini bir kez daha hatırlatıyor.</p>

<p>İbn-i Sina’nın karmaşık tıbbi bilgilerin daha kolay öğrenilmesi ve hatırlanması için bilgiyi farklı yöntemlerle aktarması da PAÜ Tıp Fakültesinde hasta eğitimine verilen önemle örtüşüyor. Hastanın kendisine verilen bilgiyi anlayabilmesi, hatırlayabilmesi ve günlük yaşamında uygulayabilmesi, tedavinin önemli bir parçası olarak değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>PAÜ Tıp Fakültesinden İnsan Odaklı Hekimlik Vurgusu</strong></p>

<p>Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi, yalnızca modern tıbbın teknolojik imkânlarını etkin biçimde kullanabilen değil, aynı zamanda hastasını dinleyen, onunla doğru iletişim kuran ve koruyucu hekimliği merkeze alan hekimlerin yetiştirilmesini amaçlıyor.</p>

<p>Bu anlayış doğrultusunda hasta eğitimini sağlık hizmetlerinin önemli bir parçası hâline getiren Fakülte, hastaların kendi sağlıklarını yönetme konusunda bilinçlendirilmesini ve hekim-hasta ilişkisinin güçlendirilmesini önemsiyor.</p>

<p>İbn-i Sina Haftası da bu yönüyle, tıp tarihinin en önemli bilim insanlarından İbn-i Sina’nın bin yıl öncesinden günümüze ulaşan bütüncül sağlık anlayışını modern tıp uygulamalarıyla yeniden değerlendirmek için önemli bir fırsat sunuyor.</p>

<p>PAÜ Tıp Fakültesinde benimsenen yaklaşım; doğru tanı ve tedavinin yanı sıra doğru iletişim, anlaşılır bilgilendirme ve etkin hasta eğitiminin de şifanın ayrılmaz bir parçası olduğu anlayışını öne çıkarıyor.</p>

<p>Deri ve Zührevi Hastalıklar polikliniğinde hastalara hastalıklar hakkında oluşturulan hasta bilgilendirme notlarına <a href="https://www.pau.edu.tr/dermatoloji/tr/sayfa/hasta-bilgilendirme-formlari" rel="nofollow">https://www.pau.edu.tr/dermatoloji/tr/sayfa/hasta-bilgilendirme-formlari</a> link üzerinden ulaşabilirsiniz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.pamukkalehaber.com/pau-tip-fakultesinde-hasta-hekim-iletisimine-ibn-i-sinanin-butuncul-tip-anlayisiyla-yeni-yaklasim</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 12:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pamukkalehabercom.teimg.com/crop/1280x720/pamukkalehaber-com/uploads/2026/08/p-a-u-t-i-p-f-a-k-u-l-t-e-s-i-n-d-e-h-a-s-t-a-h-e-k-i-m-i-l-e-t-i-s-i-m-i-n-e-i-b-n-i-s-i-n-a-n-i-n-b-u-t-u-n-c-u-l-t-i-p-a-n-l-a-y-i-s-i-y-l-a-y-e-n-i-y-a-k-l-a-s-i-m.jpg" type="image/jpeg" length="84536"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prostatı buharla, rahatla! Denizli’de rezum dönemi]]></title>
      <link>https://www.pamukkalehaber.com/prostati-buharla-rahatla-denizlide-rezum-donemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pamukkalehaber.com/prostati-buharla-rahatla-denizlide-rezum-donemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İyi huylu prostat büyümesinin tedavisinde kullanılan modern yöntemlerden Rezum, Denizli’de uygulanmaya başlandı. Prostat dokusuna kontrollü su buharı uygulanarak büyümüş dokunun küçülmesini sağlayan yöntem; özellikle cinsel fonksiyonların korunması, genel anestezi gerektirmemesi, kısa işlem süresi ve hızlı iyileşme gibi avantajlarıyla dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Denizli Haber</strong> -<strong> İyi huylu prostat büyümesi</strong>nin tedavisinde kullanılan modern yöntemlerden <strong>Rezum</strong>, Denizli’de uygulanmaya başlandı. Prostat dokusuna kontrollü su buharı uygulanarak büyümüş dokunun küçülmesini sağlayan yöntem; özellikle <strong>cinsel fonksiyonların korunması, genel anestezi gerektirmemesi, kısa işlem süresi ve hızlı iyileşme</strong> gibi avantajlarıyla dikkat çekiyor.</p>

