<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Pamukkale Haber | Denizli Haber -  Denizli Haberleri</title>
    <link>https://www.pamukkalehaber.com</link>
    <description>Denizli Haber | Pamukkale Haber | Denizli Haberleri</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.pamukkalehaber.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 01 Aug 2026 18:00:35 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.pamukkalehaber.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Tavas'a iki yeni sağlık tesisi kazandırıldı]]></title>
      <link>https://www.pamukkalehaber.com/tavasa-iki-yeni-saglik-tesisi-kazandirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pamukkalehaber.com/tavasa-iki-yeni-saglik-tesisi-kazandirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Denizli'nin Tavas ilçesi iki yeni sağlık tesisine kavuştu. Sağlık Bakanlığı tarafından yaptırılan Tavas İlçe Sağlık Müdürlüğü, Sağlıklı Hayat Merkezi ve Aile Sağlığı Merkezi binası ile Tavas Devlet Hastanesi Bağımlılık Arındırma Merkezi düzenlenen törenle hizmete açıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Denizli haber </strong>- Açılış törenlerine AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Ekonomi İşleri Başkanı Nihat Zeybekci, <strong><u>Denizli</u></strong> Vali Vekili Adnan Kayık, Tavas Kaymakamı İsmail Demir, İl Emniyet Müdürü Yavuz Sağdıç, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mevlüt Dirim, Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, AK Parti <strong><u>Denizli</u></strong> İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, İl Müftüsü Abdullah Pamuklu, Denizi İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, sağlık çalışanları ve vatandaşlar katıldı.<br />
<br />
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunması ile başlayan açılış töreninde <strong><u>Denizli</u></strong> İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk programın açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Öztürk; "Tavas İlçemizde; 104 yataklı Tavas Devlet Hastanemiz, 9 Aile Sağlığı Merkezimiz, burada görev yapan 16 Aile Hekimimiz, 3 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonumuzla, 474 personelimizle geniş bir sağlık hizmeti sunuyoruz. Geriye dönüp baktığımda son 10 yılda Tavas İlçemizde; 2016 yılında yeni hastane binamızı hizmete açtık. Modern ameliyathaneleri ve yoğun bakım üniteleriyle birlikte İlçemize farklı bir sağlık boyutu getirdi, önemli katkı sundu. Aralık 2016'da Hastanemizde; Fizik Tedavi Rehabilitasyon Ünitesini, hemen arkasından yaşlılarımız iyi bakılsın, kronik hastalığı olanlar evlerinde ağrı acı çekmeden hayatlarının son dönemlerini iyi geçirebilsinler diye 2017 yılının Eylül ayında Palyatif Bakım Merkezini kurduk. Yine vatandaşlarımızdan gelen talepler doğrultusunda hemen 10 ünitelik bir diyaliz ünitesini hizmete açtık. 2024 yılında da biz burayı cihaz kapasitesini arttırarak, büyüterek diyaliz merkezine dönüştürdük. Böylece çevre mahallelere, ilçelere birçok yere de hizmet verir hale getirdik. Kronik yara bakım birimi, sigara bırakma polikliniği gibi pek çok ek hizmetleri de Tavas Devlet Hastanemizin bünyesinde sizler için hizmete açtık. Birazdan da hastane bünyesinde yeni hizmete sunduğumuz 14 yataklı eski adıyla Alkol ve Madde Bağımlıları Tedavi Merkezi (AMATEM), yeni adıyla Bağımlılık Arındırma Merkezimizin (BAM) hep birlikte açılışını yapacağız. Bugün 2 bin 350 metrekare kapalı alanıyla İlçe Sağlık Müdürlüğümüzü, Aile Sağlığı Merkezimizi, Sağlıklı Hayat Merkezimizi ve Merkez bünyesinde bulunan KETEM'i tek bir çatı altında toplayan dev bir sağlık kompleksimizi hizmete açacağız. Sağlıklı Hayat Merkezimizde; birçok branşta uzman sağlık çalışanı ile kişiye özel beslenme danışmanlığı, fiziksel aktivite danışmanlığı, kronik hastalıklarla mücadele, psikososyal danışmanlık, kadın-çocuk sağlığı danışmanlık hizmetleri, ağız ve diş sağlığı, kanser erken teşhis tarama ve eğitim, tütün ve madde bağımlılığı danışmanlığı hizmetleri verilmektedir. Hedefimiz Sağlık Bakanımızın her fırsatta vurguladığı ‘Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık Modeli' doğrultusunda Sağlıklı Türkiye Yüzyılını hep birlikte inşa etmektir. Yeni sağlık kompleksimizin Tavas'ımıza, <strong><u>Denizli</u></strong>'mize ve tüm vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum" dedi.<br />
<br />
Tavas Kaymakamı İsmail Demir ise "Bu tesis, İlçemizin alt yapısını güçlü kılacak koruyucu ve önleyici sağlık hizmetlerini, vatandaşlarımızın ayağına daha etkin bir şekilde getirecektir. Sağlık her bireyin en temel hakkıdır. Nitekim bugün burada Tavaslı hemşerilerimizin, sadece sağlık değil, genel manada refahlarını yükseltecek bir hizmet faaliyete geçecek. Bu yeni hizmet binamızdaki birimlerle, burada vatandaşımıza henüz hasta olmadan önce sağlıklı yaşam konusunda daha modern, daha hızlı ve daha konforlu bir alanda hizmet sunulmuş olacak. Yeni binanın ilçemize hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu.<br />
<br />
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Ekonomi İşleri Başkanı Nihat Zeybekci de açılan sağlık tesislerinin Tavas'a hayırlı olmasını dileyerek sözlerine başladı. Zeybekci: "Tavas ilçemize baktığımız zaman şu anda Tavas Devlet Hastanemiz kalitesi ve modern haliyle, şehrin sıcağı ve kalabalığından sıkılanlar için buz gibi havası, yüksek standartları ile tercih edilen bir hastane haline geldi. Türkiye son yirmi yılda ortalama ömrünü 13 yıl uzattı. Bu ne ile oldu, sağlık yatırımlarıyla, insanımızın tamamına, en uzak yerdeki vatandaşımıza bile ulaşarak oldu. Türkiye'deki sağlık hizmetleri, Avrupa'nın değme ülkelerinde yok. Avrupa'daki birçok insan, artık Türkiye'de sağlık tedavileri oluyor. Orta Doğu'daki bütün ülkelerin hemen hemen tamamından Türkiye'deki gerek devlet, gerekse özel sektör hastanelerimize gelen milyonlarca insan var. Artık milyarlarca dolarlık sağlık turizmi gelirlerimiz var. Özellikle bazı şehirlerimizde, bazı tedaviler, gözle ilgili, saçla ilgili, estetikle ilgili tedaviler var. Türkiye bugün sağlıkta dünyanın parmakla gösterdiği bir ülke haline geldi. Tavas'taki sağlıkla ilgili bu hamlelerin önemli olduğunu düşünüyorum. Tavas İlçemizle ilgili bir müjdeyi de sizlere vermek istiyorum. Pamukkale Üniversitesi'nde olan MR cihazı, inşallah en yakın zamanda Tavas Devlet Hastanemizde hizmet verecek" diye konuştu.<br />
<br />
Konuşmalardan sonra kurdele kesimi yapılarak Tavas İlçe Sağlık Müdürlüğü, Sağlıklı Hayat Merkezi ve Aile Sağlığı Merkezi binası ve daha sonra hastaneye geçilerek kurdele kesimi ile Tavas Devlet Hastanesi Bağımlılık Arındırma Merkezi hizmete açıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.pamukkalehaber.com/tavasa-iki-yeni-saglik-tesisi-kazandirildi</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 13:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pamukkalehabercom.teimg.com/crop/1280x720/pamukkalehaber-com/uploads/2026/08/t-a-v-a-s-a-i-k-i-y-e-n-i-s-a-g-l-i-k-t-e-s-i-s-i-k-a-z-a-n-d-i-r-i-l-d-i.jpg" type="image/jpeg" length="72697"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tekden'de Başarılı Şah Damarı Operasyonu]]></title>
      <link>https://www.pamukkalehaber.com/tekdende-basarili-sah-damari-operasyonu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pamukkalehaber.com/tekdende-basarili-sah-damari-operasyonu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aydın’dan Özel Denizli Tekden Hastanesine diz ve ayak ağrıları şikayetiyle başvuran 65 yaşındaki hastanın şah damarının yüzde 90 oranında daraldığı belirlendi. Hasta bölgesel anestezi yöntemiyle hasta uyanık tutularak başarılı bir şekilde tedavi edildi. Operasyon sırasında hastanın bilincinin açık olması sayesinde nörolojik durumu anlık olarak takip edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Denizli Haber</strong> -<strong> Aydın</strong>’ın Kuyucak ilçesinde yaşayan emekli<strong> Şakir Özsu</strong>, bir süredir devam eden diz ve ayak ağrıları nedeniyle <strong>Özel Denizli Tekden Hastanesi</strong>’ne başvurdu. Yapılan tetkik ve görüntülemelerde Özsu’nun sağ şah damarında yüzde 90 oranında ciddi darlık tespit edildi. Hayati risk oluşturabilecek darlık nedeniyle ameliyat kararı alındı.<br />
<br />
10 yıl önce bypass ameliyatı geçiren Özsu’nun operasyon sırasında ritim bozukluğu, tansiyon değişiklikleri ve nörolojik sorunlar yaşayabileceği değerlendirildi. Bu nedenle Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Kemalettin Erdem tarafından ameliyatın genel anestezi yerine hastanın bilinci açık olacak şekilde bölgesel anestezi altında yapılmasına karar verildi.<br />
<br />
Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Sümeyra Deniz Ergüleç’in uyguladığı servikal blok yöntemiyle yalnızca boyun bölgesi uyuşturuldu. Böylece hasta ameliyat boyunca uyanık kaldı ve doktorlarla iletişim kurabildi.<br />
