HAREKAT’IN  YENİ İSTİKAMETİ MENBİÇ

Dört bin yıl’a yakın tarihi bulunan Menbiç ‘in adı Aramice de ki Hz.İbrahim’in, Hz.İsa’nın anadilidir.Afrin’in teröristlerden kurtarılmasıyla birlikte gözler Menbiç’e çevrilmiş durumda. Güvenli Bölge oluşturulması için Afrin’le başlayan askeri operasyonel faaliyetler, Suriye ve Irak boyunca sınır hattımızın tüm bölgelerini kapsamaktadır.Bu hususta Menbiç’te, Güvenli Bölge’nin kilit noktalarından biridir.Aynı zamanda Fırat’ın doğusuna açılan bir anahtardır. 2012 yılında ÖSO’nun, 2014 yılında terör örgütü DAEŞ’in eline geçen ve terör örgütü DSG/YPG tarafından 2016’da DAEŞ’in elinden alınan Menbiç: Halep’e 85 kilometre, Cerablus’a 40 kilometre, Kobani’ye 65 kilometre ve ElBab’a ise 45 kilometre uzaklıkta bulunuyor.Yaklaşık Nufüsu 80bin olan Menbiç’in, U’i Araplardan, 0’u Kürtlerden,’u Türkmenlerden ve geri kalan %5’lik kısmı ise Çerkeslerden oluşuyor.

Menbiç konusunda, ABD ile yürüttüğümüz yoğun diplomasi trafiğinden henüz bir sonuç çıkmadı. Son günlerde adım adım değişkenlik gösteren Menbiç konusunda, ABD’nin endişesi/kaygısı her geçen gün artmakta.

Menbiç’e icra edeceğimiz olası bir operasyon, ABD’nin Fırat’ın batısındaki etkinliğini kıracaktır. Aynı zamanda ABD’nin Menbiç üzerinde diğer stratejisi ise; Fırat’ın doğusu’nda kalabilmek için Menbiç’ten vazgeçebilir.

Fakat Türkiye’nin ısrarla ve sürekli olarak dile getirdiği Güvenli Bölge Kuşağı, Fırat’ın doğusu içinde geçerlidir. İlerleyen günlerde Menbiç konusunda ABD’nin stratejileri elbet ki değişmek zorundadır ki; Türkiye’yi karşısına alabilecek bir politikayı Suriye sürecinde göze alamaz.

Türkiye, İran ve Rusya’nın; yapmış olduğu Astana ve Soçi görüşmeleri ise, AB ve ABD’nin Suriye’deki varlığını olumsuz yönde etkilediğinden dolayı, bölge’de her geçen gün gerilim tırmanmaktadır. Menbiç’te; ABD ve Türkiye askeri olarak karşı karşıya gelemez, ancak ABD her zaman olduğu gibi vekalet savaşçılarını öne sürer.

Menbiç’te ki halk son günlerde gerek ABD askerlerini, gerekse YPG/SDG’yi protesto ederek, onlara karşı eylemlerini arttırmışlardır. Bu nedenle ABD ve YPG/SDG bölge’de istenmeyen 2 unsur’dur.Bölge halk’ı; Afrin ve ElBab’ın güvenliğine ve huzuruna bakarak TSK ve ÖSO’yu, Menbiç’te beklemektedirler. Hiçbir güç, halk iradesinin gücüne dayanamaz. İşte bu sebeple gerek Menbiç, gerek te Rakka’nın demografik yapısı değiştirilerek asimile edilmektedir.

Menbiç’te yaklaşık 2000 civarında YPG/SDG’li terörist bulunuyordu. Fakat Afrin’den kaçanlarla beraber bu sayı 6000-7000 civarı arasında. Aynı zamanda terör örgütü YPG/DSG’nin elebaşlarından terörist Şahin Cilo’da orada bulunuyor.

ABD’nin bazı askeri birimleri ve sözcüleri Menbiç’ten çekilmeyeceklerinin beyanını açıklarken, terör örgütü YPG/SDG’ye bölgeden ayrılmaları için zaman sağlamaktadır. Afrin’deki kaçan teröristlerin çoğu, Nubl üzerinden Fırat’ın doğusuna yönelmiştir. Aynı şekilde yakın zamanda Münbiç’te de bir hareketlilik söz konusu olabilir.

Zeytin Dalı Harekatı, Fırat Kalkanı Harekatı ve olası bir Menbiç Harekatı terör koridorunun bittiği anlamına gelmez. Fırat’ın doğusu da, Fırat’ın batısıyla eş değerdedir.

Yaklaşık olarak Fırat’ın doğusu’nda 50-60bin civarında YPG/SDG’li teröristler bulunmaktadır. Zeytin Dalı Harekatı ile beraberinde Afrin’in teröristlerden kurtarılması, YPG/SDG teröristleri için büyük bir moral kaybı olmuştur. Suriye’nin kuzeyinde ”Terör Devleti” kurma umudu, TSK’nın yaptığı ve yapacak olduğu askeri operasyonel faaliyetler ile her geçen gün azalmaktadır.