<p><strong>Denipol Hastanesi Üroloji Uzmanları Op. Dr. Kayhan Tarım</strong> ve <strong>Op. Dr. Ali Gürağaç</strong>, yöntemin uygun hastalarda klasik cerrahi seçeneklere önemli bir alternatif oluşturabileceğini belirtti.</p>

<h3>“PROSTAT DOKUSUNU BUHARLA KÜÇÜLTÜYOR, İDRAR KANALINI RAHATLATIYORUZ”</h3>

<p>Rezum yönteminin çalışma prensibini anlatan <strong>Op. Dr. Kayhan Tarım</strong>, işlemin herhangi bir kesi yapılmadan gerçekleştirildiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Rezum, iyi huylu prostat büyümesinde prostat dokusunun içerisine kontrollü şekilde su buharı verilmesine dayanan modern bir tedavi yöntemidir. İdrar kanalından özel bir cihazla girerek büyümüş prostat dokusuna buhar uyguluyoruz. Buharın etkisiyle hedeflenen prostat hücreleri zaman içerisinde küçülüyor ve idrar kanalındaki baskı azalıyor. Böylece hastalarımızın idrar yapma şikâyetlerinde belirgin rahatlama sağlamayı amaçlıyoruz.”</p>

<p><img align="right" alt="Kayhan Tarim" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://pamukkalehabercom.teimg.com/pamukkalehaber-com/uploads/2026/08/kayhan-tarim.png" width="300" /></p>

<h3>“CİNSEL HAYATINI KORUMAK İSTEYEN HASTALAR İÇİN ÖNEMLİ BİR SEÇENEK”</h3>

<p>Prostat tedavisi gören erkeklerin en fazla çekindiği konulardan birinin cinsel fonksiyonlarda meydana gelebilecek değişiklikler olduğunu belirten <strong>Op. Dr. Ali Gürağaç</strong>, Rezum’un bu açıdan öne çıktığını ifade etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Bazı prostat ameliyatlarından veya kullanılan bazı ilaçlardan sonra meninin mesaneye geri kaçması dediğimiz retrograd ejakülasyon görülebiliyor. Bu durum özellikle cinsel hayatını aktif olarak sürdüren hastalarımız açısından önemli olabiliyor. Rezum tedavisinin en önemli avantajlarından biri, boşalma ve sertleşme fonksiyonlarını etkileme riskinin oldukça düşük olmasıdır. Bu nedenle uygun hasta grubunda cinsel fonksiyonların korunması açısından yüz güldürücü bir seçenek sunuyor.”</p>

<h3>“HASTA AYNI GÜN EVİNE DÖNEBİLİYOR”</h3>

<p>İşlemin kapalı yöntemle gerçekleştirilmesinin iyileşme sürecine de önemli katkı sağladığını ifade eden <strong>Op. Dr. Kayhan Tarım</strong>, hastaların günlük yaşamlarına daha hızlı dönebildiklerini söyledi:</p>

<p>“İşlem sırasında vücutta herhangi bir kesi yapılmıyor. Bu nedenle kanama riski klasik cerrahi yöntemlere kıyasla oldukça düşük. Uygun hastalarımız işlem sonrasında aynı gün taburcu olabiliyor. Evde kısa bir istirahat sürecinin ardından günlük hayatlarına hızlı şekilde geri dönebiliyorlar. Hastanede uzun süre yatış gerekmemesi hem hasta konforunu artırıyor hem de hastane kaynaklı enfeksiyonlara maruz kalma ihtimalini azaltıyor.”</p>

<p><img alt="Cihaz" class="detail-photo img-fluid" height="1254" src="https://pamukkalehabercom.teimg.com/pamukkalehaber-com/uploads/2026/08/cihaz.png" width="1254" /></p>

<h3>“GENEL ANESTEZİ ALAMAYAN HASTALARDA ÖNEMLİ BİR AVANTAJ”</h3>

<p>Rezum’un özellikle ileri yaştaki ve ek hastalıkları bulunan kişiler açısından farklı bir tedavi alternatifi oluşturduğunu belirten <strong>Op. Dr. Ali Gürağaç</strong>, işlemin lokal anestezi altında da uygulanabildiğine dikkat çekti:</p>