<br />
<strong>"Nörolojik durumu anlık takip edebildik"<br />
Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Kemalettin Erdem</strong>, hastada yapılan tetkiklerde şah damarında ciddi bir darlık tespit edildiğini belirterek, "Şakir Bey’de yapılan tetkikler sonucunda şah damarında ciddi darlık olduğu görüldü. Yapılan incelemeler sonucunda hastanın ameliyat olmasına karar verdik. 10 yıl önce bypass ameliyatı olduğu için ameliyat sırasında aritmi, tansiyon değişiklikleri ve inme gibi nörolojik sorunlar olabilir düşüncesiyle ameliyatı uyanık yapmaya karar verdik. Bunu yapmak için de anestezi doktoru Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Sümeyra Deniz Ergüleç’e danıştık. Sümeyra Hanım bölgesel anestezi uygulayarak ameliyat sırasında hastamızın hiçbir şekilde ağrı duymamasını sağladı. Biz de başarılı bir şekilde ameliyatı gerçekleştirdik" dedi.<br />
<br />
<strong>"İnme riskine karşı önemli bir avantaj sağladı"<br />
Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Sümeyra Deniz Ergüleç</strong> ise hastanın daha önce bypass ameliyatı geçirmiş olması nedeniyle genel anestezi yerine bölgesel anestezinin uygun görüldüğünü söyledi. Dr. Ergüleç, "Hastamıza servikal blok dediğimiz, yalnızca boyun bölgesinin uyuşturulduğu bölgesel anestezi yöntemini uyguladık. Böylece hastamızın bilinci açık kaldı ve ameliyat sırasında kendisiyle konuşarak nörolojik durumunu yakından takip edebildik. Özellikle karotis, yani şah damarı ameliyatlarında inme riski açısından hastanın nörolojik durumunun anlık olarak değerlendirilmesi büyük önem taşıyor. Hastamızın bilinci açık olduğu için gelişebilecek herhangi bir nörolojik bulguyu ameliyat sırasında hemen fark etme ve gerektiğinde hızlıca müdahale etme imkânımız oldu. Ameliyatımız başarılı ve ağrısız bir şekilde tamamlandı. Hastamız ameliyat sonrasında da herhangi bir ağrı hissetmediğini belirtti" diye konuştu.<br />
<br />
<strong>"Çok şükür, hiçbir sıkıntı yaşamadım"</strong><br />
Ameliyat sonrası sağlık durumunun iyi olduğunu belirten Şakir Özsu ise, "Ben Aydın’ın Kuyucak ilçesinde oturuyorum. Emekliyim. Bir süredir ayaklarımda, özellikle dizimde ve ayağımda ağrılar vardı. Bunun üzerine tomografi çekildi. Tomografide sağ şah damarımda yüzde 90 oranında tıkanıklık olduğu ve ameliyat olmam gerektiği söylendi. Ben de hocama güvenerek ameliyat olmaya karar verdim. Çok şükür, ameliyat sürecinde hiçbir sıkıntı yaşamadım. Şu anda gayet iyiyim. Moralimiz de yerinde, kendimi de çok iyi hissediyorum. Doktorlar, hemşireler ve çalışanlar gerçekten çok güler yüzlüler ve çok ilgililer. Her şeyimizle çok güzel ilgilendiler. İlaçlarımızı ve iğnelerimizi zamanında yaptılar, yemeklerimizi zamanında verdiler. Her konuda çok memnun kaldım" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.pamukkalehaber.com/tekdende-basarili-sah-damari-operasyonu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 13:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pamukkalehabercom.teimg.com/crop/1280x720/pamukkalehaber-com/uploads/2026/07/t-e-k-d-e-n-d-e-b-a-s-a-r-i-l-i-s-a-h-d-a-m-a-r-i-o-p-e-r-a-s-y-o-n-u.jpg" type="image/jpeg" length="32253"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Denizli Sağlık Camiasını Yasa Boğan Kayıp]]></title>
      <link>https://www.pamukkalehaber.com/denizli-saglik-camiasini-yasa-bogan-kayip</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pamukkalehaber.com/denizli-saglik-camiasini-yasa-bogan-kayip" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Denizli'de 13 Nolu UMKE Acil Sağlık İstasyonu'nda görev yapan Acil Tıp Teknisyeni (ATT) Galip Özkan Çakmakçı hayatını kaybetti. Genç sağlık çalışanının vefatı, ailesi, mesai arkadaşları ve sağlık camiasını derin üzüntüye boğdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Denizli Haber </strong>- Uzun yıllardır acil sağlık hizmetlerinde görev yapan <strong>Galip Özkan Çakmakçı</strong>'nın vefat haberi, Denizli'de büyük üzüntüyle karşılandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Acı haberin ardından <strong>Denizli İl Sağlık Müdürlüğü</strong> de resmi sosyal medya hesaplarından taziye mesajı yayımladı. Açıklamada, "13 Nolu UMKE Acil Sağlık İstasyonumuzda Acil Tıp Teknisyeni olarak görev yapan Galip Özkan Çakmakcı hayatını kaybetmiştir. Merhuma Allah'tan rahmet, kederli ailesine, yakınlarına ve sağlık camiamıza başsağlığı diliyoruz." ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Galip Özkan Çakmakçı'nın vefatı, görev yaptığı sağlık teşkilatında ve meslektaşları arasında derin bir üzüntü oluştururken, sevenleri merhuma Allah'tan rahmet, ailesi ve yakınlarına sabır diledi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.pamukkalehaber.com/denizli-saglik-camiasini-yasa-bogan-kayip</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pamukkalehabercom.teimg.com/crop/1280x720/pamukkalehaber-com/uploads/2026/07/d-e-n-i-z-l-i-s-a-g-l-i-k-c-a-m-i-a-s-i-n-i-y-a-s-a-b-o-g-a-n-k-a-y-i-p.jpg" type="image/jpeg" length="70259"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[PAÜ'den Hepatit Uyarısı! Sessiz İlerliyor, Erken Tanı Hayat Kurtarıyor]]></title>
      <link>https://www.pamukkalehaber.com/pauden-hepatit-uyarisi-sessiz-ilerliyor-erken-tani-hayat-kurtariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pamukkalehaber.com/pauden-hepatit-uyarisi-sessiz-ilerliyor-erken-tani-hayat-kurtariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastaneleri Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Türkan Tüzün 28 Temmuz Dünya Hepatit Günü’nün amacı ve önemi hakkında açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Denizli Haber - PAÜ Hastaneleri Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Türkan Tüzün</strong> yaptığı açıklamalarda şunlara değindi: “Dünya Hepatit Günü viral hepatitler konusunda toplumun farkındalığını artırmak; korunma, erken tanı, tedavi ve düzenli izlemin önemini vurgulamak amacıyla her yıl 28 Temmuz’da gerçekleştirilmektedir. Hepatit, en genel anlamıyla karaciğerin iltihaplanmasıdır. Farklı nedenlerle ortaya çıkabilmekle birlikte hepatit A, B, C, D ve E virüslerinin neden olduğu viral hepatitler, dünya genelinde önemli bir hastalık yükü oluşturmaktadır. Dünya Sağlık Örgütünün 2026 yılı Dünya Hepatit Günü temasında, insanların hepatitten korunma, test, tedavi ve bakım hizmetlerine ulaşmasının önündeki bilgi ve farkındalık eksikliği, damgalanma, ekonomik güçlükler, sağlık hizmetlerine erişim sorunları ve tanı ile tedavide yaşanan gecikmeler gibi engellerin ortadan kaldırılması gerektiğini vurgulamaktadır. Dünya Hepatit Günü yalnızca bir farkındalık günü değil; önlenebilir hastalıkları ve ölümleri azaltmak, daha fazla insanın zamanında tanı ve tedaviye ulaşmasını sağlamak için güçlü bir harekete geçme çağrısıdır. Viral Hepatitlerde Özellikle hepatit B ve hepatit C, uzun yıllar hiçbir belirti vermeden ilerleyebilir. Kişi kendisini tamamen sağlıklı hissederken karaciğerde sessiz bir hasar gelişebilir ve hastalık yıllar sonra siroz, karaciğer yetmezliği veya karaciğer kanseriyle ortaya çıkabilir. Bu nedenle “Sarılığım yoksa hepatit değilim” düşüncesi doğru değildir. Enfeksiyonun varlığı ancak uygun kan testleriyle anlaşılabilir. Sorunun en önemli yönlerinden biri, birçok kişinin enfeksiyon taşıdığını bilmemesi veya tanı aldığı hâlde düzenli izlem ve tedaviye ulaşamamasıdır. Hepatit C’de ise ağızdan kullanılan ilaçlarla hastaların yüzde 95’inden fazlasında kalıcı iyileşme sağlanabilmesine rağmen tanı ve tedaviye erişim dünya genelinde hâlâ yetersizdir. Hepatit B tanısı alan her hastaya hemen ilaç başlanması gerekmez. Ancak tedavi gerekmemesi, hastalığın önemsiz olduğu veya takip edilmesine gerek olmadığı anlamına gelmez. Biz Enfeksiyon Hastalıkları polikliniğinde hastalarımızı tek bir kan sonucuna göre değil; viral yük, karaciğer enzimleri, ultrasonografi bulguları, gerektiğinde yapılan ek incelemeler ve hastanın diğer risk faktörleriyle birlikte değerlendiriyoruz. Tedavi gerektiren hastalara uygun antiviral tedaviyi başlıyoruz, o aşamada tedavi gerekmeyen hastaları ise belirli aralıklarla izlemeye devam ediyoruz. Viral hepatitlerin önemli bir halk sağlığı sorunu olmasının bir başka nedeni de büyük ölçüde önlenebilir ve tedavi edilebilir hastalıklar olmalarına rağmen yeni enfeksiyonların ve hepatite bağlı ölümlerin devam etmesidir. Bu nedenle toplumun bilgilendirilmesi, risk taşıyan kişilerin test yaptırması, tanı alan hastaların düzenli takip edilmesi ve etkili korunma yöntemlerinin yaygınlaştırılması büyük önem taşımaktadır. Toplumdaki en yaygın yanlış inanışlardan biri, bütün hepatitlerin aynı şekilde bulaştığının düşünülmesidir. Oysa hepatit A, B, C, D ve E virüslerinin bulaş yolları birbirinden farklıdır.”</p>

