Denizli Haber - Pamukkale’nin milyonlarca ziyaretçiyi ağırlamasına rağmen Laodikeia Antik Kenti’nin bu ziyaretçilerden sınırlı bir bölümünü çektiğine dikkat çeken TUROFED Başkan Yardımcısı Gazi Murat Şen, antik kentin turizm potansiyelinin artırılması gerektiğini belirtti.

Caddeleri, tiyatroları, stadyumu, agoraları, kilisesi ve anıtsal yapılarıyla Laodikeia’nın Türkiye’nin önemli arkeolojik alanları arasında yer aldığını belirten Şen, Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Celal Şimşek ve ekibinin yıllardır sürdürdüğü çalışmaların antik kenti önemli ölçüde yeniden ayağa kaldırdığını ifade etti.

“BİLİMSEL EMEĞİN TURİZMDEKİ KARŞILIĞINI BÜYÜTMELİYİZ”

Kazı, restorasyon ve konservasyon çalışmaları sayesinde Laodikeia’nın yalnızca arkeolojik açıdan değil, turizm açısından da önemli bir noktaya geldiğini belirten Şen, bundan sonraki süreçte bilimsel çalışmaların turizmde daha güçlü bir karşılığının oluşturulması gerektiğini söyledi.

Şen, günümüz turizminde tarihi değerin yanı sıra ziyaretçilerin ilgisini çekecek görsel deneyimlerin de önem taşıdığını belirterek, Sagalassos ve Kibyra’daki çeşme örneklerine dikkat çekti.

SAGALASSOS VE KİBYRA ÖRNEĞİ

Sagalassos’taki Antoninler Çeşmesi’nin akan suyuyla antik kentin öne çıkan yapılarından biri olduğunu belirten Şen, Kibyra’daki yaklaşık 2 bin yıllık anıtsal çeşmenin de restorasyonun ardından yeniden suyla buluşturulduğunu hatırlattı.

Şen, suyun anıtsal çeşmeleri yalnızca tarihi bir yapı olmaktan çıkararak ziyaretçiler açısından daha canlı ve etkileyici bir deneyime dönüştürebileceğini ifade etti.

Roma’daki Trevi Çeşmesi’nin de su, mimari ve görsel deneyimin birleşmesiyle dünya çapında bir turizm simgesine dönüştüğünü belirten Şen, Roma Belediyesi verilerine göre çeşmede Aralık 2024-Aralık 2025 döneminde 10 milyondan fazla ziyaretçi hareketi kaydedildiğini aktardı.

GÖZLER TRAİAN ÇEŞMESİ’NDE

Laodikeia’da benzer bir turizm değerinin Traian Çeşmesi üzerinden oluşturulabileceğini ifade eden Şen, MS 113-115 yıllarında İmparator Traian döneminde inşa edilen anıtsal yapının yıllar süren çalışmalarla yeniden ayağa kaldırıldığını belirtti.

Traian Çeşmesi’nin önünde yer alan yaklaşık 30 satırlık su yasasının da yapının önemini artırdığını ifade eden Şen, söz konusu yazıtın yaklaşık 1900 yıl önce suyun kullanımı, dağıtımı ve korunmasıyla ilgili önemli bilgiler içerdiğine dikkat çekti.

Şen, çeşmenin yeniden suyla buluşturulması halinde ortaya çıkacak görüntünün Laodikeia’nın tanıtımında önemli bir simge haline gelebileceğini belirtti.

“YAKLAŞIK 10 MİLYON TL’LİK BİR YATIRIM”

Prof. Dr. Celal Şimşek ile gerçekleştirdiği görüşmede Traian Çeşmesi’nin yeniden suyla buluşturulması için gereken bütçenin yaklaşık 10 milyon TL olduğuna ilişkin bilgi edindiğini aktaran Şen, bu rakama yalnızca bir çeşmenin yeniden çalıştırılması olarak bakılmaması gerektiğini söyledi.

Şen, söz konusu yatırımın Denizli turizmi açısından uzun yıllar kullanılabilecek yeni bir görsel kimlik ve çekim merkezi oluşturabileceğini ifade etti.

KURUMLARA İŞ BİRLİĞİ ÇAĞRISI

Şen, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Denizli Büyükşehir Belediyesi ve Merkezefendi Belediyesi’nin, Laodikeia Kazı Başkanlığı’nın bilimsel ve teknik gözetiminde gerekli finansmanın oluşturulması konusunda bir araya gelebileceğini belirtti.

Denizli iş dünyasının da gerektiğinde projeye katkı sunabileceğini ifade eden Şen, yapılacak tüm çalışmaların tarihi yapının korunması önceliğiyle ve Kazı Başkanlığı tarafından belirlenecek bilimsel ve teknik şartlar doğrultusunda gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Şen, Pamukkale’ye gelen ziyaretçilerin daha büyük bölümünün Laodikeia ve Denizli’nin diğer turizm değerlerine yönlendirilmesinin önemli olduğunu belirterek, Laodikeia’nın tanıtımında yeni ve güçlü sembollere ihtiyaç bulunduğunu söyledi.

Denizli’nin Gelir ve Kurumlar Vergisi rekortmenleri belli oldu
Denizli’nin Gelir ve Kurumlar Vergisi rekortmenleri belli oldu
İçeriği Görüntüle

“Taşlar ayağa kalktı, şimdi Traian Çeşmesi’nden yeniden su aksın” diyen Şen, Laodikeia’nın eksik kalan imzasının Traian Çeşmesi olabileceğini ifade etti.