<p>“İleri yaşta olan, kalp veya akciğer hastalıkları bulunan bazı hastalarımızda genel anestezi önemli riskler taşıyabiliyor. Bu nedenle bazı hastalar uzun süre ilaç kullanmak veya sonda ile yaşamak zorunda kalabiliyor. Rezum tedavisinin önemli avantajlarından biri, uygun hastalarda genel anesteziye ihtiyaç duyulmadan lokal anestezi altında uygulanabilmesi. İşlem yaklaşık 10 dakika gibi kısa bir sürede tamamlanabiliyor. Böylece hastaya genel anestezinin getirebileceği ek riskleri yüklememiş oluyoruz.”</p>

<p><img align="right" alt="Ali Guragac" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://pamukkalehabercom.teimg.com/pamukkalehaber-com/uploads/2026/08/ali-guragac.png" width="300" /></p>

<h3>“KAN SULANDIRICI KULLANAN HASTALARDA DA ÖNEMLİ BİR ALTERNATİF”</h3>

<p>Kan sulandırıcı ilaç kullanan hastalarda prostat cerrahisinin zaman zaman önemli bir problem haline gelebildiğini söyleyen <strong>Op. Dr. Kayhan Tarım</strong>, Rezum’un düşük kanama riski nedeniyle bu hasta grubunda da avantaj sağlayabildiğini belirtti:</p>

<p>“Kalp krizi veya inme geçirmiş ya da farklı nedenlerle kan sulandırıcı ilaç kullanan hastalarda bu ilaçların kesilmesi her zaman kolay değildir. Geleneksel cerrahilerde kanama riskini azaltmak amacıyla ilaçların bir süre bırakılması gerekebiliyor ve bu durum bazı hastalarımızda pıhtı açısından ek risk oluşturabiliyor. Rezum’un kanama riskinin düşük olması bu konuda elimizi rahatlatıyor. Hastanın mevcut tedavisi, kullandığı kan sulandırıcının türü ve genel sağlık durumu değerlendirilerek uygun hastalarda tedavi planlanabiliyor.”</p>

<h3>“DENİZLİ VE ÇEVRE İLLER İÇİN ÖNEMLİ BİR SAĞLIK YATIRIMI”</h3>

<p>Denipol Hastaneler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Op. Dr. Uğur Kulalı</strong> ise Rezum teknolojisinin Denizli’ye kazandırılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Teknolojik gelişmeleri şehrimize kazandırmaya devam edeceğiz. Denizlililerin gerekli teknolojinin şehirde bulunmaması nedeniyle tedavi için başka şehirlere gitmek zorunda kalmalarının önüne geçmek istiyoruz. Bununla birlikte, bu yatırımın yalnızca Denizli için değil, <strong>çevre illerde yaşayan hastalar için de önemli bir tedavi alternatifi</strong> oluşturacağına inanıyoruz. Sağlık alanında yalnızca bir cihaza yatırım yapmak yeterli değil; o teknolojiyi doğru şekilde kullanabilecek deneyimli hekimleri de bünyenizde bulundurmanız gerekiyor. Ülkemizin ve dünyanın önde gelen merkezlerinde deneyim kazanmış hekimlerimizle hem Denizli’nin hem de bölgemizin sağlığına katkıda bulunmaktan büyük gurur duyuyoruz. Rezum tedavisinin şehrimize, bölgemize ve hastalarımıza hayırlı olmasını diliyorum.”</p>