<p></p>

<p><strong>Dr. Öğr. Üyesi Türkan Tüzün: "E</strong><strong>rken tanı hayat kurtarır; doğru bilgi, aşılama ve etkili tedavi geleceği değiştirir."</strong></p>

<p>Hepatitten korunmanın en etkili yollarından birinin aşılanma olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Türkan Tüzün sözlerine şöyle devam etti. “Hepatit A ve Hepatit B’ye karşı güvenli ve etkili aşılar bulunmaktadır; ancak hepatit C’ye karşı henüz bir aşı yoktur. Aşı durumunu bilmeyen veya risk grubunda bulunan kişiler, sağlık kuruluşlarına başvurarak aşı gereksinimleri açısından değerlendirilmelidir. Özellikle bebeklere hepatit B aşısının doğumdan sonra mümkün olan en kısa sürede yapılması büyük önem taşımaktadır. Gebelerin de hepatit B yönünden taranması gerekir. Hepatit B saptanan annelerin gebelik döneminde uzman hekim tarafından değerlendirilmesi, gerekli hastalarda antiviral tedavi başlanması ve bebeğe doğumdan hemen sonra hepatit B aşısı ile hepatit B immünglobulini uygulanması sayesinde anneden bebeğe bulaşma riski büyük ölçüde azaltılabilir. Hepatit A ve E’den korunmak için eller özellikle tuvaletten sonra, yemek hazırlamadan ve yemek yemeden önce su ve sabunla iyice yıkanmalıdır. Güvenilir içme suyu kullanılmalı; sebze ve meyveler uygun şekilde yıkanmalı, et ve diğer hayvansal gıdalar yeterince pişirilmelidir. Su güvenliğinden emin olunmayan yerlerde kaynağı bilinmeyen su ve buz tüketilmemesi de önemlidir. Hepatit B, C ve D’den korunmak için kanla temas edebilecek kişisel eşyalar paylaşılmamalıdır. Diş fırçası, tıraş bıçağı, tırnak makası, iğne, enjektör, lanset ve kan şekeri ölçüm malzemeleri kişiye özel olmalıdır. Dövme, piercing ve akupunktur gibi işlemler yalnızca hijyen ve sterilizasyon kurallarına uyan güvenilir merkezlerde yaptırılmalıdır. Tıbbi ve diş işlemlerinde tek kullanımlık veya uygun şekilde sterilize edilmiş malzemelerin kullanılmasına dikkat edilmelidir. Hepatit B’den korunmada korunmasız cinsel ilişkiden kaçınmak ve gerektiğinde kondom kullanmak da önemlidir. Hepatit B tanısı bulunan kişilerin eşleri ve aynı evde yaşayan aile bireyleri sağlık kuruluşuna başvurarak değerlendirilmelidir. Hepatit B’ye karşı bağışıklığı bulunmayan kişilerin aşılanması gerekir. Kanla temas, iğne batması veya korunmasız cinsel ilişki gibi riskli bir durum yaşandığında zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Hepatit açısından riskli bir teması olduğunu düşünen, kanla temas öyküsü bulunan veya tetkiklerinde açıklanamayan karaciğer enzimi yüksekliği saptanan kişilerin bir sağlık kuruluşuna başvurması önemlidir. Çünkü korunmanın önemli bir parçası da enfeksiyonu erken dönemde belirlemek, gerekli takip ve tedaviyi zamanında başlatmaktır. Topluma vermek istediğim en önemli mesaj şudur: “Hepatit uzun yıllar sessiz ilerleyebilir. Hepatit A ve B aşıyla önlenebilir; hepatit B ve C’de ise erken tanı, düzenli takip ve uygun tedavi sayesinde siroz, karaciğer kanseri ve hepatite bağlı ölüm riski önemli ölçüde azaltılabilir. Herhangi bir şikâyetim yok, test yaptırmama gerek yok.” düşüncesi doğru değildir. Hepatit açısından riskli bir teması bulunan veya risk taşıdığını düşünen kişilerin bir sağlık kuruluşuna başvurarak değerlendirilmesi önemlidir. Hepatit B’ye karşı bağışıklığı bulunmayan kişiler aşılanmalı; hepatit tanısı alan hastalar ise kontrollerini ve tedavilerini aksatmamalıdır. Hepatit B veya C tanısı almak, hastalığın kontrol edilemeyeceği anlamına gelmez. Hepatit C, günümüzde ağızdan kullanılan ilaçlarla hastaların yüzde 95’inden fazlasında virüsün vücuttan tamamen temizlenmesi sağlanarak tedavi edilebilmektedir. Hepatit B ise düzenli takip ve gerektiğinde antiviral tedaviyle kontrol altında tutulabilir; sirozun ilerlemesi yavaşlatılabilir ve karaciğer kanseri gelişme riski azaltılabilir. Biz de polikliniğimizde hepatit hastalarının tanı, tedavi ve düzenli takip süreçlerini yürütüyoruz. Hepatitle yaşayan kişilere korku ve önyargıyla değil, doğru bilgiyle yaklaşılmalıdır. Hepatit B ve C sarılmakla, aynı sofraya oturmakla veya aynı işyerinde çalışmakla bulaşmaz. Hastaların dışlanması, test, takip ve tedavi hizmetlerine başvurmalarını geciktirebilir. Bu nedenle hem viral hepatitlerle hem de bu hastalıklara ilişkin yanlış bilgiler ve damgalanmayla mücadele edilmelidir. Erken tanı hayat kurtarır; doğru bilgi, aşılama ve etkili tedavi geleceği değiştirir.”</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.pamukkalehaber.com/pauden-hepatit-uyarisi-sessiz-ilerliyor-erken-tani-hayat-kurtariyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pamukkalehabercom.teimg.com/crop/1280x720/pamukkalehaber-com/uploads/2026/07/p-a-u-d-e-n-h-e-p-a-t-i-t-u-y-a-r-i-s-i-s-e-s-s-i-z-i-l-e-r-l-i-y-o-r-e-r-k-e-n-t-a-n-i-h-a-y-a-t-k-u-r-t-a-r-i-y-o-r.jpg" type="image/jpeg" length="44694"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Denizli Devlet Hastanesi'nin Taşınmasında Kritik Aşama! Pazartesi Büyük Nakil Başlıyor]]></title>
      <link>https://www.pamukkalehaber.com/denizli-devlet-hastanesinin-tasinmasinda-kritik-asama-pazartesi-buyuk-nakil-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pamukkalehaber.com/denizli-devlet-hastanesinin-tasinmasinda-kritik-asama-pazartesi-buyuk-nakil-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, Denizli Devlet Hastanesi'nin Acil Durum Hastanesi'ne taşınma sürecinde sona yaklaşıldığını belirterek, pazartesi günü büyük taşınmanın en önemli etaplarından birinin gerçekleştirileceğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Denizli Haber - 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı dolayısıyla Denizli Gazeteciler Cemiyeti'ni ziyaret eden İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, Cemiyet Başkanı Özkan Tokmak, yönetim kurulu üyeleri ve basın mensuplarının gününü kutladı. Gazetecilerin kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına önemli bir görev üstlendiğini ifade eden Öztürk, Denizli Devlet Hastanesi'nin taşınma sürecinde basının doğru habercilik anlayışıyla sürece katkı sunduğunu söyledi.</p>

<p><strong>"Denizli basını sağlık haberlerinde hassas"</strong></p>

<p>Denizli'de uzun yıllardır hekimlik ve sağlık yöneticiliği yaptığını belirten Öztürk, kent basınının sağlık alanındaki duyarlılığına dikkat çekerek, "Denizli basınının özellikle sağlıkla ilgili haberlerde uzman görüşlerine yer vererek kamuoyunu doğru bilgilendirdiğini görüyorum. Bu anlamda tüm basın mensuplarına teşekkür ediyorum." dedi.</p>

<p><strong>"Pazartesi büyük taşınmanın önemli bir parçasını gerçekleştireceğiz"</strong></p>

<p>Taşınma sürecinde son aşamaya gelindiğini belirten Öztürk, pazartesi günü Denizli Devlet Hastanesi'ndeki bir bloğun tamamen boşaltılarak Acil Durum Hastanesi'ne taşınılacağını açıkladı.</p>

<p>Öztürk, "Yaklaşık 5-6 aydır devam eden zorlu sürecin sonuna yaklaşıyoruz. Pazartesi günü eşyaların taşınmasıyla birlikte büyük taşınmanın önemli bir bölümünü tamamlayacağız ve Denizli Devlet Hastanesi'nde bir bloğu tamamen boşaltarak Acil Durum Hastanesi'nde hizmet vermeye başlayacağız." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Çocuk ve kadın doğum birimleri taşınacak</strong></p>

<p>Taşınacak birimler hakkında da bilgi veren İl Sağlık Müdürü Öztürk, çocuk sağlığı ve kadın doğum hizmetlerinin yeni binaya nakledileceğini belirtti.</p>

<p>Taşınma kapsamında Çocuk, Kadın Doğum, Çocuk Cerrahisi, çocuk yan dal klinikleri, Yenidoğan Yoğun Bakım, Çocuk Acil ve Çocuk Yoğun Bakım servislerinin Acil Durum Hastanesi'ne taşınacağını kaydeden Öztürk, hasta nakillerinin kurumlar arası koordinasyonla gerçekleştirileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Emniyet başta olmak üzere ilgili kurumların sürece destek verdiğini ifade eden Öztürk, "Bu bölümlerde yatan hasta sayımız artık oldukça azaldı. Hastalarımızın güvenli şekilde nakillerini tamamladıktan sonra yeni hastanemizde hizmet vermeye devam edeceğiz." dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.pamukkalehaber.com/denizli-devlet-hastanesinin-tasinmasinda-kritik-asama-pazartesi-buyuk-nakil-basliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 17:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pamukkalehabercom.teimg.com/crop/1280x720/pamukkalehaber-com/uploads/2026/07/d-e-n-i-z-l-i-d-e-v-l-e-t-h-a-s-t-a-n-e-s-i-n-i-n-t-a-s-i-n-m-a-s-i-n-d-a-k-r-i-t-i-k-a-s-a-m-a-p-a-z-a-r-t-e-s-i-b-u-y-u-k-n-a-k-i-l-b-a-s-l-i-y-o-r.jpg" type="image/jpeg" length="10141"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[PAÜ Hastanelerinde Büyük Ameliyatlara Alternatif İleri Endoskopik Tedavi]]></title>
      <link>https://www.pamukkalehaber.com/pau-hastanelerinde-buyuk-ameliyatlara-alternatif-ileri-endoskopik-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pamukkalehaber.com/pau-hastanelerinde-buyuk-ameliyatlara-alternatif-ileri-endoskopik-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastaneleri Gastroenteroloji Bilim Dalı, endoskopik ampullektomi yöntemiyle uygun hastalarda büyük cerrahi girişimlere gerek kalmadan tedavi olanağı sunulduğunu açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Denizli Haber - PAÜ Hastaneleri Gastroenteroloji Bilim Dalı, safra kanalı</strong>nın ince bağırsağa açıldığı bölgede (papilla) gelişen kitlelerin tedavisinde uygulanan endoskopik ampullektomi (papillektomi) yöntemi hakkında bilgilendirmede bulundu. Bölümden yapılan açıklamada, ileri endoskopik girişimler arasında yer alan yöntemin, uygun hastalarda büyük cerrahi operasyonlara alternatif olarak başarıyla uygulanabildiği belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, ağız yoluyla herhangi bir cerrahi kesi yapılmadan gerçekleştirilen işlem sayesinde papilla bölgesindeki lezyonların özel endoskopik cihazlarla güvenli bir şekilde çıkarılabildiği ifade edildi. Bu sayede birçok hastanın karın açılmasını gerektiren daha büyük ve riskli ameliyatlara ihtiyaç duymadan tedavi edilebildiği belirtilirken, yöntemin daha az ağrı, daha kısa hastanede kalış süresi ve günlük yaşama daha hızlı dönüş gibi önemli avantajlar sunduğu kaydedildi.</p>

<p><strong>"Büyük ameliyatlara alternatif, küçük girişimlerle etkili tedavi."</strong></p>

<p>Endoskopik ampullektominin yalnızca tedavi amacıyla değil, kesin tanının konulmasında da önemli bir rol üstlendiği vurgulanan açıklamada, işlem sırasında çıkarılan doku örneklerinin patoloji laboratuvarında ayrıntılı olarak incelendiği, böylece kitlenin iyi huylu ya da kötü huylu olduğunun belirlenerek hastaya en uygun tedavi planının oluşturulduğu ifade edildi.</p>

<p>Gelişen endoskopi teknolojileri ve deneyimli hekimlerin uygulamaları sayesinde ileri endoskopik yöntemlerin her geçen gün daha fazla hastaya güvenli ve etkili tedavi olanağı sunduğuna dikkat çekilen açıklamada, minimal invaziv işlemlerin hem tanı hem de tedavide önemli avantajlar sağlayarak gereksiz büyük cerrahi girişimlerin önüne geçtiği ve hastaların yaşam kalitesinin korunmasına katkı sağladığı bildirildi.</p>

<p>Açıklamada ayrıca, PAÜ Hastaneleri Gastroenteroloji Bilim Dalı'nda başarıyla uygulanan ileri endoskopik girişimlerin, modern tıbbın sunduğu yenilikçi tedavi seçenekleri arasında yer aldığı ve uygun hastalarda yüksek başarı oranlarıyla güvenle uygulanmaya devam ettiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.pamukkalehaber.com/pau-hastanelerinde-buyuk-ameliyatlara-alternatif-ileri-endoskopik-tedavi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pamukkalehabercom.teimg.com/crop/1280x720/pamukkalehaber-com/uploads/2026/07/p-a-u-h-a-s-t-a-n-e-l-e-r-i-n-d-e-b-u-y-u-k-a-m-e-l-i-y-a-t-l-a-r-a-a-l-t-e-r-n-a-t-i-f-i-l-e-r-i-e-n-d-o-s-k-o-p-i-k-t-e-d-a-v-i.jpg" type="image/jpeg" length="26368"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Op. Dr. Semih Mun “Normal doğum uygun şartlarda en güvenli seçenektir”]]></title>
      <link>https://www.pamukkalehaber.com/op-dr-semih-mun-normal-dogum-uygun-sartlarda-en-guvenli-secenektir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pamukkalehaber.com/op-dr-semih-mun-normal-dogum-uygun-sartlarda-en-guvenli-secenektir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özel Denipol ve Denipollife Hastaneleri Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Semih Mun, normal doğumun hem anne hem de bebek sağlığı açısından önemli avantajlar sunduğunu belirterek, her gebeliğin kendine özgü değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Uygun şartlar oluştuğunda normal doğumun ilk tercih edilen doğum yöntemi olduğunu ifade eden Op. Dr. Mun, doğum şekline mutlaka anne ve bebeğin sağlık durumu göz önünde bulundurularak karar verilmesi gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Denizli Haber - Normal doğum</strong>un <strong>fizyolojik </strong>bir süreç olduğunu belirten <strong>Op. Dr. Semih Mun</strong>, “Gebelik süreci sorunsuz ilerleyen, anne ve bebeğin sağlık durumu normal doğuma uygun olan gebelerde öncelikli tercihimiz normal doğumdur. Çünkü normal doğum, annenin doğum sonrası günlük yaşamına daha hızlı dönmesini sağlayan, iyileşme sürecini destekleyen ve birçok açıdan avantaj sunan doğal bir süreçtir.” dedi.</p>

