Bugüne kadar köşelerimde ara ara şiddet olaylarını işledim ve şiddetin yanlışlığını mümkün olduğunca yine insanlarımızla paylaşmaya çalıştım.

Kadına şiddet, tecavüz, fiziksel ve sözlü taciz, dayak, çocuk yaşta zorla evlendirme,  kadın üzerinde farklı konularda baskı uygulama, cinayet gibi çok çirkin davranışlarla sürekli karşımızda..

İşin boyutu çok yüksek noktalara vardığı halde, bu durumlara halâ caydırıcı bir çözüm de getirilmediği için kördüğüm oluştu..

Şiddet konusu askıda olduğu için, gün geçtikçe bu tür insanlar pervasızca şiddet uygulamayı sürdürüyor.

Üzücü olsa da bir gerçek olan şiddet olayının, çözümünün eğitimde olduğu sürekli vurgulansa da, maalesef ki eğitimli insanların çoğunda da şiddete eğilim ve birebir şiddet görüntülerini görmek bence insanlık ayıbının ta kendisi olsa gerek.

Teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin, insanlar istedikleri kadar okul bitirsin, insan olmayı başaramadıktan, kadını ikinci sınıf bir yaratıkmış gibi görmeyi bırakmadıktan sonra, maalesef ki kadın ezilmeyi ve şiddet görmeyi sürdürecek.

Eğitimli insan bile toplumumuzda şiddete bu kadar yatkınken, kadın nasıl hakları için mücadele edecek?

Evet eğitim şart ama, öncelikle insan olmayı becerebilmek her şeyden önemli sanırım.

Evden dışarıya taşan ve bir kadını tüm toplumun önünde şiddete maruz bırakan bir kişi bence insanlıktan zerre kadar nasibini almamış bir kişidir diyorum..

Bu nedenle toplumun fertlerinin önce insan olmayı öğrenmesi ve eğitimini de bu doğrultuda sürdürmesi gerek diyorum.

Benden söylemesi.

Şiddetsiz günler dileğiyle..         

Sağlıcakla kalın..

 

BEN BİR ÖLÜ KADINIM MEVLANA PARKINDA!. (şiir cinayete kurban giden bir kadın adına yazılmış alıntıdır)

 

”Ben bir ölü kadınım Mevlana parkında

Ne sen bunun farkındasın ne de polis farkında.

Bedenim pelte pelte, içim dışım kan

Ben bir ölü kadınım Mevlana parkında.

Bitkin, yorgun, genç yaşında bir ihtiyar

ne sen bunun farkındasın, ne de polis farkında.

Ben bir ölü kadınım Mevlana Parkında.

dudaklarım suskun, saçlarım tel tel dökülmekte

düşmanım olmuş sevgiliden, köşe bucak kaçarım

kalbim kırık, gözümle gördüğüm alçaklıktan

kimsenin umurunda değil hayatım     

peşimde ölüm nefretle solurken, yapayalnızım

sokak ortasında öldürülmeden yazdım katilimi, adını cebimde taşırım

beklerken geleceği günü, duymayan kulaklara son isyanım, ölümüm.

Ben bir ölü kadınım Mevlana Parkında

Ne sen bunun farkındasın ne de polis farkında.”