<p><img alt="2.Jpg-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://pamukkalehabercom.teimg.com/pamukkalehaber-com/uploads/2026/08/2jpg-1.jpeg" width="1920" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.pamukkalehaber.com/prostati-buharla-rahatla-denizlide-rezum-donemi</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 15:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pamukkalehabercom.teimg.com/crop/1280x720/pamukkalehaber-com/uploads/2026/08/p-r-o-s-t-a-t-i-b-u-h-a-r-l-a-r-a-h-a-t-l-a-d-e-n-i-z-l-i-d-e-r-e-z-u-m-d-o-n-e-m-i.jpg" type="image/jpeg" length="30835"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[82 yaşında kansere karşı zorlu mücadele! PAÜ’de göğüs duvarı yeniden yapılandırıldı]]></title>
      <link>https://www.pamukkalehaber.com/82-yasinda-kansere-karsi-zorlu-mucadele-paude-gogus-duvari-yeniden-yapilandirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pamukkalehaber.com/82-yasinda-kansere-karsi-zorlu-mucadele-paude-gogus-duvari-yeniden-yapilandirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[PAÜ Hastaneleri Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı tarafından, göğüs duvarında kanser tespit edilen 82 yaşındaki hastaya kapsamlı bir cerrahi operasyon gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Denizli Haber </strong>- 82 yaşındaki erkek hasta, Ekim 2024’te sol akciğerinde tespit edilen kanser nedeniyle PAÜ Hastaneleri Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı’na başvurdu. Yapılan değerlendirmelerin ardından hasta ameliyata alınarak sol akciğerindeki kanserli bölüm çıkarıldı. Ameliyat sonrası yapılan patolojik incelemede tümörün tamamen çıkarıldığı ve cerrahi sınırların temiz olduğu belirlendi.</p>

<p>Hastanın takipleri sırasında yaklaşık bir buçuk yıl sonra sol göğüs duvarında, kaburgaları da etkileyen yeni bir kitle tespit edildi. Yapılan tetkik ve değerlendirmelerin ardından hastanın yeniden ameliyat edilmesine karar verildi.</p>

<p><strong>Geniş kapsamlı cerrahi gerçekleştirildi</strong></p>

<p>PAÜ Hastaneleri Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı ekibi tarafından gerçekleştirilen operasyonda, göğüs duvarında bulunan tümörle birlikte tümörden etkilenen üç kaburga, çevresindeki kas dokuları ve diyaframın bir bölümü çıkarıldı. Tümörün geniş bir alana yayılması nedeniyle operasyon sonrasında göğüs duvarında oluşan geniş açıklık, özel cerrahi ağ (mesh), titanyum plak ve vidalar kullanılarak yeniden onarıldı.</p>

<p>Göğüs Cerrahisi ekibi, gerçekleştirilen operasyonun özellikle hastanın ileri yaşı, tümörün göğüs duvarında geniş bir alanı etkilemesi ve birden fazla anatomik yapının birlikte çıkarılmasını gerektirmesi nedeniyle kapsamlı ve zorlu bir cerrahi olduğunu belirtti. Ekip, bu tür operasyonlarda tümörün temiz cerrahi sınırlarla çıkarılmasının yanı sıra göğüs duvarının fonksiyonel ve yapısal bütünlüğünün yeniden sağlanmasının da büyük önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Tümör temiz sınırlarla çıkarıldı</strong></p>

<p>Ameliyat sonrası yapılan patolojik incelemelerde çıkarılan kitlenin kanser olduğu doğrulandı. Yapılan değerlendirmede tümörün tamamının temiz cerrahi sınırlarla çıkarıldığı belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ameliyat sonrası takipleri yapılan hastanın, tedavisinin devamı ve düzenli kontrollerinin sürdürülmesi amacıyla Onkoloji Bölümü tarafından takibe alındığı bildirildi.</p>