<p></p>

<p><strong>Anne için önemli avantajlar</strong></p>

<p>Normal doğumun ameliyat gerektirmemesi nedeniyle enfeksiyon, kanama ve anesteziye bağlı komplikasyon risklerinin daha düşük olduğuna dikkat çeken Op. Dr. Mun, şu bilgileri paylaştı: “Normal doğum yapan anneler genellikle daha kısa sürede ayağa kalkabilir, bebekleriyle daha erken temas kurabilir ve emzirmeye daha hızlı başlayabilir. Hastanede kalış süresi de sezaryene göre daha kısa olduğu için hem fiziksel hem de psikolojik toparlanma süreci daha konforlu ilerleyebilir.”</p>

<p><img alt="Mun2.Jpg" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://pamukkalehabercom.teimg.com/pamukkalehaber-com/uploads/2026/07/mun2jpg.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Her anne adayı için aynı yöntem uygun olmayabilir</strong></p>

<p>Her gebeliğin farklı olduğunu vurgulayan Op. Dr. Mun, doğum şeklinin kişiye özel değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Bebeğin duruşu, annenin sağlık durumu, gebeliğin seyri, plasentanın yerleşimi, çoğul gebelik gibi birçok faktör doğum planını etkileyebilir. Bu nedenle sezaryen gereken durumlarda elbette anne ve bebeğin sağlığı önceliklidir. Önemli olan normal doğumu her koşulda gerçekleştirmek değil, en güvenli doğum yöntemini belirlemektir.”</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Bilinçli gebelik takibi büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>Gebelik sürecinde düzenli doktor kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Op. Dr. Semih Mun, anne adaylarının doğuma fiziksel ve psikolojik olarak hazırlanmasının da doğum sürecini olumlu etkilediğini ifade etti.</p>

<p>“Anne adaylarımızın gebelik boyunca doğru bilgiye ulaşmaları, düzenli kontrollerini yaptırmaları ve doğum sürecine bilinçli şekilde hazırlanmaları, hem kendileri hem de bebekleri için daha güvenli ve sağlıklı bir doğum deneyimi yaşamalarına katkı sağlar.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.pamukkalehaber.com/op-dr-semih-mun-normal-dogum-uygun-sartlarda-en-guvenli-secenektir</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 14:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pamukkalehabercom.teimg.com/crop/1280x720/pamukkalehaber-com/uploads/2026/07/o-p-d-r-s-e-m-i-h-m-u-n-n-o-r-m-a-l-d-o-g-u-m-u-y-g-u-n-s-a-r-t-l-a-r-d-a-e-n-g-u-v-e-n-l-i-s-e-c-e-n-e-k-t-i-r.jpg" type="image/jpeg" length="20451"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Deniz ve Havuz Sonrası Kulak Enfeksiyonu Uyarısı]]></title>
      <link>https://www.pamukkalehaber.com/deniz-ve-havuz-sonrasi-kulak-enfeksiyonu-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pamukkalehaber.com/deniz-ve-havuz-sonrasi-kulak-enfeksiyonu-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Denizli Devlet Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Ünsal Ayça Vergili, havaların ısınması ile deniz ve havuz sezonunun açıldığını, buna bağlı olarak da dış kulak enfeksiyonları ve kulak mantarını hastalarda çok sık görmeye başladıklarını belirterek dikkat edilmesi gerekenleri anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Denizli Haber - Kulak </strong>yolunda üretilen ve koruyucu bir kalkan görevi gören kulak kirinin (serumen) nem ve suyla temas ettiğinde işlevini yitirdiğini belirten <strong>Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Ünsal Ayça</strong> Vergili, bu durumun da bakteri üretimini kolaylaştırdığını söyledi. Kulak çubuğu kullanımı konusunda da uyarıda bulunan Vergili; "Havaların ısınması ile deniz ve havuz sezonu da açılmış oldu. Bunun sonucunda da biz KBB hekimleri dış kulak enfeksiyonlarını ve kulak mantarını eskisinden çok daha sık görmeye başladık. Peki neden yazın bu enfeksiyonları çok sık görüyoruz? Halk arasında yanlış bilinmesine rağmen, dış kulak yolumuzda üretilen serumen (kulak kiri) ve bazı salgı bezleri, antibakteriyel etki oluşturup, dış kulak enfeksiyonlarına karşı, koruma kalkanı oluşturuyor. Ancak yazın, havuza ve denize girmeyle birlikte ıslaklık ve nem, PH seviyesini yükseltip ortamı alkali hale getiriyor. Ve koruyucu kalkan etkisiz kalarak bu da bakteri üretimini kolaylaştırıyor. Kirli havuzlara veya denizlere giren kişilerde, bakterilere maruz kalma sonrasında kulak enfeksiyonu sıklıkla gelişiyor. Kulak egzaması, kulakta kuruluk ve pullanma sorunları olanlarda, enfeksiyon riski daha fazla görülüyor. Bunun dışında tamamen kir ile tıkanmış bir kulakta, kirli suyun kiri daha da şişirmesi ile birlikte, bir de kirin çeşitli kulak çubukları veya yabancı cisimlerle temizlenmeye çalışılması sonrasında travmatize olan kulaklarda, rahatlıkla dış kulak enfeksiyonları gelişebiliyor. Hatta bazı kişilerde, kulak enfeksiyonu dışında, nemli ortamda kolaylıkla mantar enfeksiyonları da oluşabiliyor. Özellikle vücudunda el ve ayak parmaklarında mantar enfeksiyonu olan hastaların ve diyabetik hastaların, kulak mantarı gelişmemesi için çok dikkatli olması gerekiyor. Enfeksiyon ve kulak mantarı, ciddi ağrı, kaşıntı, hassasiyet ve hatta çok ilerlerse işitme kaybı gibi şikayetlere sebep olabiliyor" diye konuştu.<br />
<br />
TATİL ÖNCESİ VE TATİLDE ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER<br />
Kulağa su kaçması ve tıkanıklık oluşması durumunda yabancı cisimlerle müdahaleden kaçınılması gerektiğini hatırlatan Op. Dr. Vergili, tatil planı yapan vatandaşlara şu önerilerde bulundu: "Bu enfeksiyona yakalanmamak için birtakım önlemler almak şart! İlk olarak her yaz denize ve havuza girildiğinde kulak ağrısı, kulak enfeksiyonu gibi sorunlar yaşayan hastalara, tatile gitmeden önce bir KBB uzmanına başvurmalarını öneriyorum. Eğer tıkayıcı bir kulak kiri varsa, tatil öncesi temizlenmelidir. Tekrarlayan kulak egzaması da dış kulak enfeksiyonlarına sebep olabileceği için, bu hastalara da mutlaka kulak tıkacı ve bone ile suya girmelerini öneriyorum. Bunun dışında, tabii ki çok kalabalık kirli havuz ve denizlerde, her türlü önleme rağmen yine de bakteriyel enfeksiyon ve kulak mantarı bulaşlarının da olabileceğini unutmamak gerekiyor. Kulak kiri varsa ve suyla şişme meydana geldiyse, kesinlikle kulak çubuğu veya başka bir yabancı cisimle karıştırılmamalı, temizlemeye çalışılmamalıdır. Çünkü bu daha da travmatize ederek, kirin zara yapışmasına neden olmaktadır. Bu tip durumlarda, bir hekime ulaşana kadar gliserin kullanılabilir" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.pamukkalehaber.com/deniz-ve-havuz-sonrasi-kulak-enfeksiyonu-uyarisi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 13:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pamukkalehabercom.teimg.com/crop/1280x720/pamukkalehaber-com/uploads/2026/07/d-e-n-i-z-v-e-h-a-v-u-z-s-o-n-r-a-s-i-k-u-l-a-k-e-n-f-e-k-s-i-y-o-n-u-u-y-a-r-i-s-i.jpg" type="image/jpeg" length="52773"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gebelikte seyahat edecek anne adaylarına önemli uyarı]]></title>
      <link>https://www.pamukkalehaber.com/gebelikte-seyahat-edecek-anne-adaylarina-onemli-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pamukkalehaber.com/gebelikte-seyahat-edecek-anne-adaylarina-onemli-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gebelik döneminde seyahat planlayan anne adaylarına önerilerde bulunan Özle Denizli Tekden Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Derya Ertürk, seyahatin uygun zamanda ve gerekli önlemler alınarak güvenle yapılabileceğini belirtti. Riskli gebeliklerde ise yolculuk öncesi mutlaka hekim görüşü alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Denizli Haber - Özle <u>Denizli</u> Tekden Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Derya Ertürk</strong>, gebelik döneminde seyahat etmeyi planlayan anne adaylarına önemli uyarılarda bulundu. Gebelikte seyahatin çoğu anne adayı için güvenli olduğunu belirten Op. Dr. Derya Ertürk, özellikle gebeliğin 14 ile 28. haftaları arasını kapsayan ikinci trimester döneminin seyahat için en uygun zaman dilimi olduğunu ifade etti.<br />
<br />
Bazı gebelik durumlarında ise seyahatin önerilmediğini kaydeden Dr. Ertürk, "Erken doğum riski bulunan, vajinal kanaması olan, şiddetli hipertansiyon veya preeklampsi tanısı konulan anne adayları ile çoğul gebelikte erken doğum riski taşıyan kişilerin seyahat planı yapmadan önce mutlaka doktorlarına danışmaları gerekir" dedi.<br />
<br />
Seyahat sırasında alınması gereken önlemlere de değinen Dr. Ertürk, uzun araba yolculuklarında her iki saatte bir mola verilerek kısa yürüyüşler yapılmasını tavsiye etti. Uçak ve otobüs yolculuklarında ise bol sıvı tüketilmesi, koridorda kısa yürüyüşler yapılması ve emniyet kemerinin karnın alt kısmından bağlanmasının önemine dikkat çekti.<br />
<br />
Anne adaylarının yolculuk sırasında gebelik takip kartlarını ve düzenli kullandıkları ilaçları yanlarında bulundurmaları gerektiğini belirten Ertürk, "Her gebelik farklıdır. Bu nedenle seyahat planı yapmadan önce mutlaka doktorunuza danışın" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.pamukkalehaber.com/gebelikte-seyahat-edecek-anne-adaylarina-onemli-uyari</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 11:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pamukkalehabercom.teimg.com/crop/1280x720/pamukkalehaber-com/uploads/2026/07/g-e-b-e-l-i-k-t-e-s-e-y-a-h-a-t-e-d-e-c-e-k-a-n-n-e-a-d-a-y-l-a-r-i-n-a-o-n-e-m-l-i-u-y-a-r-i.jpg" type="image/jpeg" length="32640"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstemsiz kilo kaybının sebebi ciddi hastalıklar olabilir]]></title>
      <link>https://www.pamukkalehaber.com/istemsiz-kilo-kaybinin-sebebi-ciddi-hastaliklar-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pamukkalehaber.com/istemsiz-kilo-kaybinin-sebebi-ciddi-hastaliklar-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özel Denizli Tekden Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Burak Çevirici, son altı ay içinde diyet veya egzersiz yapılmaksızın vücut ağırlığının yüzde 5'inden fazlasının kaybedilmesinin mutlaka ciddiye alınması gerektiğini belirterek, istemsiz kilo kaybının birçok önemli hastalığın habercisi olabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><strong>Denizli Haber - Özel <u>Denizli</u> Tekden Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Burak Çevirici, istemsiz kilo kaybı</strong>nın altta yatan önemli hastalıkların ilk belirtisi olabileceğine dikkat çekerek, bu durumun ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.<br />
<br />
İstemsiz kilo kaybının tıbbi olarak son altı ay içinde, diyet veya egzersiz yapılmaksızın vücut ağırlığının yüzde 5'inden fazlasının kaybedilmesi olarak tanımlandığını belirten Uz. Dr. Burak Çevirici, "Örneğin 70 kilogram ağırlığındaki bir kişinin altı ay içerisinde 66 kilograma düşmesi ve bu kaybın devam etmesi istemsiz kilo kaybı olarak değerlendirilebilir" dedi.<br />
<br />
İstemsiz kilo kaybının birçok hastalıkta görülebileceğini ifade eden Dr. Çevirici, "Bu durum psikiyatrik, dahili ve organik pek çok hastalığın belirtisi olabilir. Çölyak hastalığı, iltihabi bağırsak hastalıkları ve kronik pankreatit gibi sindirim sistemi hastalıklarının yanı sıra, romatolojik hastalıklar ve vücudun herhangi bir bölgesinde gelişebilen kötü huylu tümörler yani kanser de istemsiz kilo kaybına neden olabilir" diye konuştu.<br />
<br />
Yapılan bilimsel çalışmaların istemsiz kilo kaybının ölüm riskinde artışla ilişkili olduğunu gösterdiğini vurgulayan Dr. Çevirici, bu durumun kas kütlesi ve kas gücünde azalmaya bağlı olarak fiziksel performans kaybına da yol açabileceğini belirtti.<br />
<br />
Vatandaşlara uyarılarda bulunan Uz. Dr. Burak Çevirici, "Kendinizde istemsiz kilo kaybı fark ediyorsanız, altta yatan nedenin belirlenmesi ve gerekli tedavinin planlanabilmesi için kapsamlı bir iç hastalıkları değerlendirmesi amacıyla vakit kaybetmeden bir hekime başvurmanız önemlidir" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.pamukkalehaber.com/istemsiz-kilo-kaybinin-sebebi-ciddi-hastaliklar-olabilir</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pamukkalehabercom.teimg.com/crop/1280x720/pamukkalehaber-com/uploads/2026/07/i-s-t-e-m-s-i-z-k-i-l-o-k-a-y-b-i-n-i-n-s-e-b-e-b-i-c-i-d-d-i-h-a-s-t-a-l-i-k-l-a-r-o-l-a-b-i-l-i-r.jpg" type="image/jpeg" length="17794"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[79 Yaşındaki Elif Özmen Organları İle Üç Hastaya Umut Oldu]]></title>
      <link>https://www.pamukkalehaber.com/79-yasindaki-elif-ozmen-organlari-ile-uc-hastaya-umut-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pamukkalehaber.com/79-yasindaki-elif-ozmen-organlari-ile-uc-hastaya-umut-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Denizli’de geçirdiği beyin kanaması sonucu hastanede sürdürdüğü yaşam mücadelesini kaybeden 79 yaşındaki Elif Özmen’in bağışlanan organları, İzmir ve Bursa'da nakil bekleyen hastalara umut oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:15px"><strong>Denizli Haber </strong>- Denizli'de 10 Temmuz tarihinde beyin kanaması geçiren 79 yaşındaki <strong>Elif Özmen,</strong> Denizli Devlet Hastanesi Anestezi ve Cerrahi Yoğun Bakım Ünitesi’nde tedavi altına alındı. Yoğun bakımdaki tüm müdahalelere rağmen Özmen’in 5 gün sonra beyin ölümü gerçekleşti. Denizli Devlet Hastanesi Organ Nakli Birimi tarafından ailesiyle yapılan görüşmeler sonucunda Elif Özmen’in organları bağışlandı. Bunun üzerine İzmir ve Bursa’dan gelen ekipler tarafından 2 böbrek ve karaciğeri alınarak İzmir’de ve Bursa’da organ bekleyen hastalara nakledilmek üzere gönderildi.</span></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Organ Bağışı ile Bir İnsanın Canına Can Katabileceğimizi Unutmayalım</strong></p>

