“Bu pazartesi başlıyorum” cümlesi, aslında çoğu diyetin neden yarım kaldığını tek başına anlatıyor. Çünkü diyet daha başlamadan, zihinde bir yük olarak yerini alıyor. Pazartesi; kısıtlanmak, zorlanmak, sevilen şeylerden uzak durmak anlamına geliyor. Kişi henüz ilk öğününü yemeden, sürecin zor olacağına kendini ikna etmiş oluyor.
Bu noktadan sonra beden değil, zihin yorulmaya başlıyor.
Diyet yapan birçok kişi kısa süre sonra aynı şeyi söylüyor: “Çok aç kalıyorum.” Oysa çoğu zaman mesele gerçekten aç kalmak değil. Daha önce yapılan katı diyetler, yasak listeleri ve hızlı kilo verme çabaları, bedeni ve zihni bir kıtlık algısına sokuyor. Beyin, yeterince besin gelmeyeceğini düşündüğü anda sürekli yeme sinyali veriyor. Bu da kişide kontrolsüz yeme ataklarına, suçluluk hissine ve sonunda diyeti tamamen bırakmaya yol açıyor.
Yani diyeti bozan şey iradesizlik değil; geçmiş deneyimlerin yarattığı yanlış algılar.
Burada önemli olan, diyeti geçici bir süreç gibi görmek yerine, sürdürülebilir bir beslenme düzeni olarak ele almak. Sürdürülebilir beslenme; aç kalmadan, yasaklarla boğulmadan, kişinin sosyal hayatına ve günlük temposuna uyum sağlayan bir denge kurmaktır. Sevilen besinleri tamamen hayatından çıkarmak değil, onları doğru zamanda ve doğru miktarda tüketmeyi öğrenmektir.
Zaten kalıcı sonuçlar da tam olarak burada başlar.
Herkes için geçerli tek bir diyet listesi yoktur. Yaş, yaşam tarzı, çalışma düzeni, geçmiş diyet deneyimleri ve hatta kişinin yeme davranışı bile beslenme planını etkiler. Bu yüzden başkasında işe yarayan bir diyet, bir diğerinde sürdürülemez hale gelebilir. Kişiye özel hazırlanan beslenme planları ise sadece kilo vermeyi değil, o kiloyu koruyabilmeyi de hedefler.
Diyetin amacı birkaç hafta dayanmak değil; hayatın içine karışabilmektir. Aksi halde her pazartesi yeni bir başlangıç, her bırakılan diyet yeni bir hayal kırıklığı olarak kalır.
Unutulmaması gereken şu:
Diyet yarım kalıyorsa, sorun kişide değil; yöntemdedir.
Bu noktada bir diyetisyen olarak altını çizmek isterim:
Kilo verme süreci bir irade testi değil, doğru yönlendirme ve kişiye özel planlama sürecidir. Kalıcılık ancak sürdürülebilir beslenmeyle sağlanır.