Son yıllarda kadına şiddet olayları artarak toplumda derin bir kaygı oluşturmakta. Gün geçmesin ki kadına şiddet haberinin olmadığı bir gün ve bir kanal olsun.

Çok fazla uzağa gitmeğe gerek yok. 2015 yılında bu konuda kanallara düşen üzücü haberlere göz atarsak durumun vahametini anlarız;

---21 yaşındaki kadın  tartıştığı kocası tarafından öldürüldü.

---Eşini öldürüp polise teslim oldu.

---Eski eşe kurşun yağmuru.

---Ölmeden önce “katilim kocam” dedi.

---Eski karısını öldürme anı güvenlik kamerasına yansıdı.

Yukarıdaki haberler gibi yüzlercesi var. Beni en derinden etkileyen ve izlerken bu nasıl vicdandır diye sorduran ve cevabını bulamadığım son olay Karsta yaşanan elim olay. Kars ili Selim ilçesine bağlı bir köyde 24 yaşındaki bir kişi tartıştığı eşini silahla vurarak öldürüyor. Sonra da kendine sıkıyor ve canına kıyıyor. Bu raya kadar maalesef klasik hale gelen adi bir olay. Normal değil ama öyle çok şahit olmağa başladık ki bu türlerine, artık olağan bir durum haline geldi.

Bu tür haberleri izlediğimizde “kendini öldürecektin eşinden ne istedin vicdansız “dedik geçtik. Belki burada dile getiremeyeceğim, daha da kötüsünü de söyleyenimiz oldu, ama farkında olmadan hayatımızın bir parçası haline geldi bunlar.

Selimdeki olayda vicdan aradım, maalesef kırıntısını dahi bulamadım. Biri 3 biri 1 yaşında filiz gibi iki çocukları var ailenin. Baba denen kişi eşi ile beraber, iki fidanı da alıyor hayattan, sonra da lütfedip kendi canına kıyıyor. Çocukları görünce gözlerim yaşardı. Her çocuk güzeldir ama öylesine güzel çocuklar ki…Nasıl bir cinnet halidir ki, bir yaşındaki Hanife’nin canına kıyabiliyor. Cinnet moda haline mi geliyor yoksa toplumumuzda?  Bu nasıl bir cinnettir? Cinnet diyerek olayı  ne olur psikoloji bilimi sınırları içerisine indirgemeyelim. Bunun adı bellidir. Bu düpedüz vahşettir.

Güzel dinimiz bir canlıyı öldürmenin tüm insanlığı öldürmüş gibi vebali olduğundan bahsederken, bu öğretiler insanımıza imkanlarımız ölçüsünde anlatılmağa çalışılırken, okullarımızda öğrencilerimiz bu yaklaşımda eğitim programları ile yetiştirilirken; bir baba çıkıyor, eşini, iki fidanını ve kendisini öldürebiliyor. Bunun da adı cinnet oluyor. Hayır olamaz, böyle bir ruh hali olamaz.  Ucuz kahramanlık peşinde koşanların cahilce “Dur sen, tüm dünyayı nasıl kendimizden bahsettiriyorum görsünler” gibi hasta bir ruh halinden ileri gelen bir yaklaşım olduğunu daha görmeyecek miyiz?  Bu işin şakasının olmadığını, insanımızın birazcık da duygusal yönlerine eğilmemiz gerektiğinin farkına ne zaman varacağız?

Kendi canına kıymanın küfür olarak görüldüğü dini yaklaşımın öne çıkarılmasının zamanı çoktan gelmiştir. İntihar eden dinsiz gider. Açık söylenişi budur bunun.  İntihar edenin dinsiz gittiği yerde yaşına girmemiş bebeğinin canını alan vicdansızın aşağıda yatacağı yer var mıdır? Bir baba çıkacak sabilerin canlarına kıyacak. Allahın verdiği canı hastalıklı ihtirasları uğruna alacak. …   Bu nasıl vicdandır?