<p>Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, Elif Özmen’in ailesine başsağlığı dileyerek organ bağışında bulundukları ve bu konudaki duyarlılıkları için teşekkür etti. Öztürk, organ bağışının hayati önemine dikkat çekerek, “Sağlık Bakanlığımızın verilerine göre Türkiye’de 30 binin üstünde hasta organ beklemekte olup her organ bağışı bu hastalara yeni bir hayat olmaktadır. Ne yazık ki organ bulunamadığı için her gün 3 ila 4 vatandaşımız hayatını kaybediyor. Organ bağışında en önemli eksiklik kadavradan bağış olduğunu görüyoruz. Bakanlığımızın da önemle vurguladığı gibi, organ bağışı candan cana yapılabilecek en değerli armağandır. Yaşama tutunmak için bekleyen hastalarımıza kadavradan yapılan bağışlarla çare olabiliriz. Bu nedenle her bağış, kelimenin tam anlamıyla yeni bir hayat demektir. Bu doğrultuda bütün vatandaşlarımıza bir kez daha seslenmek istiyorum. Öldükten sonra bir insanın canına can katabileceğimizi düşünerek hayattayken organlarımızı bağışlayabiliriz. Organ bağışı e-devlet üzerinden kolaylıkla yapılabilmektedir. Ben buradan vefatı sonrası organ bekleyen hastalara umut olan Elif Özmen’e Allah’tan rahmet, bu zor anlarında organ bağışında bulunarak örnek olan yüce gönüllü ve kederli ailesine duyarlılıklarından dolayı şükranlarımı sunuyor, baş sağlığı diliyorum” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.pamukkalehaber.com/79-yasindaki-elif-ozmen-organlari-ile-uc-hastaya-umut-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 13:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pamukkalehabercom.teimg.com/crop/1280x720/pamukkalehaber-com/uploads/2026/07/79-y-a-s-i-n-d-a-k-i-e-l-i-f-o-z-m-e-n-o-r-g-a-n-l-a-r-i-i-l-e-u-c-h-a-s-t-a-y-a-u-m-u-t-o-l-d-u.jpg" type="image/jpeg" length="12244"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[PAÜ, Avrupa Birliği Destekli Ruh Sağlığı Projesinde Pilot Merkez Seçildi]]></title>
      <link>https://www.pamukkalehaber.com/pau-avrupa-birligi-destekli-ruh-sagligi-projesinde-pilot-merkez-secildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pamukkalehaber.com/pau-avrupa-birligi-destekli-ruh-sagligi-projesinde-pilot-merkez-secildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastaneleri Toplum Ruh Sağlığı Merkezi, Avrupa Birliği Erasmus+ Programı kapsamında desteklenmeye hak kazanan DTC4EU (Democratic Therapeutic Communities for Social Inclusion – Sosyal Katılım İçin Demokratik Terapötik Topluluklar) projesine, Türkiye'de belirlenen dokuz pilot Toplum Ruh Sağlığı Merkezi'nden biri olarak dahil oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Denizli Haber - Burdur İl Sağlık Müdürlüğü</strong>'nün yürütücülüğünde gerçekleştirilen proje kapsamında Türkiye'de belirlenen dokuz pilot Toplum Ruh Sağlığı Merkezi arasında yer alan PAÜ Hastaneleri Toplum Ruh Sağlığı Merkezi, uluslararası ortaklarla birlikte yürütülecek çalışmalara katkı sunacak.</p>

<p>Merkez adına projeye katılan Toplum Ruh Sağlığı Merkezi Sorumlu Hekimi Prof. Dr. Ayşe Nur İnci Kenar, proje hakkında bilgi verdi. Prof. Dr. Kenar, İtalya'dan La Mimosa Società Cooperativa Sociale koordinatörlüğünde yürütülen projede Türkiye, İtalya, Polonya, Sırbistan, Litvanya, İspanya ve Portekiz'den kurumların yer aldığını belirtti. Prof. Dr. Kenar, proje kapsamında ciddi ruh sağlığı sorunları yaşayan bireylerin toplumsal yaşama katılımının artırılması, toplum temelli ruh sağlığı hizmetlerinin güçlendirilmesi ve ruh sağlığı alanında görev yapan profesyonellerin bilgi ve becerilerinin geliştirilmesinin amaçlandığını ifade etti. Avrupa düzeyinde uygulanabilir bir Demokratik Terapötik Topluluk (DTC) akreditasyon modelinin geliştirilmesi ve pilot uygulamaların hayata geçirilmesinin planlandığını belirten Kenar, projede yer alan kurumların uluslararası eğitim ve deneyim paylaşımı faaliyetlerinden yararlanacağını kaydetti.</p>

<p>Projenin temel faaliyetlerinden birini, pilot merkezler arasında akran değerlendirmesine dayalı olarak gerçekleştirilecek "Terna" ziyaretleri oluşturuyor. Türkiye'de projeye dahil edilen dokuz pilot Toplum Ruh Sağlığı Merkezi, bu kapsamda üçlü gruplar halinde yapılandırılarak karşılıklı değerlendirme çalışmalarına katılacak.</p>

