Denizli Haber - Okulu açıklamasında, TÜİK’in 2025 enflasyonunu yüzde 30,60 olarak açıkladığını, ENAG’ın ise bu oranı yüzde 56,14 olarak duyurduğunu hatırlatarak, iki veri arasındaki büyük farkın çalışanların gelir kaybına yol açtığını vurguladı. Bu fark nedeniyle tekniker, hizmetli, şef, öğretmen ve akademisyen maaşlarında yıllık ciddi kayıplar oluştuğunu belirten Okulu, “Bu kayıplar 2026 hesaplamalarına da eksik yansıyacak ve mağduriyet büyüyecek” dedi.

“ÜCRETLİ ÖĞRETMENLİK YOKSULLUĞUN ADI OLDU”

UNDP’den Denizli Model Fabrikaya Ziyaret
UNDP’den Denizli Model Fabrikaya Ziyaret
İçeriği Görüntüle

Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğretmen ihtiyacı olmadığını açıklamasına rağmen ülkede yaklaşık 100 bin ücretli öğretmenin görev yaptığını hatırlatan Okulu, ücretli öğretmenlerin maaşlarının 2026 asgari ücretinin bile altında kaldığını söyledi. Okulu, “Öğretmenlik mesleği hem söylemlerle hem de ekonomik olarak itibarsızlaştırılıyor. Ücretli öğretmenlik uygulaması sona ermeli, bu sayı kadar kadrolu atama derhal yapılmalıdır” ifadelerini kullandı.

ASGARİ ÜCRET ELEŞTİRİSİ: ‘HAYATTA KALMA ÜCRETİ’

15 milyon 756 bin kişinin asgari ücretle çalıştığını belirten Okulu, 28.075 TL olan asgari ücretin bazı şehirlerde ev kirasını bile karşılamadığını söyledi. Açlık sınırının 30 bin TL’ye dayandığını ifade eden Okulu, bu tablonun sağlıklı beslenme, nitelikli eğitim, sosyalleşme ve kültürel yaşam yerine yoksulluğu, gerilimi ve umutsuzluğu büyüttüğünü dile getirdi.

EMEKLİ ÖĞRETMENLER GEÇİNEMİYOR

Eğitim-İş’in emekli öğretmenler üzerine yaptığı araştırmaya da değinen Okulu, ortalama emekli maaşının 33.998 TL olduğunu, emeklilerin yüzde 37’sinin şehir dışına çıkamadığını, yüzde 27’sinin maaşını yalnızca barınmaya harcadığını, yüzde 39’unun ise tatil yapamadığını açıkladı. Okulu, “Ülkesine yıllarca hizmet eden emeklilere bu yoksulluğu reva görmek vefasızlıktır” dedi.

GENÇLER UMUTSUZ, BEYİN GÖÇÜ ARTIYOR

Ekonomik sorunların gençlerin geleceğe olan güvenini sarstığını belirten Okulu, iş bulamayan veya emeğinin karşılığını alamayan gençlerin yurt dışına yöneldiğini söyledi. OECD verilerine göre Türkiye’nin 15-19 yaş grubunda ‘ev genci’ oranının en yüksek olduğu ülke olduğunu, 15-29 yaş grubunda bu oranın yüzde 26,45’e ulaştığını hatırlattı.

“YOKSULLUĞUN SORUMLUSU KÖTÜ YÖNETİMDİR”

Toplumun her kesiminde derin bir yoksulluk yaşandığını vurgulayan Okulu, bunun sorumlusunun kötü yönetilen ekonomi politikaları, gerçekleri yansıtmayan istatistikler ve sessiz kalan kurumlar olduğunu ifade etti.

Açıklamasının sonunda Eğitim-İş olarak emekçilerin, emeklilerin, çocukların ve gençlerin sesi olmaya devam edeceklerini belirten Okulu, “Kamusal sendikacılık anlayışıyla mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.