Hepimizin yüreğinde olmasını istediği farklı hayalleri vardır değilmi??

Hayalimizde her şey oluruz, her şeye sahip oluruz..Hayal kurarken kendimizi kimi zaman çok mutlu hissettiğimiz olur..Fakat hayal bitip de gözümüzü yine gerçeğe açtığımızda ise, bir isyan kaplar benliğimizi ister istemez..Düşündüklerimizin sadece hayal olduğunun ayrımına vardığımız için..

Bu duyguları bence hepimiz farklı şekillerde yaşamışızdır ve yaşıyoruzdur..

Ben kendi başımdan geçen bir hikayeyle, insanların gerçekleşemeyecek değil, bir gün gerçekleştirebilecekleri hayalle mutlu olabileceğine inananlardanım..

Hikayemi anlattığımda sanırım bana hak vereceksiniz..

Çünkü insanların gerçekleştiremeyecekleri hayaller kurması üzüntü ve yıkıma neden olurken, gerçekleşebilecek hayalleri kurması motive edici ve umut verici oluyor…

Neyse lafı uzatmadan hikayeme geçeyim ben..

……..

Uzun süredir hayallerimi bahçeli bir ev süslüyordu..Ne zaman başımı yastığa koysam o bahçeli evde yapacaklarımı, o evi nasıl kendi arzuma göre dayayıp döşeyeceğimi hayal ettikten sonra sıra bahçesine neler ekip dikeceğime gelirdi..

Hayalimdeki ev maddi açıdan kavuşmam imkansız olan bir evdi biliyorum..

Çünkü günümüzde öyle bir eve sahip olabilmek için, önce arsasına milyarlar yatırman gerekir..

Her neyse ben yine de bu hayalle mutlu olduğumu sanıyordum..

Bir gün arkadaşlarla Servergazi’deki piknik alanına gitmiştik..O dönemlerde piknik alanı da muhteşemdi..Minibüsler piknik alanının içine girmediği için uzak bir mesafede bırakıyorlardı. Fakat yaz günü olduğu için, yürüyerek piknik alanına ulaşmak keyif verici oluyordu..

Arkadaşlarla laflayarak yürürken bir yandan etrafımdaki muhteşem doğayı seyrediyordum..Tam piknik alanına girmek üzereyken birden hayallerimi süsleyen o şirin evi görüverdim..Hemen piknik alanının yanı başında kocaman bir bahçenin içinde tek katlı prefabrik şirin mi şirin bir evcik..

Ayaklarım daha ileriye gitmedi..

Çünkü senelerdir hayalini kurduğum bahçe ve ev karşımdaydı..

Bahçenin tam ucunda yer alan demir kapıya dayandım ve başladım evi seyrederek hayal kurmaya..

Öyle mutlu olmuştum ki..

O bahçeye hayalimde neler neler ekip dikiyordum..

Her yerini de ağaçlarla donatacaktım..ağaçların arasında bir hamağım olacak ve sıcak yaz günlerinde o hamağa yatıp kitap okuyacaktım..Bahçedeki yemyeşil ağaçların altında masa ve sandalyelerim de olacak ve kuş cıvıltıları içinde, sessizlik, huzur ve dinginlik içinde çay ve kahvemi yudumlayacaktım..

Evin içinde ise bir odada yer minderlerim ve karşısında gürül gürül yanan şöminem olacaktı..

Gayet sade döşeyip, genelde bizim yörelerde dokunan halı ve kilimlerle süsleyecektim..Tabi ki evimin en önemli köşesi kütüphanemin ve kitaplarımın olduğu köşe olacaktı..

Sanırım eve bakıp hayal kurarken bir yarım saat geçirmişimdir..Arkadaşlarım dayanamayıp, piknik alanına benden önce vardılar ama ben halâ özlemle eve bakmaktaydım..

Birde dikkatimi çeken şey, evde yaşayanların olduğuna dair hiçbir emarenin görülmemesiydi..

Hayal kurarken evin satılık olabileceğini düşündüm..

Benim imkanlarım öyle bir evi almayı geçin bakmaya bile müsait olmasa da, eve aşık olmuştum bir kere..

O günden sonra her hafta sonu, piknik alanındaki o eve gidip dışardan bakıp hayal kurmak en büyük eğlencem oldu..

Eve bakarken kurduğum hayaller beni öyle mutlu ediyordu ki, gerçekleşemeyecek hayal olduğunu unutup evi benim sanıyordum..

O kadar benimsemiştim yani..

Bir hafta sonu yine koştura koştura piknik alanının hemen yanındaki eve bakmaya koştum..

İçimden hayal kurarken, dudaklarımda bir gülümseme mutlulukla yürüyordum..

Her zamanki gibi eve bakıp hayal kurmak ve mutlu olmak için önüne geldim ve tam demir kapıya dayanmış özlemle bakarken, kapısı birden açıldı ve içinden üç dört kişi çıktı..

Neye uğradığımı şaşırmakla kalmamış, sanki başımdan aşağıya kaynar sular dökülmüştü..

“Benim evim” diye benimsediğim şirin evin sahipleri vardı..

Kahrolmuştum..İçimden “ÇIKIN ORADAN ORASI BENİM!” diye bağırmak geliyordu..

Mutlulukla geldiğim yerden kahrolarak geri döndüm..inanın resmen içim acıdı..

O günden sonra da bir türlü oraya adım atmadım..atamadım..

İşte bu nedenle insan yapamayacağı şeyin hayalini kurup, bir de o hayale kaptırdığı zaman yıkım oluyor..

O nedenle dostlarım..siz siz olun gerçekleştirebileceğiniz hayallerle avunun..

Öylesi daha güzel..

 

Sağlıcakla kalın..