Bulunduğumuz Coğrafya ’da güçlü bir TÜRKİYE olmamızı istemiyorlar. Gayet net ve açık bir şekilde her taraftan saldırıya maruz kalıyoruz.

Nifak tohumlarını 40 yıldan beri ekenler, hasat toplamak istiyorlar ama başaramayacaklar. Güçlü bir TÜRKİYE Ortadoğu’ da ve Balkanlarda söz sahibidir. Bu durum onları rahatsız ediyor.

Toprak altındaki zenginlikler ülkemiz etrafında ve ülke içinde çok fazla, yer altındaki zenginlikler ile birlikte İslam dünyasının lideri olacak bir TÜRKİYE’ yi hazmedemiyorlar. Almanya, Fransa, İngiltere, Hollanda, Belçika başta olmak üzere AB üyesi ülkeler kalkınan bir TÜRKİYE’ nin varlığından rahatsız.

Çevremizde Irak ve Suriye’ deki katliam hat safhada, İsrail’ in Filistin üzerindeki baskısı ve katliamı ayrı bir konu. Bütün bunların yanında 2023 hedefi, 2071 hedefi koymuş bir ülke onları korkutuyor.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ büyük bir devlettir. 600 yıl hüküm sürmüş bir ecdadımız var. Damarlarımızdaki TÜRK kanının ne olduğunu bilmiyorlar, biz savaşçı bir milletin, at sırtında ok atan ecdadın torunlarıyız. Bilmiyorlar ki öyle kolay kolay pes etmeyiz biz.

Ülkemizin böl, parçala, yönet şeklinde yapılan entrikalardan zarar görmeden çıkacağına inanıyorum. Bu kaostan çıkarız ve çıkacağız da. Bunlara fırsat vermek bizim için hata olur. Fırsat vermemeliyiz.

Provokasyonlara gelmeyelim. Sakin olun, bu işi sabırla ve sükûnetle çözeceğiz. Çünkü keskin sirke küpüne zarar verir sözünü unutmamak lazım.

Öncelikle TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ’ mize güvenimiz tam. Peygamber ocağı diyoruz. Evlatlarımızı kınalayıp askere gönderiyoruz. Hangi ülkede var bu aşk. En disiplinli ordu bizim, en başarılı ordu bizim. Cümle âlem ve bütün dünya bunu biliyor.

Diğer mesele Cumhuriyetimizin iyi bir Hükümet tarafından yönetilmesi, iyi yöneticilerin iş başında  olması gerekir. Tek bayrak, tek vatan, tek devlet çatısı altında toplanıp ülke menfaatleri neyi gerektiriyorsa yapmak zorundayız.

Siyasetçileri biz seçiyoruz. Seçme ve seçilme hakkı her Türk vatandaşında eşittir.

Geçmiş yıllardaki Hükümetler tarafından yönetildiğimiz zamanları hatırlayın. Benzin, şeker, çay kuyrukları %90, %80 enflasyonlu günler faizlerin tavan yaptığı yıllar. Her gün elektrik kesintileri, kötü olan ne varsa hepsi mevcuttu. Enflasyonlu yıllarda bugün aldığınız malı yarın aynı fiyata alamıyorduk. Enerji kesilmelerinden dolayı üretim yapamıyorduk. Enerji üreten tesisler kurulmasaydı bu sıkıntı devam ederdi.

İhracatımız hızlı bir yükselişle tırmanmaya devam ediyor. 2002 yılında 36.059.089.000 Dolar, 2014 yılında 161.000.000.000 Dolar. 36 milyar dolardan 161 milyar dolara kadar çıkan ihracatta üretimin çoğalması ile sağlanmıştır.

Enerji üretimimiz 2002 yılında 22.000 mg/wat, 2014 yılında 80.000 mg/wat’ lara çıkmıştır. Kayıp ve kaçaklar minimize edilmiştir. Sanayide ve konutta artık enerji kesintisi yaşanmıyor. Sadece arıza ve bakım onarım zamanında kısa süreli olabiliyor. Geçmişi unutup şu andaki Hükümete söz söylemek haksızlık olur.

Barajlar, yollar, havaalanları, köprüler, yeni iskân alanları yapılaşmalar büyük paralarla yapılıyor. Bunların finansmanını sağlamak başarıdır. Ayrıca batık bankaların ülkemize verdiği 60 milyar dolar zararın önlenmesi ve hortumculardan kurtulması çok önemli idi.

Her yıl 50 milyar dolar faiz ödeyen ülkemde rantçılar cirit atıyordu. Hepsinin hortumları kesildi. Şimdi o günleri geri getirmeye çalışıyorlar. Ama çok geç, artık başaramazlar. Ekonomimiz rayına oturmuştur. IMF’ ye borç bitirilmiş, sömürgecilerden kurtulmuştur. Üretim ve ihracat esasına dayalı bir ÜLKE haline geldik.

Bundan sonra ülkemizin önü açıktır. Ancak tek partili iktidar başarılı olmuş ve aynı şekilde yürünmelidir. İktidarda başarılı bir hükümet olmaz ise şu ana kadar yapılanlar ve alınan mesafe boşa gidebilir.

Ülkemizi seviyoruz, başka bir ülkede yaşayamayız. Dört mevsimi yaşayan ülkemde her güzellik var.

  Bir ola caz, diri ola caz, tek Bayrak, tek vatan diyeceğiz…

   Saygılarımla

   İbrahim TAN