Komünist Çinin Sincan Uygur bölgesindeki Müslüman Türk soydaşlarımıza yaptığı zulüm son zamanlarda arttı. Bununla ilgili haberler maalesef gelmeye devam ediyor, ve tabi ki duyarlı vatandaşlarımızca tepkiler de başladı. Sosyal paylaşım sitelerinde doğu Türkistan bayrağı dolaşmakta. Ben de Watshap profilime soydaşlarımızın mavi bayrağını koydum. Bir okulumuzda çerçevelenmiş mavi bayrağı görünce de çok sevindim. Doğu Türkistan konusuna duyarlılığın artması için daha çok yapacaklarımız vardır. Yapmalıyız da.
Sabah haberleri izlerken Şişlideki Tayland fahri konsolosluğuna yapılan saldırı dikkatimi çekti. Tayland’daki doksan doğu Türkistanlı soydaşımızın bizi iade etmeyin talepleri vardı. İşte o Tayland bu çığlıklara kulağını tıkamış ve soydaşlarımızı iade etme kararı almış. Protesto etmek maksadıyla Doğu Türkistan Muharip ve dayanışma derneğinin organizesinde iki yüz kişi Zincirlikuyudaki fahri konsoloslukta toplanmışlar. Basın bildirisi yapmışlar.
Alkışlanacak bir organizasyon. Ancak basın bildirisi sonrası yaşananlar bize yakışacak türden değil. Art niyet aramayalım ancak aşırı duyarlı bir vatandaşımız bayrak direğine tırmanıyor, Tayland bayrağının ipini kesiyor ve bayrağı indiriyor. Sonrasında ise maalesef kalabalık psikolojisi devreye giriyor. Camı kırana mı bakarsınız, konsolosluğa girerek içeriyi dağıtana mı? Evraklara zarar verenlere mi yoksa?
Kalabalık kontrolden çıkarak bayrağı indirirken, binaya zarar verirlerken Konsolosluk görevlileri nerede? Ortalıkta görünmüyorlar. Polis nerede? Polis de görünmüyor. Bir müddet sonra polis gelip olaya müdahale edince de gruptakilerle polis arasında arbede görüntüleri veriliyor. Dokuz kişi gözaltına alınmış.
Başta da belirttiğim gibi Doğu Türkistan konusu tüm vatandaşlarımızın kanayan yarası. Duyarlılığımızın artarak devam etmesi lazım. Ancak kırmadan, dökmeden… Konsolosluk binasının içine girerek, bayrağı indirilerek yapılan protesto istediğimiz bir eylem şekli değildir. Hak ararken hak gaspı yapar görüntü vermek çok kötü.