<p>DTC4EU Projesi ile ruh sağlığı hizmetlerinde kalite standartlarının güçlendirilmesi, toplum temelli bakım modellerinin yaygınlaştırılması ve ruh sağlığı sorunları yaşayan bireylerin sosyal yaşama katılımını destekleyen iyi uygulama örneklerinin geliştirilmesi amaçlanıyor. Proje kapsamında elde edilecek bilgi ve deneyimlerin, ilimizde ve ülkemizde toplum temelli ruh sağlığı hizmetlerinin gelişimine katkı sunması bekleniyor.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.pamukkalehaber.com/pau-avrupa-birligi-destekli-ruh-sagligi-projesinde-pilot-merkez-secildi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 15:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pamukkalehabercom.teimg.com/crop/1280x720/pamukkalehaber-com/uploads/2026/07/p-a-u-a-v-r-u-p-a-b-i-r-l-i-g-i-d-e-s-t-e-k-l-i-r-u-h-s-a-g-l-i-g-i-p-r-o-j-e-s-i-n-d-e-p-i-l-o-t-m-e-r-k-e-z-s-e-c-i-l-d-i.jpg" type="image/jpeg" length="31969"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kapalı kalp ameliyatı hastalara konforlu iyileşme sağlıyor]]></title>
      <link>https://www.pamukkalehaber.com/kapali-kalp-ameliyati-hastalara-konforlu-iyilesme-sagliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pamukkalehaber.com/kapali-kalp-ameliyati-hastalara-konforlu-iyilesme-sagliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özel Denizli Tekden Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Kemalettin Erdem, kapalı kalp ameliyatının göğüs kemiği açılmadan gerçekleştirildiğini belirterek, yöntemin açık kalp ameliyatına göre estetik görünümden enfeksiyon riskine, iyileşme süresinden günlük yaşama dönüşe kadar birçok avantaj sunduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><strong>Denizli Haber- Kalp cerrahisi</strong>nde gelişen teknolojiler sayesinde uygulanan kapalı kalp ameliyatı, hastalara daha konforlu bir tedavi ve iyileşme süreci sunuyor. <strong>Özel <u>Denizli</u> Tekden Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Kemalettin Erdem</strong>, kapalı kalp ameliyatının açık kalp ameliyatına göre sağladığı avantajları anlattı.<br />
<br />
Kapalı kalp ameliyatı ile geleneksel açık kalp ameliyatı arasındaki en önemli farkın göğüs kemiğinin açılmaması olduğunu belirten Prof. Dr. Kemalettin Erdem, açık ameliyatlarda göğüs kemiğinin ortadan ikiye ayrılarak kalbe ulaşıldığını, kapalı yöntemde ise sağ veya sol taraftan ikinci, üçüncü ya da dördüncü kaburga aralığından yapılan yaklaşık 5-6 santimetrelik kesiyle bypass ve kalp kapağı ameliyatlarının gerçekleştirilebildiğini söyledi.<br />
<br />
Kapalı yöntemin en önemli avantajlarından birinin estetik olduğunu ifade eden Prof. Dr. Erdem, özellikle genç hastalarda göğsün ön kısmında büyük bir ameliyat izi oluşmadığını belirtti. Meme altından ya da göğsün yan tarafından yapılan küçük kesinin zamanla neredeyse fark edilmeyecek şekilde iyileştiğini kaydeden Erdem, bunun özellikle kadın hastalar açısından önemli bir avantaj sağladığını dile getirdi.<br />
<br />
Cerrahi başarı açısından kapalı yöntem ile açık ameliyat arasında fark bulunmadığını vurgulayan Prof. Dr. Erdem, küçük bir kesiyle girilmesine rağmen dört veya beş damara kadar bypass ameliyatının aynı başarıyla yapılabildiğini ifade etti.<br />
<br />
Kapalı ameliyatlarda daha az kanama görüldüğünü belirten Prof. Dr. Erdem, bunun da hastaya daha az kan ve kan ürünü verilmesini sağladığını ifade etti. Kan transfüzyonunun belirli riskler taşıdığına dikkat çeken Erdem, kan ihtiyacının azalmasının hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu kaydetti.<br />
<br />
Küçük kesi sayesinde hastaların daha hızlı toparlandığını belirten Prof. Dr. Erdem, "Hastaların hastanede kalış süresi kısalıyor, günlük yaşamlarına ve iş hayatlarına daha erken dönebiliyorlar. Geleneksel açık kalp ameliyatlarında göğüs kemiği kesildiği için ameliyat sonrasında çelik tellerle yeniden birleştiriliyor. Bu nedenle hastaların yaklaşık iki ay boyunca göğüs kemiğinin kaynamasını beklemesi gerekiyor. Bu süreçte yan yatmaları önerilmiyor ve sırt üstü yatmaları isteniyor. Kapalı ameliyatta ise göğüs kemiği kesilmediği için böyle bir kısıtlama bulunmuyor. Hastalar ameliyattan sonra rahatlıkla yan yatabiliyor ve hareketlerini daha konforlu şekilde sürdürebiliyor. Kapalı kalp ameliyatının en önemli avantajlarından biri de enfeksiyon riskinin düşük olmasıdır. Açık ameliyatlarda göğüs kemiğinde gelişen enfeksiyonlar ciddi sonuçlara yol açabilirken, kapalı yöntemde göğüs kemiği açılmadığı için bu risk oldukça azalıyor. Nadir görülen enfeksiyonlarda ise göğüs kasları enfeksiyonun yayılmasını büyük ölçüde engelleyerek hastayı daha ciddi komplikasyonlardan koruyabiliyor" şeklinde konuştu.<br />
<br />
Prof. Dr. Kemalettin Erdem, "Kapalı kalp ameliyatı, uygun hastalarda cerrahi başarıdan ödün vermeden estetik görünüm, daha az kanama, düşük enfeksiyon riski ve daha hızlı iyileşme gibi önemli avantajlar sunuyor. Bu nedenle günümüzde giderek daha fazla tercih edilen yöntemlerden biri haline geldi." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.pamukkalehaber.com/kapali-kalp-ameliyati-hastalara-konforlu-iyilesme-sagliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 11:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pamukkalehabercom.teimg.com/crop/1280x720/pamukkalehaber-com/uploads/2026/07/k-a-p-a-l-i-k-a-l-p-a-m-e-l-i-y-a-t-i-h-a-s-t-a-l-a-r-a-k-o-n-f-o-r-l-u-i-y-i-l-e-s-m-e-s-a-g-l-i-y-o-r.jpg" type="image/jpeg" length="67035"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Denizli İl Sağlık Müdüründen Sıcak Havalara Karşı Hayati Uyarı]]></title>
      <link>https://www.pamukkalehaber.com/denizli-il-saglik-mudurunden-sicak-havalara-karsi-hayati-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pamukkalehaber.com/denizli-il-saglik-mudurunden-sicak-havalara-karsi-hayati-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, il genelinde yüksek seyreden kavurucu hava sıcaklıklarına karşı vatandaşları uyararak, alınması gereken hayati tedbirleri anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Denizli Haber</strong> - Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerine çıkmasıyla birlikte insan sağlığını tehdit eden riskler de artış gösteriyor. Bu konuda açıklama yapan ve Denizli halkına seslenen İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk; yaşlılar, çocuklar ve kronik hastaların yüksek risk grubunda olduğuna dikkat çekti. Öztürk, vatandaşların özellikle günün en sıcak saatlerinde tedbiri elden bırakmamaları gerektiğini vurguladı.</p>

<p></p>

<p><strong>Risk Grupları ve Alınması Gereken Temel Önlemler</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aşırı sıcakların sağlıklı bireyleri dahi olumsuz etkileyebileceğini belirten Uz. Dr. Berna Öztürk, sıcaklık ve nem artışına bağlı olarak vücut ısısının dengede tutulmasının zorlaştığını belirtti. Özellikle 4 yaşından küçük çocuklar, 65 yaş üzeri vatandaşlar, hamileler, kronik rahatsızlığı bulunanlar ve açık alanda çalışanların daha fazla risk altında olduğunu ifade eden Öztürk, şu uyarılarda bulundu: “Aşırı sıcağa maruz kalma sonucu beden ısısını ayarlayan terleme mekanizmasının bozulmasına bağlı olarak vücut ısısının düşürülememesi ile karakterize tabloya sıcak çarpması diyoruz. Acil olarak tedavi edilmezse kalıcı hasara veya ölüme neden olabilen böyle bir durumda vücut ısısı 10-15 dakika içerisinde 40-41°C üstüne çıkabilir. Sıcak çarpmasında; kişinin ateşi 39,4°C üzerindedir, deri kuru, kırmızı ve sıcaktır, terleme yoktur, bulantı kusma, baş ağrısı, baş dönmesi, şuur bulanıklığı veya kaybı vardır. İlk yardımda; kişi hemen serin ve hava akımı olan bir yere alınmalı, sıkı giysileri gevşetilmeli, soğutulmaya çalışılmalı, bilinci kapalıysa kesinlikle içmesi için sıvı verilmemeli ve en yakın sağlık kuruluşuna götürülmelidir. Günün en sıcak saatleri olan 10.00 ile 16.00 arasında mecbur kalınmadıkça dışarı çıkılmamalıdır. Dışarıda iken hafif, bol ve açık renkli giysiler tercih edilmeli; güneş gözlüğü ve şapka kullanılmalıdır. Aşırı sıcaklar, mevcut kronik hastalıkların kontrolünü zorlaştırarak ağırlaşmasına, hastane başvurularının artmasına, hatta ölüme neden olabilir. Bebekler, çocuklar, engelliler ve hayvanlar kapalı ve park etmiş araçlarda kesinlikle bırakılmamalıdır. Susuzluk hissi olmasa bile her gün en az 2-2,5 litre sıvı tüketilmelidir. Beslenmede yağlı besinlerden kaçınılmalı, vücut direncini artırmak için bol sebze ve meyve tercih edilmelidir. Spor aktiviteleri de sabah ve akşam gibi serin saatlere bırakılmalı, ağır fizik aktivitelerden kaçınılmalıdır. Vücut ısısının yükselmemesi için sık sık duş almalı, bu mümkün olmadığında ayaklar, eller yüz ve ense soğuk suyla ıslatılmalı veya silinmelidir" dedi.</p>

<p></p>

<p><strong>Sıcaklık Kaynaklı Diğer Sağlık Problemleri</strong></p>

<p>İl Sağlık Müdürü Öztürk; güneş çarpmasının yanı sıra sıcak bitkinliği, sıcak krampları, isilik ve güneş yanıkları gibi durumların da acil müdahale gerektirebileceğini bildirdi. Aşırı terleme ve sıvı kaybına bağlı olarak gelişen sıcak bitkinliğinde derinin soğuk ve nemli olduğuna değinen Öztürk, böyle durumlarda kişinin serin bir yere alınarak tuzlu ayran gibi sıvılarla desteklenmesi, genel durum düzelmezse vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurulması gerektiğini ifade etti. Öztürk, vatandaşların kendi sağlıkları kadar çevrelerindeki risk grubunda bulunan bireyleri de sıcak havalara karşı yakından gözlemlemesinin önemini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.pamukkalehaber.com/denizli-il-saglik-mudurunden-sicak-havalara-karsi-hayati-uyari</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 16:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pamukkalehabercom.teimg.com/crop/1280x720/pamukkalehaber-com/uploads/2026/07/d-e-n-i-z-l-i-i-l-s-a-g-l-i-k-m-u-d-u-r-u-n-d-e-n-s-i-c-a-k-h-a-v-a-l-a-r-a-k-a-r-s-i-h-a-y-a-t-i-u-y-a-r-i.jpg" type="image/jpeg" length="45486"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kalbinizin Verdiği Sinyalleri Görmezden Gelmeyin]]></title>
      <link>https://www.pamukkalehaber.com/kalbinizin-verdigi-sinyalleri-gormezden-gelmeyin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pamukkalehaber.com/kalbinizin-verdigi-sinyalleri-gormezden-gelmeyin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Denipol ve Denipollife Hastaneleri Kardiyoloji Uzmanı Dr. Turgay Aslan: “Kalp ritim bozukluklarında erken tanı, hayati risklerin önüne geçebilir.”]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Denizli Haber </strong>- Son dönemde kalp ritim bozukluklarının yeniden gündeme gelmesi üzerine açıklamalarda bulunan <strong>Denipol ve Denipollife Hastaneleri Kardiyoloji Uzmanı Dr. Turgay Aslan</strong>, çarpıntı, baş dönmesi ve bayılma gibi belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek, erken teşhis ve düzenli kardiyolojik kontrollerin yaşam kurtardığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>“HER ÇARPINTI MASUM OLMAYABİLİR”</p>

<p>Kalp ritim bozukluğunun (aritmi), kalbin normalden hızlı, yavaş veya düzensiz çalışması sonucu ortaya çıktığını ifade eden Denipol ve Denipollife Hastaneleri Kardiyoloji Uzmanı Dr. Turgay Aslan, her çarpıntının ritim bozukluğu anlamına gelmediğini ancak bazı aritmi türlerinin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi.</p>

<p>“Her çarpıntı hissi ritim bozukluğu olmayabilir, her ritim bozukluğu da hayati tehlike oluşturmaz. Ancak bazı aritmi türleri ani bayılma, beyne pıhtı atması, kalp yetersizliği ve hatta ani kardiyak ölüme kadar uzanabilen ciddi sonuçlara neden olabilir. Bu nedenle vücudun verdiği uyarı sinyalleri mutlaka dikkate alınmalıdır.” dedi.</p>

<p></p>

<p>BELİRTİLER İHMAL EDİLMEMELİ</p>

<p>Aritminin en sık görülen belirtileri arasında çarpıntı, göğüste düzensiz atım hissi, nefes darlığı, baş dönmesi, bayılma ve göğüs ağrısının yer aldığını belirten Dr. Aslan, bu şikâyetlerin özellikle sık tekrarlaması veya şiddetlenmesi halinde vakit kaybetmeden kardiyoloji uzmanına başvurulması gerektiğini vurguladı.</p>