<p>Gerçekleştirilen operasyon, ileri yaştaki bir hastada göğüs duvarını tutan kanserli dokunun geniş bir cerrahi girişimle çıkarılması ve oluşan geniş doku kaybının modern cerrahi yöntemlerle yeniden yapılandırılması açısından dikkat çekici bir örnek oluşturdu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.pamukkalehaber.com/82-yasinda-kansere-karsi-zorlu-mucadele-paude-gogus-duvari-yeniden-yapilandirildi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 11:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pamukkalehabercom.teimg.com/crop/1280x720/pamukkalehaber-com/uploads/2026/08/82-y-a-s-i-n-d-a-k-a-n-s-e-r-e-k-a-r-s-i-z-o-r-l-u-m-u-c-a-d-e-l-e-p-a-u-d-e-g-o-g-u-s-d-u-v-a-r-i-y-e-n-i-d-e-n-y-a-p-i-l-a-n-d-i-r-i-l-d-i.jpg" type="image/jpeg" length="26060"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Restoratif diş tedavisi dişleri koruyarak iyileştiriyor]]></title>
      <link>https://www.pamukkalehaber.com/restoratif-dis-tedavisi-disleri-koruyarak-iyilestiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pamukkalehaber.com/restoratif-dis-tedavisi-disleri-koruyarak-iyilestiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Denizli Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi Restoratif Diş Tedavisi Uzmanı Dt. Gözde Özçiftci Gürbuğa, restoratif diş tedavisi bölümünün temel amacının doğal diş dokusunu mümkün olduğunca koruyarak dişlerin estetik ve fonksiyonunu yeniden kazandırmak olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Denizli Haber </strong>- Toplumda diş hekimine başvuruların önemli bir kısmını çürük, kırık dişler ve dolgu problemlerinin oluşturduğunu belirten<strong> Uzman Diş Tabibi Gözde Özçiftci Gürbuğa</strong>, birçok kişinin hangi durumlarda <strong>Restoratif Diş Tedavisi bölümü</strong>ne başvurması gerektiğini bilmediğini ifade etti. Gürbuğa her hastaya ağız yapısı ve ihtiyacına uygun bireysel tedavi planlaması yapıldığını belirterek;" <strong>Diş </strong>çürüğü veya dişte siyahlaşma fark edilmesi, sıcak soğuk, tatlı veya ekşi gıdalara karşı hassasiyet oluşması, dişte kırık veya çatlak meydana gelmesi, eski dolgunun düşmesi yada kırılması, dolgu çevresinde yeniden çürük oluşması, ön dişlerde şekil veya renk bozuklukları, dişlerde aşınma veya madde kaybı görülmesi durumunda Restoratif diş tedavi bölümüne başvurabilirsiz" dedi.<br />
<br />
<strong>"AMACIMIZ DİŞİ MÜMKÜN OLDUĞUNCA AĞIZDA TUTMAK"</strong><br />
