"Sahtekârlık Tehdidi" bazıları tarafından işini doğru yapan insanları gözden düşürmek, durdurmak için de kullanılmaktadır. Aynen Ahmet Hakan'ın yaptığı gibi...
Ne yazmıştı Ahmet Hakan:
“ Bize otelini anlat Nihat Hatipoğlu,
Ebu Hureyre'nin yoksulluğunu anlattığın gibi..."
Bu yazıdan sonra manşetlerde -sanki Ahmet Hakan çok güzel bir şey yapmış gibi- "Hatipoğlu'na fena çaktı" yazıldı.
Zaten her Ramazan'da Nihat Hatipoğlu'nun program başına ne kadar çok paralar aldığı konuşuluyordu. Ahmet Hakan da Ahlaktan, dürüstlükten dem vurup Nihat Hatipoğlu'nu aba altından Sahtekârlık ile suçladı.
“Sen yoksulluktan, yoksul insanların faziletlerinden bahsediyorsun. Hem de bunu çok etkili ve gözü yaşlı olarak anlatıyorsun da kendin yoksul değilsin ki... Onları anlayamazsın, birkaç saatlik iş için yüklü bir para aldıktan sonra oturup onlar için ağlayamazsın. Sen dini anlatan biri olarak bu kadar yüksek para almamalısın...” diyor.Bazıları da bunu alkışlıyor. Ahmet Hakan ve bunu her anlatan kişi "ben öyle yapmıyorum" diyerek kendilerini kendilerince fazilet abidesi olmuş oluyor.
Peki, kendimize birkaç soru sorsak...
- Nihat Hatipoğlu'nun anlattıklarında yanlış birşey var mı? ... Bence yok...
- Nihat Hatipoğlu, konusunda yeterince bilgili, sunumunu da iyi yapabilen bir hatip mi? ... Bence evet...
- Benzer programları yapanlar, benzer paraları alıyorlar mı?... Bence evet...
- Nihat Hatipoğlu, kazandığı paraları uyuşturucu, kadın ticareti gibi uygunsuz ticari işlerde mi kullanıyor?... Bence hayır En azından ben duymadım ....
- Nihat Hatipoğlu'nun otelinda uygunsuz işler mi yapılıyor?... Bence hayır En azından ben duymadım ....
Peki bu durumda bazılarını rahatsız eden konu nedir? Dinimizde elde edilen kazançtan verilecek zekat vb. oranlar bellidir. Bunun üzeri şahsın kendisine aittir. Nihat Hatipoğlu da dilerse kazancının hepsini bile yoksullara bağışlayabilir. Ancak böyle bir zorlama yapılamaz. Böyle bir istekte bulunulamaz. Onun da bir ailesi ve geleceği var. Nihat Hatipoğlu yaptığı programlardan hiç ücret almasa ve yoksul duruma düşse Ahmet Hakan ona ve ailesine yardım edecek mi? Bence hayır...
Bu noktada alınan ücretin fazlalığını da tartışabiliriz. O zaman "az işe çok para alınan" her sektörü tartışmamız gerekir. Ünlü şarkıcılar, ünlü futbolcular, ünlü gazeteciler, ünlü televizyoncular ve diğerleri. Burada sihirli kelime "Ünlü"dür. Ünlü kelimesini çıkarttığınızda onlar da herkes kadar para alıyorlar. Bence de bu kadar çok fark olmamalı. Ancak orada da gerekçe "onlar bu paranın fazlasını kazandırıyorlar”. Örneğin bir konsere 5.000 kişi katılıyorsa ve kişi başı 50 TL ücreti veriyorsa, o konserde ciro 250.000 TL... Bunun da 100.000'ini o insanlarin orada toplanmasina sebep olan sanatçıya vermek çok görülmüyor.İşin garip tarafı o parayı da biz veriyoruz. O yüzden sızlanmaya hiç hakkımız ne yazık ki yok..
Ahmet Hakan iğneyi bir defa da kendisine batırmalı...
Ahmet Hakan da ülkemizdeki yoksullar, yoksulluk hakkında yazılar yazıyor. İşçilerimizi ve Madencilerimizi de düşünür. O zaman bir öneride bulunsun. Kendisi de madencilerimiz ve diğer işçilerimiz kadar maaş alsın. Ya da maaşının fazla kısmını her ay bir hayır kurumuna bağışlasın. Ondan sonra Nihat Hatipoğlu'ndan da aynısını isteyelim.
Bu ülkede fazilet ve ahlak sadece dini anlatmaya, yaşamaya çalışanlardan istenmemeli öyle değil mi?
Herkes ne söylediğini ne yazdığını da iyi bilmeli...
Bu türlü eleştiriler doğru insanların doğru iş yapmasının önünde engel oluşturmamalıdır.
Benzer şekilde; yllarca müslümanlara “ticarette faiz olur, yalan olur, bu yüzden siz ticaretle uğraşmayın” diyerek onları kaldırdılar. Sonunda da ticaret ve para Yahudilerin, Ermenilerin, Rumların eline geçti .
Bir sonraki yazımda bu konuyla ilgili Denizli'den bir örnek vereceğim.
Devamı yarın....
Dostlukla
02.07.2015