<p></p>

<p>RİSK GRUBUNDAKİLER DÜZENLİ KONTROL YAPTIRMALI</p>

<p>Özellikle ailesinde ani kalp ölümü öyküsü bulunan bireylerin daha dikkatli olması gerektiğini ifade eden Dr. Aslan, “Genetik yatkınlığı bulunan kişilerde düzenli kardiyoloji kontrolleri, olası ritim bozukluklarının erken dönemde tespit edilmesini sağlar. Erken tanı sayesinde ciddi komplikasyonların önüne geçmek mümkündür.” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>GELİŞMİŞ TEDAVİ YÖNTEMLERİ YÜZ GÜLDÜRÜYOR</p>

<p>Kalp ritim bozukluklarının tanı ve tedavisinde önemli teknolojik gelişmeler yaşandığını belirten Dr. Aslan, “Günümüzde gelişmiş tanı yöntemleri sayesinde ritim bozukluklarının önemli bir kısmını erken dönemde tespit edebiliyor ve ilaç tedavisi, ablasyon veya kalp pili gibi uygun yöntemlerle başarılı şekilde tedavi edebiliyoruz. Hastalarımızın belirtileri önemseyerek zamanında sağlık kuruluşuna başvurması büyük önem taşıyor.” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>“KALBİNİZİN SESİNİ DİNLEYİN”</p>

<p>Açıklamasının sonunda önemli bir çağrıda bulunan Dr. Turgay Aslan, “Kalbinizin verdiği sinyalleri görmezden gelmeyin. Erken tanı ve doğru tedaviyle birçok ritim bozukluğu kontrol altına alınabilir, yaşam kalitesi korunabilir.” diyerek düzenli kardiyolojik kontrollerin önemini bir kez daha hatırlattı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.pamukkalehaber.com/kalbinizin-verdigi-sinyalleri-gormezden-gelmeyin</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 15:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pamukkalehabercom.teimg.com/crop/1280x720/pamukkalehaber-com/uploads/2026/07/k-a-l-b-i-n-i-z-i-n-v-e-r-d-i-g-i-s-i-n-y-a-l-l-e-r-i-g-o-r-m-e-z-d-e-n-g-e-l-m-e-y-i-n.jpg" type="image/jpeg" length="38340"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İl Sağlık Müdürü Öztürk’ten evde sağlık hastalarına ziyaret]]></title>
      <link>https://www.pamukkalehaber.com/il-saglik-muduru-ozturkten-evde-saglik-hastalarina-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pamukkalehaber.com/il-saglik-muduru-ozturkten-evde-saglik-hastalarina-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, Denizli’de evde sağlık hizmetinden yararlanan hastaları evlerinde ziyaret ederek sağlık durumları hakkında bilgi aldı, sunulan sağlık hizmetlerinin etkinliği ve hasta memnuniyeti ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Denizli Haber - Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, evde sağlık hizmeti</strong>nden yararlanan hastaları evinde ziyaret ederek, hastaların tedavi süreçleri ve ihtiyaçları konusunda bilgi aldı. Hasta ve hasta yakınlarının talep, öneri ve beklentilerini dinleyen Öztürk, evde sağlık hizmetlerinin sağlık kuruluşuna ulaşmakta güçlük çeken vatandaşların yaşam kalitesini artırmada önemli bir rol üstlendiğini belirtti ve bu hizmetlerin vatandaş odaklı bir anlayışla sürdürüldüğünü ifade etti. Denizli’de 4 uzman hekim, 14 pratisyen hekim, 1 diş hekimi, 74 sağlık personeli ve 25 araç ile evde sağlık hizmetini titizlikle yürüttüklerini ifade etti.</p>

<p>Denizli’de 2006 yılından bu yana Evde Sağlık Hizmetlerinin kesintisiz devam ettiğini belirten Denizli İl Sağlık Müdürü Uz.Dr. Berna Öztürk; “Evde Sağlık Hizmetlerinden bu güne kadar 44 bin 665 hastamız yararlandı. Şuan itibariyle evde sağlık hizmetlerimizde 8 bin 643 aktif kayıtlı hastamız mevcuttur. Bu hastalarımıza 2026 yılı Mayıs sonu itibariyle ekiplerimiz tarafından 28 bin 285 ev ziyareti gerçekleştirildi. Yapılan ziyaretlerde Evde Sağlık Hizmetleri ekiplerimiz tarafından ihtiyacı olan bireylerin evinde veya hastanede muayene, tetkik, tedavi ve tıbbi bakımdan rehabilitasyon hizmetine kadar ihtiyaçları olan pek çok sağlık hizmeti verilmektedir. Hasta ve hasta yakınlarına sosyal ve psikolojik destekte bulunulmaktadır. Hastanın ilaç, tıbbi cihaz ve malzeme kullanımına ilişkin raporları düzenlenmektedir” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dijital sağlık uygulamalarının sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırdığını söyleyen Uz.Dr. Berna Öztürk; “ Evde sağlık hizmeti alan ve sağlık durumları uygun olan hastalarımız, Uzaktan Sağlık Hizmeti kapsamında görüntülü görüşme ile hekimlerimize ulaşabilmektedir. Bu uygulamayla hastalarımız hastaneye gitmeden sağlık hizmetine erişebilmekte, tedavi ve takip süreçleri daha hızlı ve etkin yürütülebilmektedir. Son dönem kanser hastaları, palyatif bakım hastaları, ileri derece KOAH gibi solunum sistemi hastalıkları, alzheimer, felç gibi yürüyemeyen, yaşlı, yatağa bağımlı kendi özel ihtiyaçlarını dahi karşılayamayan hastalar, ESHİM (Evde Sağlık Hizmetleri İletişim Merkezi – 4443833) üzerinden başvuru yaparak evde sağlık hizmetlerinden yararlanabilir” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.pamukkalehaber.com/il-saglik-muduru-ozturkten-evde-saglik-hastalarina-ziyaret</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pamukkalehabercom.teimg.com/crop/1280x720/pamukkalehaber-com/uploads/2026/07/i-l-s-a-g-l-i-k-m-u-d-u-r-u-o-z-t-u-r-k-t-e-n-e-v-d-e-s-a-g-l-i-k-h-a-s-t-a-l-a-r-i-n-a-z-i-y-a-r-e-t.jpg" type="image/jpeg" length="41464"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aşırı terleme sorununa terleme botoksu çözümü]]></title>
      <link>https://www.pamukkalehaber.com/asiri-terleme-sorununa-terleme-botoksu-cozumu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pamukkalehaber.com/asiri-terleme-sorununa-terleme-botoksu-cozumu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında artan aşırı terleme sebebiyle sosyal yaşamın olumsuz etkilenebildiğini ifade eden Özel Denizli Tekden Hastanesi Fizik Tedavi ve Medikal Estetik Uzmanı Dr. Nazan Nur Yılmaz, terlemenin oluşturduğu olumsuzlukların terleme botoksu ile engellenebildiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Denizli Haber - Özel <u>Denizli</u> Tekden Hastanesi Fizik Tedavi ve Medikal Estetik Uzmanı Dr. Nazan Nur Yılmaz</strong>, sıcaklıkların artmasıyla birlikte birçok kişinin yaşadığı aşırı terleme probleminin terleme botoksu uygulamasıyla azaltılabileceğini belirtti.<br />
<br />
Dr. Nazan Nur Yılmaz, özellikle koltukaltında oluşan yoğun terleme, kötü koku oluşumu ve kıyafetlerde leke problemleri gibi olumsuzlukların sosyal hayatı etkileyebildiğini söyledi. Bu olumsuzlukların terleme botoksu uygulamasıyla azaltılabileceğini belirten Dr. Yılmaz, " Terleme Botoksu uygulamasında ter bezlerini uyaran sinir bloke edildiği için, terleme ciddi anlamda azalır. İşlem süresi 15 dakikadır. Etkisi yaklaşık 6 ay kadar sürer. Yapılan işlemle küçük bir bölgedeki terlemeyi engelliyoruz. Vücudumuzun kalanındaki ter bezlerinden toksinleri atmaya devam ediyor" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.pamukkalehaber.com/asiri-terleme-sorununa-terleme-botoksu-cozumu</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 16:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pamukkalehabercom.teimg.com/crop/1280x720/pamukkalehaber-com/uploads/2026/07/a-s-i-r-i-t-e-r-l-e-m-e-s-o-r-u-n-u-n-a-t-e-r-l-e-m-e-b-o-t-o-k-s-u-c-o-z-u-m-u.jpg" type="image/jpeg" length="40830"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlıkta yeni dönem! Muayene katılım paylarına zam]]></title>
      <link>https://www.pamukkalehaber.com/saglikta-yeni-donem-muayene-katilim-paylarina-zam</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pamukkalehaber.com/saglikta-yeni-donem-muayene-katilim-paylarina-zam" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Uygulama Tebliği değişti. Muayene katılım paylarına yüzde 285’e varan zam yapılırken, hastanelerde yeni ücretler ve sevk indirimi uygulaması yürürlüğe girdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Denizli haber</strong> - 1 Temmuz itibarıyla yürürlüğe giren yeni <strong>düzenleme </strong>ile birlikte sağlık <strong>hizmetlerinde </strong>muayene katılım payları güncellendi. <strong>Resmî Gazete’de</strong> yayımlanan Sağlık Uygulama Tebliği değişikliği kapsamında, bazı sağlık kuruluşlarında katılım paylarına yüzde 285’e varan oranlarda artış yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>MUAYENE KATILIM PAYLARI YENİDEN BELİRLENDİ</strong></p>

<p><strong>Düzenlemeye </strong>göre birinci basamak sağlık kuruluşlarında (aile sağlığı merkezleri) yapılan muayenelerden katılım payı alınmamaya devam edilecek. Ancak ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarında ücretler artırıldı.</p>

<p>Yeni tarifeye göre muayene katılım payları şöyle belirlendi:</p>

<p>İkinci basamak resmi sağlık kuruluşları: 50 TL<br />
Eğitim ve araştırma / üçüncü basamak devlet hastaneleri: 90 TL<br />
Devlet üniversitesi hastaneleri: 90 TL<br />
Vakıf üniversitesi ve özel hastaneler: 100 TL</p>

<p><strong>SEVK UYGULAMASIYLA YÜZDE 50 İNDİRİM</strong></p>

<p>Yeni düzenlemenin dikkat çeken maddelerinden biri de aile hekimleri üzerinden sevk sistemi oldu. Sağlık Bakanlığı ile sözleşmeli aile hekimlerinden sevk edilerek hastanelere başvuran vatandaşların muayene katılım payı yüzde 50 indirimli olarak tahsil edilecek.</p>

<p><strong>SÜRE SINIRI 30 GÜNE ÇIKARILDI</strong></p>

<p>Tebliğde yapılan bir diğer değişiklik ise işlem süreleriyle ilgili oldu. Daha önce 5 gün olan süre sınırı 30 güne çıkarıldı. Düzenlemenin sağlık sistemindeki yoğunluğu azaltmayı ve birinci basamak yönlendirmeyi artırmayı hedeflediği belirtildi.</p>