Diş çürüklerinin erken dönemde tespit edildiğinde yalnızca dolgu tedavisiyle başarılı şekilde tedavi edilebileceğini ancak tedavi geciktirildiğinde çürüğün ilerleyerek dişin sinir dokusuna ulaşabildiğini ve daha kapsamlı işlemler gerekebileceğinin altını çizen Gürbuğa, ‘Diş tedavilerinde erken teşhis büyük önem taşımaktadır' dedi. Diş çürüklerinin her zaman ağrı yapmayabileceğine de dikkat çeken Dt. Gürbuğa; "Vatandaşlarımız çoğu zaman dişi ağrımadığı sürece tedaviyi erteleyebiliyor. Oysa birçok çürük başlangıç döneminde belirti vermeden ilerleyebilir. Düzenli diş hekimi kontrolleri sayesinde sorunlar erken dönemde tespit edilerek daha basit ve koruyucu tedavilerle çözülebilir. Ağız ve diş sağlığının korunmasında düzenli fırçalama, diş ipi kullanımı, dengeli beslenme ve rutin diş hekimi kontrollerinin büyük önem taşır. Sağlıklı bir gülüş için şikâyet oluşmasını beklemeden düzenli kontrollerinizi yaptırmayı ihmal etmeyin" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.pamukkalehaber.com/restoratif-dis-tedavisi-disleri-koruyarak-iyilestiriyor</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 12:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pamukkalehabercom.teimg.com/crop/1280x720/pamukkalehaber-com/uploads/2026/08/r-e-s-t-o-r-a-t-i-f-d-i-s-t-e-d-a-v-i-s-i-d-i-s-l-e-r-i-k-o-r-u-y-a-r-a-k-i-y-i-l-e-s-t-i-r-i-y-o-r.jpg" type="image/jpeg" length="72445"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Denizli’de İlk Ve Tek Olan Yapay Zeka Destekli Yeni Nesil Mr Cihazı Hizmete Girdi]]></title>
      <link>https://www.pamukkalehaber.com/denizlide-ilk-ve-tek-olan-yapay-zeka-destekli-yeni-nesil-mr-cihazi-hizmete-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pamukkalehaber.com/denizlide-ilk-ve-tek-olan-yapay-zeka-destekli-yeni-nesil-mr-cihazi-hizmete-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Denizli’de sağlık altyapısını güçlendirecek önemli bir yatırım daha vatandaşların hizmetine sunuldu. Hastalıkların erken teşhisinde büyük önem taşıyan Türkiye’de sayılı, Denizli’de ise ilk ve tek cihaz olan son teknoloji MAGNETOM Lumina 3 Tesla Manyetik Rezonans (MR) Görüntüleme Sistemi Denizli Acil Durum Hastanesi’nde hizmet vermeye başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Denizli Haber - Denizli Devlet Hastanesi</strong>’nin tüm birimleriyle birlikte etaplar halinde Denizli Acil Durum Hastanesi’ne taşınma süreci devam ederken, hastanenin teknolojik altyapısı da en yeni tıbbi cihazlarla güçlendiriliyor. Modern mimarisi, ferah poliklinikleri, geniş bekleme alanları, yüksek teknolojili görüntüleme üniteleri ve hasta odalarıyla vatandaşlara daha konforlu bir sağlık hizmeti sunan Denizli Acil Durum Hastanesi, yeni MR cihazıyla tanı ve tedavi süreçlerinde de önemli bir kapasite artışı sağladı. Türkiye’de az sayıda olan ve Denizli’de ise ilk ve tek olarak hizmete alınan son teknoloji yapay zeka tabanlı MAGNETOM Lumina 3 Tesla Manyetik Rezonans (MR) cihazıyla birlikte bazı özellikli görüntülemeler de artık başarıyla uygulanabilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><strong>Denizli’de Başka Hiçbir Sağlık Kuruluşunda Bulunmayan MR İle Yüksek Çözünürlüklü Görüntüler Elde Edilebilecek</strong></p>

