Denizli Haber - Cumhuriyet Halk Partisi’nin Denizli’deki 19 ilçe başkanı, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci’nin, partisinin Acıpayam Genişletilmiş Danışma Kurulu toplantısında CHP Denizli İl Başkanı Ali Osman Horzum’u hedef alan sözlerine ortak bir açıklamayla yanıt verdi.
Zeybekci’nin Horzum için kullandığı “siyaseten çirkin biri” ifadesi ve diğer eleştiriler, CHP’li ilçe başkanları tarafından “itibarsızlaştırma girişimi” olarak nitelendirildi. Ortak açıklamada, Zeybekci için “bakan eskisi” ifadesi kullanıldı.
“SESSİZ KALMAYACAĞIZ”
CHP’li ilçe başkanları adına yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bizler halkımızın desteğiyle ve örgütümüzün iradesiyle görev yapan siyasi parti temsilcileriyiz. Denizli’nin genel iktidardan kaynaklanan sorunlarına sadece ‘bakan’ bakmaktan başka hiçbir şey yapmayan birisinin bu ifadelerini ne üzerimize alıyoruz ne de herhangi bir yol arkadaşımıza yakıştırıyoruz. Ancak kimsenin üstü kapalı imalarla, çirkin sıfatlarla partimizi ve temsilcilerimizi hedef almasına sessiz kalmayacağız.
Siyaset iftira ile değil, hesap verilebilirlikle yapılır. Ahlak dersi vermeye kalkanların önce kendi siyasi geçmişleriyle yüzleşmeleri gerekir. İma ederek, çamur atarak, kötü sıfat yapıştırarak siyaset yaptığını zannedenler büyük bir acizlik içindedir. Bu dil korkunun dilidir; bu üslup hesap vermekten kaçanların üslubudur.”
“DOĞRU BİLDİĞİMİZİ SÖYLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
Açıklamada, başta CHP Genel Başkanı Özgür Özel olmak üzere İl Başkanı Ali Osman Horzum ve tüm CHP’li siyasetçilerin yanında olunduğu vurgulandı. İlçe başkanları, son haftalarda İl Başkanı Horzum’un mesnetsiz şikâyetlerle adliye koridorlarında yıldırılmaya çalışıldığını öne sürerek şu mesajı verdi:
“Bilinsin ki; biz doğru bildiğimizi söylemeye ve Denizli halkı için çalışmaya devam edeceğiz. Bir adım geri durmayacağız. Hak edene hak ettiği sözleri söylemeyi sürdüreceğiz.”
Açıklamada ayrıca, farklı siyasi görüşlere sahip tüm yurttaşların iradesine saygı duyulduğu belirtilerek, kullanılan sert ifadelerin hiçbir yurttaşı incitmesinin istenmediği kaydedildi. Son bölümde ise kamu kaynaklarının ve yetim hakkının korunmasına vurgu yapılarak, bu konuda hesap sorulmasının “boyun borcu” olduğu ifade edildi.





