Her yıl Kasım ayının ikinci yarısında gerek görsel, gerekse yazılı basın yayın kanallarında öğretmenlerden bahsedilmesine, Aralık ayı girmeden de, bir yıl sonra hatırlanmak üzere rafa kaldırılmasına hep gülmüşümdür.

Şu anda bu gülünç duruma kendimin düştüğü de söylenebilir. Ancak öğretmen ve eğitim konularının her zamankinden daha fazla gündeme geldiği bu günlerde, naçizane ben de Eğitimcilerimiz hakkında oluşan yargıların yanlışlığını söylemek istedim. Şöyle ki;

Öğretmenler günü yaklaştığında söz söyleyen herkes üzülerek söyleyeyim ki ilk üç maddeye hep parasal konuları taşıdılar.

---Efendim 24 Kasımlarda öğretmenlere birer maaş ikramiye verilsin.

---Efendim Öğretmenlerin maaşlarına artış yapılsın.

---Efendim ek dersler şu kadar olsun.

---Efendim ek gösterge şu kadar olsun.

Listeyi uzatmak hiç de zor değildir. Ancak öğretmenlik mesleğinin ayaklar altına alındığından bahsedenimiz yok. Ekonomik gelişmişlik doğrultusunda iyileştirmelerin tabi ki yapılması lazım, ancak tek içerik parasal konular haline gelince resmin büyüğünü gözden kaçırdığımızın farkında değiliz sanki.

Norm fazlası öğretmenlik konusunu konuşamıyoruz mesela. Sabahın ilk ışıklarıyla evden çıkan karı koca eğitimcilerden birinin Tavas dolmuşuna binerken, diğerinin Buldan otobüsüne bindiğini kimse bilmiyor. Tabi çocuklar da bakıcıya emanet, ya da Anneanne veya babaanne ile kaldı.  Adeta yetişen çocuk parçalanmış aile ortamında yetişiyor. Anne baba sabah çocuk uyanmadan düşüyor yollara ve hava karardıktan sonra eve geliyor.  

Sabahın ilk ışıkları ile yola düşerek Çivril’in Uşak sınırındaki mahalle okuluna giden öğretmenimiz öğrencilerimize nasıl yararlı olabilecek? Bu sorunun cevabını herkes çok rahat verebiliyor: Yararlı olamaz diyorlar. Hal böyle iken bu durum konuşuluyor mu? Maalesef hayır.

Yukarıda da belirttiğim gibi öğretmenler gününde farklı bir pencere aralamak maksadındayım. Ekonomik iyileştirme konuları ne olur sendikaların toplu sözleşmelerinde kalsın. Zamanında sonuna kadar hakkımız aransın ve alınabilenin en iyisi alınsın. Ama öğretmenler gününde gerçekleşmeyecek parasal taahhütlerde bulunulmasın. Mümkünse hiç bulunulmasın. Çünkü öğretmen deyince paragöz kişiler akla gelmeğe başladığı gerçeğini de göz ardı etmeyelim. Öğretmen eşittir ek ders, öğretmen eşittir yaz tatilinde maaş şeklindeki algı eğitimcileri gerçekten rahatsız ediyor.

Tüm eğitim camiamızın günlerini canı gönülden tebrik ediyor, sağlık, mutluluk dolu 24 Kasımlar diliyorum.