<p>Hastalıkların teşhisinde çok önemli bir yeri olan yapay zeka destekli yeni nesil MR cihazının Denizli’de tek olduğunu belirten Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, yapay zeka tabanlı 3 Tesla MR görüntüleme cihazını Denizli’ye kazandırmaktan büyük sevinç duyduklarını söyledi. Öztürk: “Merkezde Denizli Devlet Hastanemizde iki, Servergazi Devlet Hastanemizde bir olmak üzere ilimizde üç MR cihazımız hizmet vermektedir. Günlük ortalama 9 bin acil ve poliklinik muayenesi yapılan Denizli Devlet Hastanemizin taşındığı Acil Durum Hastanemizde yeni nesil MR cihazımızın kurulumu tamamlandı ve hasta kabulüne başlandı.<strong> </strong>3 Tesla MR, standart 1.5 Tesla MR cihazlarına göre iki kat daha güçlü yüksek çözünürlüklü bir manyetik rezonans görüntüleme (MR) cihazıdır. Yeni nesil MAGNETOM Lumina 3T MR sistemi, yapay zeka destekli yazılımları sayesinde çok daha kısa sürede yüksek çözünürlüklü görüntüler elde edilmesine imkân tanırken, beyin, karaciğer ve kas-iskelet sistemi başta olmak üzere birçok alanda daha hızlı ve güvenilir tanı süreçlerini destekliyor. Lezyon ve patolojilerin daha keskin ve çok kısa sürelerde taranmasını sağlıyor. Geniş hasta tüneli, sessiz çalışma teknolojisi ve kısa çekim süreleriyle hasta konforunu artıran cihaz, hareket ve metal kaynaklı görüntü bozulmalarını da en aza indirerek tekrar çekim ihtiyacını azaltıyor. Bu cihazlar hastalıkların daha hızlı ve etkin teşhis edilmesine önemli katkı sağlayacak. Yapay zeka tabanlı 3 Tesla MR görüntüleme cihazını İlimize kazandırmaktan büyük kıvanç duyuyoruz. Denizli Devlet Hastanemiz uzun yıllardır sadece Denizli’ye değil tüm bölgeye şifa dağıtan bir merkez konumundadır. Türkiye’de sayısı az olan ve Denizli’de ilk ve tek olacak 3 Tesla MR cihazımız, Denizli’deki vatandaşlarımıza ve çevre illerden gelecek hastalara da çok önemli bir hizmet sağlayarak önemli bir boşluğu dolduracaktır. İnşallah hastalarımız burada şifa bulacak, sağlık çalışanlarımız da yeni teknolojinin sunduğu imkânlarla tanı süreçlerini daha hızlı ve kolay yürütecektir. Hastanemize ve Denizli’mize hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.pamukkalehaber.com/denizlide-ilk-ve-tek-olan-yapay-zeka-destekli-yeni-nesil-mr-cihazi-hizmete-girdi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pamukkalehabercom.teimg.com/crop/1280x720/pamukkalehaber-com/uploads/2026/08/d-e-n-i-z-l-i-d-e-i-l-k-v-e-t-e-k-o-l-a-n-y-a-p-a-y-z-e-k-a-d-e-s-t-e-k-l-i-y-e-n-i-n-e-s-i-l-m-r-c-i-h-a-z-i-h-i-z-m-e-t-e-g-i-r-d-i.jpg" type="image/jpeg" length="83893"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ameliyat Masasında Şaşkına Çeviren Gerçek! Organları Ters Çıktı]]></title>
      <link>https://www.pamukkalehaber.com/ameliyat-masasinda-saskina-ceviren-gercek-organlari-ters-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pamukkalehaber.com/ameliyat-masasinda-saskina-ceviren-gercek-organlari-ters-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yozgat’tan tüp mide ameliyatı olmak için Denizli’ye gelen 27 yaşındaki Didem B.’nin, ameliyat masasında organlarının ters konumda olduğu ortaya çıktı. Çocuk yaşta kalp ameliyatı geçirmesine rağmen fark edilmeyen bu nadir durum, Özel Denizli Tekden Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Muhammed Raşid Aykota’nın başarılı müdahalesiyle ameliyat esnasında tespit edildi. Cerrahi ekibin zorlu operasyonu başarıyla tamamlamasının ardından sağlığına kavuşan genç kadın taburcu edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Denizli Haber - Yozgat</strong>’ta yaşayan 27 yaşındaki Didem B., obezite tedavisi kapsamında tüp mide ameliyatı olmaya karar vererek <strong><u>Denizli</u></strong>’ye geldi. <strong>Özel <u>Denizli</u> Tekden Hastanesi</strong>ne başvuran genç kadının yapılan tetkiklerinin ardından ameliyatına karar verildi. <strong>Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Muhammed Raşid Aykota </strong>ve ekibi tarafından gerçekleştirilen operasyon sırasında, hastanın kalpten aşağıda yer alan iç organlarının anatomik olarak ters olduğu fark edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
<strong>ÇOCUKLUKTAKİ KALP AMELİYATINDA BİLE FARK EDİLMEDİ</strong><br />
Geçmiş yıllarda henüz 5 yaşındayken kalp ameliyatı geçiren Didem B.’nin, geçirdiği o operasyonda dahi organlarının ters olduğunun anlaşılamadığı öğrenildi. Tıpta az rastlanan bu anatomik yapı nedeniyle mide ve karın içi organlarının ayna görüntüsü şeklinde ters konumda olmasına rağmen Doç. Dr. Muhammed Raşid Aykota, operasyon tekniğini anında bu nadir duruma göre uyarlayarak tüp mide ameliyatını başarıyla gerçekleştirdi.<br />
<br />
<strong>GERÇEĞİ AMELİYAT SONRASI ÖĞRENDİ, ŞİFA İLE TABURCU OLDU</strong><br />
Tüm ezberleri bozan sıradışı anatomik yapıya rağmen ameliyatı sorunsuz tamamlanan Didem B., kalpten aşağıdaki organlarının ters olduğunu ameliyat sonrasında doktorundan öğrendi. Hayatı boyunca vücudundaki bu durumdan habersiz yaşayan genç kadın, başarılı geçen ameliyatın ve iyileşme sürecinin ardından şifa ile taburcu edilerek memleketine uğurlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.pamukkalehaber.com/ameliyat-masasinda-saskina-ceviren-gercek-organlari-ters-cikti</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 12:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pamukkalehabercom.teimg.com/crop/1280x720/pamukkalehaber-com/uploads/2026/08/a-m-e-l-i-y-a-t-m-a-s-a-s-i-n-d-a-s-a-s-k-i-n-a-c-e-v-i-r-e-n-g-e-r-c-e-k-o-r-g-a-n-l-a-r-i-t-e-r-s-c-i-k-t-i.jpg" type="image/jpeg" length="20519"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
