Dün saat 17.00 de tüm partilerimiz milletvekili aday listelerini yüksek seçim kuruluna teslim ettiler. Adaylar başta olmak üzere tüm vatandaşlarımız gibi televizyon başına akın ettik ve anlık gelişmeleri takip ettik. Ülkemiz genelinde birçok sürpriz olsa da, Denizli ilimizde sokağın beklentisi doğrultusunda adayların gösterildiği söylenebilir.
Siyasi partilerimizin iş ve işlemlerinden bahsedecek değilim. Partilerimiz en fazla oyu alacağını düşündükleri listeyi ortaya koydular ve milletimizin oyuna talip olduklarını beyan ettiler. Birkaç gün sonra seçim beyannameleri de ilan edilmeye başlanır. Bize ne vaatlerde bulunduklarını beyan ederler. Neyi, ne şeklide gerçekleştireceklerini veya gerçekleştiremeyeceklerini detaylı şekilde iki ay boyunca çeşitli iletişim kanalları ile anlatacaklar. Milletimiz de kendine en yakın gördüğü söylemi destekleyecek, bu söylemi gerçekleştiren siyasi partilerimize oylarını verecekler.
Nasipten öte köy yoktur derler. İster milletvekili adaylarımız, ister siyasi partilerimiz bu anlayışla hareket etmeliler diye düşünüyorum. Ankara’da bir aday adayımız maalesef canına kıydı. Aday gösterilmediği gerekçesiyle intihar ettiği şüphesini kalkınma bakanımız dillendirdi. Ah benim zavallı aday adayım. Nasipten öte köyün olmadığını düşünsen de canına kıymasan iyi olmaz mıydı? Demek ki senin o çorbada nasibin yokmuş. Nasibin olsaydı, yazgında milletvekilliğinden yiyeceğin bir lokma yazılsaydı bunu engelleyebilecek bir güç var mıydı? Yoktu. Öyleyse niye kıyarsın canına…
Aday olanlarımız için de aynı şey geçerli. Siz partinizin siyasi anlayışı doğrultusunda, kendi hizmet anlayışınız doğrultusunda vereceğiniz hizmeti ulaşabildiğiniz en fazla kişiye anlatın. Çalışın, gayret edin. Seçim günü geldiğinde halk son sözü söyleyecektir. Eğer listenin önünde ol sonunda ol, çalışıp gayret ettikten sonra yine de olmadıysa orada tevekkül sahibi olacaksın.
Kazanamadın diye kimseye kin beslemeyecek, şunlar bana verdi, onlar buna verdi gibi milleti kategorilere ayırmayacak, çalışmaya devam edeceksin. Çalıştın olmadı, öyleyse senin o çorbada nasibin yok. O kadar basit.
