Denizli Haber - Afyonkarahisar’ın Dinar ilçesinde meydana gelen 4,1 büyüklüğündeki depremin ardından Deprem Uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy’dan Denizli ve çevresini ilgilendiren dikkat çekici açıklamalar geldi. Üşümezsoy, Dinar depreminin Denizli, Honaz ve Burdur hattıyla bağlantılı bir fay sistemi içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini belirterek bölgedeki tektonik hareketliliğe dikkat çekti.
Afyonkarahisar’ın Dinar ilçesinde dün gece sabaha karşı meydana gelen 4,1 büyüklüğündeki deprem bölgede tedirginliğe neden oldu. Sarsıntının ardından değerlendirmelerde bulunan Deprem Uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, depremin meydana geldiği bölgenin tektonik yapısına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Sosyal medya hesabından paylaştığı video ve haritalar üzerinden depremi değerlendiren Üşümezsoy, Dinar’da yaşanan sarsıntının yalnızca Afyonkarahisar’ı ilgilendiren bağımsız bir olay olarak ele alınmaması gerektiğini ifade etti. Üşümezsoy, Denizli ve Honaz çevresindeki fayların da bu sistem içerisinde değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.
DENİZLİ-AFYON FAY KUŞAĞINA DİKKAT ÇEKTİ
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Dinar’da meydana gelen 4,1 büyüklüğündeki depremin Denizli-Afyon veya Denizli-Burdur-Afyon sistemi olarak değerlendirilebilecek ortak bir tektonik zon içerisinde bulunduğunu belirtti.
Buldan, Karayıt, Pamukkale ve Denizli çevresindeki depremlerin oluşturduğu sürece dikkat çeken Üşümezsoy, özellikle Honaz üzerinden Denizli’ye uzanan fay bağlantılarının önemini vurguladı.
Üşümezsoy, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Geçen ay Honaz’da olan bir kolu, yani kuzeybatıdan güneydoğuya doğru uzanan bu fay hattının bir dirsek gibi dönerek Honaz’a ve Honaz’dan da Denizli’ye doğru giden kesimindeki birbirine eklenmiş faylardaki depremlerden biri dün gece yaşandı."
"U ŞEKLİNDE BİR SİSTEM"
Depremin meydana geldiği fay hattının coğrafi yapısını değerlendiren Üşümezsoy, Denizli ve çevresindeki fayların harita üzerinde U şeklinde bir sistem oluşturduğunu belirtti.
Üşümezsoy, bu sistemin Buldan, Karayıt, Laodikya ve Denizli fay hattından başlayarak Honaz üzerinden kuzeye doğru uzandığını ve Burdur Gölü’nün kuzeyinden Afyon’a ulaştığını ifade etti.
Uzman, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu:
"Buldan, Karayıt, Laodikya, Denizli fay hattı; bir U şeklinde Honaz’dan kuzeye doğru dönerek Burdur Gölü’nün kuzeyinden Afyon’a doğru uzanmaktadır."
Bölgedeki tektonik hareketlerin genel yapısına da değinen Üşümezsoy, güneyde Bozdağlar ve Aydın Dağları çevresindeki hareketlerle kuzeydeki bölgede meydana gelen gerilmenin birbirinden farklı yönlerde geliştiğini belirtti.
Üşümezsoy, bu süreci şu sözlerle anlattı:
"Güneyde Bozdağlar ve Aydın Dağları güneye doğru çekilirken, onun kuzeyindeki bölge kuzeye doğru gerilmekte ve bu süreçte doğu-batı yönlü açılmalar oluşmaktadır."
NORMAL FAYLAR VE ÇÖKÜNTÜ HAVZALARINA DİKKAT ÇEKTİ
Depremin meydana geldiği bölgedeki fay mekanizmasını değerlendiren Üşümezsoy, kuzey-güney doğrultulu normal fayların doğu-batı yönündeki gerilme ve genişleme hareketleriyle bağlantılı olduğunu ifade etti.
Bu hareketlerin bölgede çöküntü havzalarının oluşumunda etkili olduğunu belirten Üşümezsoy, fay çözümüne ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
"Fay çözümüne baktığımızda, yukarıda görüldüğü gibi kuzey-güney doğrultulu bir normal fay, doğu-batı yönlü gerilmeyle-genişlemeyle bir çöküntü havzası oluşturmaktadır."
DENİZLİ, HONAZ, BURDUR VE AFYON HATTINI İŞARET ETTİ
Dinar’da yaşanan 4,1 büyüklüğündeki depremin Afyonkarahisar sınırlarında meydana geldiğini belirten Üşümezsoy, bölgedeki fay sisteminin daha geniş bir coğrafyayla bağlantılı olduğunu vurguladı.
Üşümezsoy, Pamukkale, Denizli, Honaz, Burdur ve Afyon çevresindeki fayların oluşturduğu kuşağa dikkat çekerek bu sistemin tektonik açıdan değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Uzmanın paylaştığı haritalarda, söz konusu fay kuşağının siyah çizgilerle çevrelenmiş geniş bir alan içerisinde gösterildiği belirtildi.
Dinar depremi sonrasında yapılan bu değerlendirmeler, Denizli ve çevresindeki fay sistemlerinin yeniden gündeme gelmesine neden oldu.
Önemli not: Üşümezsoy’un açıklamaları uzman değerlendirmesidir. Dinar’da meydana gelen 4,1 büyüklüğündeki deprem, tek başına Denizli’de yeni bir deprem olacağı veya büyük bir depremin yakın zamanda gerçekleşeceği anlamına gelmez. Deprem riski ve olası gelişmeler konusunda resmi kurumların bilimsel değerlendirmeleri esas alınmalıdır.