<p>Kaynak: MyNet</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.pamukkalehaber.com/saglikta-yeni-donem-muayene-katilim-paylarina-zam</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 12:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pamukkalehabercom.teimg.com/crop/1280x720/pamukkalehaber-com/uploads/2026/07/s-a-g-l-i-k-t-a-y-e-n-i-d-o-n-e-m-m-u-a-y-e-n-e-k-a-t-i-l-i-m-p-a-y-l-a-r-i-n-a-z-a-m.jpg" type="image/jpeg" length="85895"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Obeziteyle mücadele eden hasta sağlığına kavuşmak için Kahramanmaraş’tan Denizli’ye geldi]]></title>
      <link>https://www.pamukkalehaber.com/obeziteyle-mucadele-eden-hasta-sagligina-kavusmak-icin-kahramanmarastan-denizliye-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pamukkalehaber.com/obeziteyle-mucadele-eden-hasta-sagligina-kavusmak-icin-kahramanmarastan-denizliye-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kilo nedeniyle yaşam kalitesi düşen, sosyal hayatta ve günlük yaşamda ciddi zorluklar yaşayan 41 yaşındaki Mehmet Aygün, Kahramanmaraş’tan Denizli’ye gelerek Özel Denizli Egekent Hastanesi’nde tüp mide ameliyatı oldu. Genel Cerrahi Uzmanı Dr. İbrahim Ekiz, ileri obezitenin ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını belirterek obezite cerrahisinin uygun hastalarda yaşam süresini ve kalitesini artırdığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><strong>Denizli Haber</strong> - Kahramanmaraş’ta yaşayan 41 yaşındaki 240 kilo ağırlığındaki Mehmet Aygün, uzun yıllardır mücadele ettiği obezite nedeniyle yaşadığı sağlık sorunları ve yaşam kalitesindeki düşüş üzerine tedavi için <strong><u>Denizli</u></strong>’ye geldi. Aygün, Özel <strong><u>Denizli</u></strong> Egekent Hastanesi’nde Genel Cerrahi Uzmanı Dr. İbrahim Ekiz tarafından gerçekleştirilen sleeve gastrektomi (tüp mide) ameliyatı ile sağlığına kavuşmak için ilk adımı attı.<br />
<br />
Kilo problemi nedeniyle günlük yaşamında ciddi sıkıntılar yaşadığını anlatan Aygün, sosyal hayattan uzaklaştığını, çeşitli ortamlarda fiziksel engellerle karşılaştığını ve zamanla sağlık problemlerinin arttığını ifade etti.<br />
Ameliyat sonrası süreci değerlendiren Genel Cerrahi Uzmanı Dr. İbrahim Ekiz, obezitenin yalnızca kilo problemi olmadığını, birçok hastalığa zemin hazırlayan ciddi bir sağlık sorunu olduğunu belirtti. Dr. İbrahim Ekiz, "Şişmanlık; şeker hastalığı, tansiyon, kalp hastalıkları, kalp yetmezliği ve uyku apnesi gibi birçok rahatsızlığa sebep olarak yaşam süresini kısaltabiliyor. Belirli bir kilonun üzerinde, diğer tedavi seçenekleri yeterli olmadığında obezite cerrahisi gündeme geliyor. Mehmet Bey’e sleeve gastrektomi yani tüp mide ameliyatı yaptık. Vücut kitle indeksi 45’in üzerinde olan ya da 35-40 arasında olup ek hastalıkları bulunan hastalarda ameliyat kriterlerini değerlendiriyoruz. Mehmet Bey’in vücut kitle indeksi 75 seviyelerindeydi. Bu tür hastalarda ameliyat, uygun şartlar sağlandığında önemli bir tedavi seçeneği oluyor" diye konuştu.<br />
<br />
Obezite cerrahisinin risklerinin diğer ameliyatlarla benzer olduğunu ifade eden Dr. Ekiz, "Her ameliyatın kendine göre riski var. Ancak obezitenin kendisi de ciddi riskler taşıyor. Obezite nedeniyle şeker, tansiyon, uyku apnesi gibi hastalıklar gelişebiliyor ve yaşam süresi kısalabiliyor. Bu nedenle obeziteden korkmak ve gerekli önlemleri almak gerekiyor" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
Ameliyat sonrası kilo verme sürecinin başlayacağını belirten Dr. Ekiz, hastaların yaşam tarzı değişikliğinin önemine dikkat çekerek, "Tüp mide ameliyatından sonra hastamız kilo vermeye başlayacak ve ideal kilosuna ulaşabilecek. Ancak kalıcı başarı için beslenme ve yaşam alışkanlıklarının değiştirilmesi gerekiyor" dedi.<br />
<br />
Mehmet Aygün ise yıllardır kilo problemi yaşadığını belirterek, doğru doktoru bulmak için araştırma yaptığını söyledi. Aygün, "Çocukluğumdan beri kilo sorunu yaşayan biriydim. Yıllar içinde kilo sürekli arttı. Bu ameliyatı uzun zamandır düşünüyordum. Doğru doktoru ve doğru adresi bulmak istedim. Çünkü bunca yıl beklemişim; daha kötüye gitmemesi adına doğru bir karar vermek istedim. Yaklaşık iki yıldır İbrahim hocamı takip ediyordum. Yaptığı çalışmaları ve başarılı sonuçlarını gördükten sonra kendisiyle görüşme kararı verdim. Sonrasında kendisiyle birebir konuşma fırsatı yakaladım. Bunu her doktorla yapamazsınız. O da beni çok motive etti. Buraya gelmemdeki en büyük etken İbrahim hocam oldu. Kendisine teşekkür ediyorum" dedi.<br />
<br />
Ameliyat sürecinin başarılı geçtiğini ifade eden Aygün, "Şu an hiçbir ağrım sızım yok. Hastane ekibi ameliyat öncesi ve sonrasında bizimle çok ilgilendi. Bundan sonraki sürecin de iyi geçeceğine inanıyorum" diye konuştu.<br />
<br />
Kilosunun hayatını birçok yönden etkilediğini anlatan Aygün, "Bir ortama katılamıyorsunuz, sosyalleşemiyorsunuz. Düğüne, cenazeye gitmekte bile zorlanıyorsunuz. Sandalye, masa gibi günlük hayattaki birçok şey sizin için sorun olabiliyor. İş hayatınız da etkileniyor" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
Uyku apnesi ve nefes alma problemlerinin başlamasıyla ameliyat kararını kesinleştirdiğini söyleyen Aygün, hedefinin 120-130 kilolara ulaşmak olduğunu belirtti.<br />
<br />
"Mevcut kilom hayatımı çok etkiliyor. Hocamızla birlikte hedefimize ulaşacağımıza inanıyorum" diyen Aygün, yeni yaşamına daha sağlıklı bir şekilde devam etmek istediğini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.pamukkalehaber.com/obeziteyle-mucadele-eden-hasta-sagligina-kavusmak-icin-kahramanmarastan-denizliye-geldi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 10:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pamukkalehabercom.teimg.com/crop/1280x720/pamukkalehaber-com/uploads/2026/06/o-b-e-z-i-t-e-y-l-e-m-u-c-a-d-e-l-e-e-d-e-n-h-a-s-t-a-s-a-g-l-i-g-i-n-a-k-a-v-u-s-m-a-k-i-c-i-n-k-a-h-r-a-m-a-n-m-a-r-a-s-t-a-n-d-e-n-i-z-l-i-y-e-g-e-l-d-i.jpg" type="image/jpeg" length="85588"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Modern hayatın sessiz tehlikesi! Psikolojik yorgunluk]]></title>
      <link>https://www.pamukkalehaber.com/modern-hayatin-sessiz-tehlikesi-psikolojik-yorgunluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pamukkalehaber.com/modern-hayatin-sessiz-tehlikesi-psikolojik-yorgunluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Günümüzün yoğun yaşam temposu, iş yükü, aile sorumlulukları ve duygusal zorlanmalar birçok kişide yalnızca fiziksel değil, psikolojik yorgunluğa da neden oluyor. Uzmanlar, dinlenmeye rağmen geçmeyen yorgunluk hissinin göz ardı edilmemesi gerektiği konusunda uyarıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Denizli Haber - Özel Denipol ve Denipollife Hastaneleri Klinik Psikolog Fatih Yılmaz,</strong> psikolojik yorgunluğun çoğu zaman fark edilmeden geliştiğini belirterek, “Kişiler sabah uyandıklarında bile kendilerini bitkin hissedebiliyor, günlük işlerini yapmakta zorlanabiliyor. Bu durum yalnızca fiziksel bir sorun olmayabilir. Bazen beden değil, zihnimiz yorulduğu için kendimizi tükenmiş hissederiz” dedi.</p>

<p><img alt="Foto2.Jpg" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://pamukkalehabercom.teimg.com/pamukkalehaber-com/uploads/2026/06/foto2jpg.jpeg" width="1920" /></p>

<p>Psikolojik yorgunluğun yalnızca isteksizlik olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Yılmaz, sürekli halsizlik, enerji kaybı, dikkat ve odaklanma güçlüğü, karar vermede zorlanma, sinirlilik, motivasyon kaybı ve eskiden keyif veren aktivitelerden uzaklaşmanın önemli belirtiler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p><img alt="Foto3.Jpg" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://pamukkalehabercom.teimg.com/pamukkalehaber-com/uploads/2026/06/foto3jpg.jpeg" width="1920" /></p>

<p>Bu belirtilerin uzun süre devam etmesi ve kişinin günlük yaşamını etkilemesi durumunda psikolojik yükün arttığına dikkat çeken Yılmaz, “Psikolojik yorgunluk genellikle tek bir nedenden kaynaklanmaz. Uzun süre devam eden stres, duygusal zorlanmalar, aşırı çalışma, dinlenmeye zaman ayıramama, mükemmeliyetçi düşünce yapısı ve yetersiz uyku zaman içinde zihinsel enerjiyi tüketebilir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Zihinsel yorgunluğun yalnızca ruh halini değil, bedeni de etkilediğini vurgulayan Klinik Psikolog Fatih Yılmaz, baş ve sırt ağrıları, kas gerginliği, uyku problemleri, mide ve bağırsak şikâyetleri, çarpıntı hissi, iştah değişiklikleri ve sık hastalanmanın psikolojik yorgunluğun bedensel belirtileri arasında görülebileceğini belirtti.</p>

<p>Ancak uzun süren yorgunluk durumlarında fiziksel nedenlerin de mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Yılmaz, “Vitamin eksiklikleri, kansızlık veya tiroit hastalıkları gibi tıbbi durumlar da benzer belirtilere yol açabilir. Bu nedenle gerekli sağlık kontrollerinin yapılması önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Uzun süreli stresin beden ve zihni sürekli alarm halinde tuttuğunu belirten Yılmaz, bunun sonucunda enerji kaybı, uyku bozuklukları ve dikkat sorunlarının ortaya çıkabildiğini ifade etti.</p>

<p>Psikolojik yorgunlukla mücadelede düzenli uyku, gün içerisinde kısa molalar verme, fiziksel aktiviteyi ihmal etmeme, dijital ekranlardan uzaklaşma, duyguları paylaşma ve kişiden kusursuz olmasının beklenmemesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, “Dinlenmek sadece uyumak değildir. Zihnin de dinlenmeye ve nefes almaya ihtiyacı vardır” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yorgunluğun haftalar boyunca devam etmesi, uyku ve iştah düzenini bozması veya yaşamdan alınan keyfi azaltması durumunda profesyonel destek alınmasının önemli olduğunu belirten Yılmaz, “Psikolojik yorgunluk bir zayıflık göstergesi değil, uzun süre taşınan zihinsel yükün doğal bir sonucudur. Erken fark edilmesi ve gerekli desteğin alınması hem ruh sağlığını hem de yaşam kalitesini önemli ölçüde artıracaktır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.pamukkalehaber.com/modern-hayatin-sessiz-tehlikesi-psikolojik-yorgunluk</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 11:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pamukkalehabercom.teimg.com/crop/1280x720/pamukkalehaber-com/uploads/2026/06/m-o-d-e-r-n-h-a-y-a-t-i-n-s-e-s-s-i-z-t-e-h-l-i-k-e-s-i-p-s-i-k-o-l-o-j-i-k-y-o-r-g-u-n-l-u-k.jpg" type="image/jpeg" length="51352"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
