Kendim için değil. Ülkem için AK PARTİ, istikrar için AK PARTİ, iş ve aş için AK PARTİ, yatırım için AK PARTİ.

Geleceğin iyi imar edilmesi, çocuklarımızın ve torunlarımızın geleceği için sağlam temeller üzerine oturmuş bir ülke, yeni bir TÜRKİYE sevdamız ve isteğimiz bu.

 Başka bir niyetim yok, maddi bir talebim yok. Ama üzülerek ifade etmeliyim ki yanlış anlaşıldım.    Yatırımların durduğu Denizli’ye farklı bir yaklaşımla katkı koymak istedim. Uyuştuk, uğunduk, bir hamle yapalım dedim, bunun stratejilerini ve projelerini hazırlamıştım. Vizyon önemliydi.

Siyasette koltuktan şeref almak yerine koltuğa şeref vermek niyetindeydim. Tecrübem ve bilgi birikimimi kullanmak istedim. Tecrübeler bazen çok pahalıya alınır. Bazen de ücretsiz alınır. Benim tecrübelerimden ücretsiz faydalanmak mümkündü. Çünkü farklı sektörlerde güçlü yatırımlar yaptım.

Ülkemde 2002 yılı sonrası yapılanları sıralayın bakın ne kadar çok ileri gittiğimizi göreceksiniz. Yılda 50 milyar Dolar faiz ödeyen ülkemde enflasyon üç haneli rakamlarda idi, faizler el yakıyordu. IMF’ ye borç gırtlağımıza kadar gelmişti. Ne oldu da bugün bunlar değişti. İşte siyasi istikrar beraberinde ekonomik istikrarı getirdi.

Denizli farklı sektörlerde yatırımlar yapmalı diye geçmiş dönemlerdeki yazılarımda çok bahsettim. İş birliği ve ortaklıklar kurulmalı, büyük yatırımlar yapılmalı. İthal giren ürünler takip edilmeli. Şayet ülkemde üretim yapılan bir mal ise yüksek oranda vergi ve fon konulmalı. Yerli üretici korunmalı. Kalitesi ile üretim miktarı ile yeterli olan tüm ürünlerin ithalatı kısıtlanmalı.

İhracat rakamlarımızı % 40 veya % 45’ lik kısmı Dahilde  işleme rejimi kapsamında,ülkeye giren.ham madde ve yarı mamul. Bunun göstergesi ihracatımızın % 40 - % 45’ şi dışarıdan gelen ham madde, yarı mamul veya mamul ürün karşılamakta. Bu rakamın aşağıya çekilmesi ile üretimde katma değer kendi bünyemizde kalması sağlanacaktır.

Geçmişte enflasyonla büyümenin getirdiği bir ürkek yapı olabilir. Yatırımlar iyi Fizibilite hazırlığı yapıldıktan sonra hiçbir sorun yaşanmayacaktır. Krizler aslında fırsattır. Güven endeksini düşürmemek gerekir. İç dinamikler bize geçici de olsa idare edecektir.

Dış ticaret açığımızdaki düşüş geleceğe umut veriyor. Dış ticaret açığının düşmesi büyük bir başarı hikâyesidir.

Uluslararası alanda ciddi mesafe kat edildi. Mükemmel bir çıkış yakaladık. Bundan sonraki dönemde ENERJİ yatırımları olmazsa, olmazımızdır. Bir ülkenin kalkınmasında en önemli unsur enerjidir. Sanayinin gelişmesinde, yatırımların yapılmasında önemi çok büyüktür. Engeller ortadan kaldırılmalı. Engelleyen kurumlar ve kuruluşlar ülkeye zarar veriyorlar demektir. Bu makamları boşuna işgal etmemeli, ülkenin kalkınmasına engel olmamalı . Bunun hesabının veremezsiniz.

Türkiye eski Türkiye değil. 2023 yılı – 2053 yılı – 2071 yılı konuşulan ve büyüme hamlesi yapan ülkemde basit düşünenin şahsi menfaatlerini ön planda tutanların yönetimde yeri olmamalı. Yeni Türkiye, yeni Anayasa ve n Başkanlık sisteminin konuşulduğu ülkemizde artık başarmak boynumuzun borcudur.

Her kesim ülkesi için çalışmalı, Politika yapanların işi de bu olmalı. Meşgul edilen makam ve mevkilerin kamu gücünün kullanıldığı yerler olmamalı. Bu gücü kullanarak sadece hizmet yarışı yapmalılar. Aksi halde sistem onları kabul etmez.. Dedik ya makama şeref vermek budur. Bu makamlar para kazanmak yeri değil, kaldı ki siyaset meslek değil. Saygılarımla.