Denizli Haber - Dernek Üyeleriyle birlikte Candoğan Parkı önünde basın açıklaması yapan Yıldırım, “Önce SSK-Bağkur emeklilerine %37,57 memur emeklilerine %49,25 zam verdiğini, sendikalardan ve halktan gelen tepki üzerine 2024 yılını EMEKLİLER YILI olarak ilan ettiklerini, SSK ve BAĞ-KUR emeklisine %5 ilave zam yapıldığını, en düşük emekli maaşının 10.000 TL olacağını müjde olarak vermiştir. İktidar gelen tepkilerin artması üzerine SSK ve BAĞ-KUR Emeklisinin maaş artışını memur emeklileri ile eşitlediğini, %49,25 olacağını 2024 yılında müjdelerin devam edeceğini büyük bir lütuf gibi açıklamıştır. 2024 yılının ilk ayında emeklilerin aldığı maaşlar tamamen erimiş, temel ihtiyaç maddelerini bile alamaz duruma gelmiştir. Etin, sütün, ekmeğin, suyun fiyatından sarayın haberi var mı acaba? Bir günde, üç bin beş yüz emeklinin maaşını sadece saray masrafı olarak tüketenlerden emeklilerin durumunu anlaması beklenebilir mi? Açıklanan maaş zamları ortadadır. Bir zamanlar asgari ücretin bir buçuk katı olan en düşük emekli aylığı, şimdi asgari ücretin neredeyse yarısıdır. Bir emekliye beslenme, sağlık, barınma ve benzeri giderlerini karşılamaya yetmeyecek 10 bin lira maaş olarak veriliyor olması, böyle bir durumunda da "emekliler yılı" olarak söylenmesi utanç vericidir. Bu emeklilerle dalga geçmektir. Kimi kandırıyorsunuz? Ülkemizde 16 milyon emeklinin yarısından fazlası bu emeklilik aylıkları ile sefalete, açlığa terk edilmiştir” dedi.

WhatsApp Image 2024-01-29 at 15.56.15 (1)

“AÇLIK SINIRININ ALTINDA”  

Ülke nüfusunun yüzde 70’inin açlık sınırının çok altında olduğunu belirten Yıldırım, “Ayrıca, memur emeklilerine de sanki çok maaş zammı verilmiş gibi bir yalan da orta yerde durmaktadır. Maaş zammı olarak verilen sadece TÜİK tarafından açıklanan sahte enflasyon oranları ile kaybın bir kısmının karşılanmasıdır.  Memurlara verilip de haksız, hukuksuz bir şekilde memur emeklilerine verilmeyen seyyanen 8 bin liralık zamların verilememesi maaşların yüzde elli erimesidir. Söylenen yalanlar, oluşturulan sahte gündemler emeklilerin içinde bulunduğu yoksulluk gerçeğini kapatmamaktadır. Böyle bir durumda seçimlerin bile bir anlamı olmadığını düşünüyoruz. Çünkü ülkenin gerçek gündemi emeklilerin açlığı ve sefaletidir.  Biz emekliler, hakkımız olan insanca yaşamaya yetecek ücret istiyoruz. Bu da kimsenin lütfü değil, alın terimizin karşılığıdır.  Bizim emeğimiz ve ödediğimiz vergilerden oluşan ülke kaynakları, bir avuç rantiyeci ve uluslararası tekellerle işbirliği yapan çıkar çevrelerinin, istekleri doğrultusunda kullanılmaktadır. Ülke nüfusunun yaklaşık %70’i ise yine açlık sınırının çok altında yaşamaya mahkûm edilmiştir. 2024 yılı bütçesinden faiz ödemelerine bir trilyon 300 milyar lira kaynak ayrılmıştır. Eğer bu kaynak, emeklilerin talebini karşılamak için kullanılsaydı, maaşlarımız %80 oranında artmış olacaktı.İktidar, ülke kaynaklarını ve yüksek faizle borçlanarak kamu adına aldığı kredileri, sermaye çevrelerinin kasasına aktarırken, alınan borcun faizi ile birlikte ödeme sorumluluğunu, emekliler başta olmak üzere, bütün dar gelirlilerin, emekçilerin sırtına yüklemektedir. “Kaynağı zenginler kullanır, borcu yoksullar öder” kuralı acımasız bir şekilde günümüzde uygulanmaktadır. Emekliler olarak belimizi büken bu yükü, daha fazla taşımak istemiyoruz. İktidar krizi nasıl yarattıysa bedelini de ödemelidir” diye konuştu.

 “TALEPLERİMİZ”

Denizli'deki Nöbetçi Eczaneler 23-02-2024 Denizli'deki Nöbetçi Eczaneler 23-02-2024

En düşük emekli aylığının en düşük memur aylığı olan 32.861 TL ile eşitlenmesini isteyen Yıldırım şunları söyledi:  “Memurlara seyyanen verilen 12.147TL bütün emeklilere ödenmelidir. Temmuzdan itibaren Memura verilen ancak emekliye verilmeyen 8.077TL seyyanen ödeme, bütün emeklileri kapsayacak şekilde geriye dönük olarak ödenmelidir. Memur emeklilerinin 3600 ek gösterge mağduriyetleri giderilmelidir.    Bayram ikramiyelerinin sayısı artırılmalı, en az asgari ücret seviyesine yükseltilmelidir. Sağlıkta alınan her türlü katkı payları iptal edilmelidir.  İntibak yasası çıkarılarak maaş ödeme katsayısı arttırılmalı, 2008 yılı öncesine dönülmelidir. Emekli dostlar; bizler ülke nüfusunun yaklaşık %19’unu, seçmenin ise %25’ini temsil ediyoruz. Bizler alın teriyle, el emeğiyle bilgi ve deneyimle, uzun yıllar çalışarak ülke ekonomisine hayat verdik. Bizim gücümüzün farkında olan iktidar, yaptığı haksızlıkların da endişesiyle, sendikal örgütlenmenin önüne yapay engeller çıkarıyor. İktidar bizim örgütlenmemizden korkuyor. İktidara buradan bir kez daha sesleniyoruz: Korkunun ecele faydası yok, Emeklilerin ve Emekçilerin sabrını daha fazla zorlamayın. Bu ülkenin kaynakları ülke nüfusunu refah içinde yaşatmaya yeterlidir. Sorun kaynak değil, üretim değil, bölüşümdeki tercih sorunudur. Sorun, bizim açımızdan da haklarını örgütlenerek talep etme sorunudur. Bu bilinçle, önümüze çıkarılan her türlü engellemeleri aşarak, insan onuruna yaraşır yaşam  koşullarını elde edinceye kadar, mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Bütün emeklileri de sesimize ses katmaya, birlikte mücadele etmeye, emeklilerin örgütü olan Tüm Emeklilerin Sendikası'nda örgütlenmeye çağırıyoruz. Emekliyiz, haklıyız, kazanacağız!” 

 

 

Editör: Tahir Aygün