Denizli Haber- Türkiye'de kış saati uygulaması 2016 yılından beri uygulanmıyor. Karanlıkta çocuklar okula, vatandaşlar işe gitmekte zorluk çekiyor.

Sosyal medya platformlarından Türkiye'de kış saati uygulamasına geri dönülmesi için yetkililere seslenmeyi sürdürüyor.

CHP Hatay Milletvekili Suzan Şahin, kalıcı yaz saati uygulamasının kaldırılması için TBMM’ye kanun teklifi sundu.

Şahin, konuya ilişkin bugün yaptığı yazılı açıklamada, kalıcı hale getirilen uygulamanın insanları olumsuz etkilediğini belirterek şunları kaydetti:

Denizli'de aramızdan ayrılanlar 20-02-2024 Denizli'de aramızdan ayrılanlar 20-02-2024

Yapılan araştırmalar, 5 yıl önce enerjide tasarruf amacıyla yapılan değişikliğin tasarruf sağlamadığını gösteriyor. TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) tarafından kalıcı yaz saati uygulamasının ilk yılında yapılan çalışmada, bir önceki yılın aynı aylarına göre elektrik enerjisi tüketiminde tasarruf sağlanamadığı saptanmıştı. EMO, sonraki yıllarda da yaptığı açıklamalarla ifadelerini yinelemiş ve kalıcı yaz saati uygulamasında enerji verimliliğinin sağlanamadığını ifade etmişti.

Tasarruf gerekçesiyle kalıcı hale getirilen yaz saati uygulaması ile milyonlarca insan gecenin kör karanlığında evinden çıkıp saatlerce karanlıkta yolculuk yapmak, çocuklar karanlıkta okula gitmek, kadınlar karanlık sokaklarda taciz ve saldırı endişesiyle işe gitmek mecburiyetinde bırakılmıştır. Ayrıca tasarruf konusunda ortaya atılan gerekçe de temelsiz kalmış, uygulamanın ilk gündeme getirildiği 2016 Kasım ayında elektrik tüketimi, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5 düzeyinde rekor artış göstererek 22,7 milyar kilovatsaat ile o döneme kadar en yüksek düzeyine ulaşmıştır. Bu karar ile birlikte daha önce bir saat fark olan Orta Avrupa ülkeleriyle Türkiye arasındaki saat farkı iki saate, İngiltere ile üç saate çıkarken Suudi Arabistan ile aynı saat dilimi kullanılmaya başlandı. Bu da borsa, bankacılık, uçak seyahatleri gibi birçok teknolojik etkileşimde senkronizasyon sorunlarına yol açtı.

“KARANLIKTA UYANMAK BİYOLOJİK SAATİMİZİ BOZUYOR”

Karanlıkta uyanmak biyolojik saatimizi olumsuz etkilediği için bitkin halde uyanıyoruz. İnsanlar sabah 08:00 civarında iş veya okul hayatına başlıyor. Büyükşehirlerde yol 1,5 saat kadar sürebiliyor; kahvaltısı, duşu, hazırlanması derken çok daha erken saatlerde kalkmak gerekiyor. İnsanın alıştığı bir biyolojik saat var. Bu, ruh sağlığımızı, beden sağlığımızı, iştahımızı, enerjimizi, duygu durumumuzu, dikkatimizi, konsantrasyonumuzu etkiliyor. Bu yüzden yorgun başladığımız günü yorgun bitirmek zorunda kalıyoruz. Karanlıkta evden çıkıp tekrar binalara giren insanlar bütün gün içeride çalışıyor ya da okuyor ve akşam saatlerinde çıktıklarında tekrar karanlık olduğu için gün ışığını görmek mümkün olmuyor. Bu da yetersiz gün ışığı alımı nedeniyle D vitamini eksikliğine yol açıyor. Ayrıca güvenlik konusunda da sorunlara neden oluyor, özellikle de kadınlar ve çocuklar için. Güvende hissettiren bir durum değil.”

“YANDAŞLARI BESLEMEK İÇİN YÜRÜRLÜĞE GİRMİŞ BİR UYGULAMADIR BU”

“Halkın talebi değil yandaşları beslemek için yürürlüğe girmiş bir uygulamadır bu. Kış saati uygulaması elektrik şirketlerine daha çok para kazandırsın, daha çok elektrik yakılsın diye iptal edildi" diye Şahin, Greenwich’e göre 30. derecede bulunan boylam dairesinin bütün Türkiye Cumhuriyeti saatleri için esas alınmasını ve her yıl mart ayının son pazar günü saatlerin saat 03:00’da bir saat ileri, ekim ayının son pazar günü saat 04:00’da bir saat geri alınmasını önerdi.

BİR VEKİLDEN DAHA KANUN TEKLİFİ

CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü de kalıcı yaz saati uygulamasının kaldırılması için TBMM’ye kanun teklifi verdi.

Süllü, “Öğrencilerin karanlıkta okula gidip yine karanlıkta evlerine dönmeleri güvenlik yönünden riskler, derslerindeki verimlilikleri ve gelişimleri yönünden olumsuzluklar içermektedir. Yine, özellikle çalışan kadınlar da işe karanlıkta gidip karanlıkta eve dönmek zorunda kalmaktadır. Türkiye'nin saat dilimi, Avrupa ülkeleri ile özellikle ticari ve ekonomik uyum aavantajımız göz önüne alınarak yaz-kış saati uygulamasına geri dönülmesi için gereken adımların atılması gerekmektedir” dedi.

Editör: Tahir Aygün