Bir önceki yazımda John C. Maxwell’in ortaya koyduğu “Liderliğin 5 Düzeyi”nden bahsetmiştim. Kitabın İngilizce adı “5 Levels of Leadership”. Türkçeye birebir tercüme edilirse kitabın adı ““Liderliğin 5 Düzeyi” oluyor. Biz de lider denince genelde siyasiler, askerler ve meydanlara çıkıp konuşabilen ve toplumları etkileyebilen insanlar akla geliyor. Ancak John C. Maxwell ve bu konuda görüş bildiren uzman kişilerin üzerinde durdukları konu ise her alanda yapılan yöneticiliktir. Okulda müdür bir liderdir. Sınıfta öğretmen bir liderdir. İnşaatta şantiye şefi bir liderdir. Sivil toplum kuruluşlarında başkan bir liderdir. Şefler, şube müdürleri, genel müdürler bunların hepsi birer liderdir. Bizim lider anlayışımızla onların bahsettiği konu tam örtüşmediği için; ben kitabın ismini “Yöneticiliğin 5 Düzeyi” olarak tercüme etmek istiyorum.

 

Daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi; gelişmiş olarak kabul ettiğimiz ülkelerin benim için en dikkat çekici özelliği kişilerin “kendi gelişimleri” için yaptıkları yatırımlardır. Kişilerden bu türlü bir talep olunca da konu ile ilgili kitaplar yazılıyor, seminerler veriliyor ve forumlar ile konferanslar düzenleniyor.

 

Bizde de konu her geçen gün önemini artırsa da hala istenen seviyelerin çok altında. Kitap okuma oranımız nüfusumuzun yüzde dördüdür. Fransa’da düzenli kitap okuma oranının yüzde yirmi bir iken, bizde düzenli kitap okuma oranının on binde bir olması, durumumuzu çok üzücü şeklide ortaya koyuyor.  

 

Hangi konumda olursa olsun yöneticilerimizin durumları da ne yazık ki Türkiye ortalamasından farklı değil. Burada sadece üst düzey yöneticilerden bahsetmiyorum. Yukarıda belirttiğim gibi on tane işçinin başındaki ustabaşı da yöneticilerimizden birisidir.

 

Kendimizi geliştirmek, kendimize yatırım yapmak için bir çaba sarfetmiyoruz. Kendi kendimizi de şu sözlerle kandırıyoruz.

 

- Beni buraya getirdilerse; burayı hak etmişimdir. Hak etmesem bana şu kadar oy vermezlerdi…

 

Bu yüzden de çok fazla gelişemiyoruz. Aslında bulunulan konumun hakkını vermek ya da en azından vermeye çalışmak, bulunulan makam adına çok ciddi bir sorumluluktur. Bu sorumluluk, mevcut durum ile yetinmemeyi ve daha iyiyi yapmaya çalışmayı gerektirir. Bu çalışma ise mutlaka eğitimle, okuma ile olur.

 

Tekrar konumuza dönersek; “Yöneticiliğin 5 Düzeyi” konusuna da bu açıdan bakmak gerekmektedir. Hangi konumda, kaç kişinin yöneticisi olursak olalım, yöneticiliğe en alt düzeyden başlayacağız. Ya bu düzeye demir atıp kalacağız ve kısa bir süre sonra değiştirileceğiz ya da birer birer üst düzeylere nasıl çıkacağız onların yollarını araştıracağız.

 

Ülkemizde kurumsal hafızanın olmasını isteriz. Bununla birlikte “devlette devamlılık esastır” deriz. Bunların olmaması için değişik sebepler ortaya konabilir. Ancak sebep olarak; bulunduğumuz yöneticilik konumunda “en alt seviyeye demir atıp, oradan ayrılmak için çaba sarf etmememizin” etkisi büyüktür. Kendimizi geliştiremeyince belirli bir süre sonra kurumda huzursuzluklar ve başarısızlıklar oluşmaya başlıyor. Sonrasında ilk akla gelen yöneticinin değiştirilmesi oluyor. Sonuç olarak, sürekli yöneticilerin değiştiği bir kurumda devamlılığı beklemek ise bir hayalden öteye gidemiyor.

 

Peki bahsettiğimiz ““Yöneticiliğin 5 Düzeyi” nedir?

 

1. Düzey: Makam (Bu düzeyde insanlar yöneticilerini zorunda oldukları için takip ederler).

2. Düzey: Onaylama(Bu düzeyde ilişkiler ön plana çıkar. İnsanlar yöneticilerini istedikleri için takip ederler).

 

3. Düzey: Üretim (Bu düzeyde insanlar bulunduğumuz kurum, yöneticilerini ekip için ürettiklerinden dolayı takip ederler).

 

4. Düzey: Kişilerin Gelişimi(Bu düzeyde İnsanlar yöneticilerinin kendi gelişimlerine yaptıkları katkılar nedeni ile takip ederler.

 

5. Düzey: Sağlam Karakter(Bu düzeyde insanlar yöneticilerini yıllardan beri onlar ve kurum için harcadığı emekler, kişiliği ve ortaya koyduğu sağlam karakteri nedeni ile takip ederler.

 

Bu beş düzeyi gelecek yazılarımda teker teker ele alacağım. Bir seviyeden diğerine geçmek için neler yapılması gerektiği, neler yapılmazsa bir seviyede demir atılacağı, belli seviyede kalmış ekipler ve kurumların özelliklerini anlatmaya çalışacağım.

 

Dostlukla…